Liman işçileri, 30 Ekim’de savaşlara, silah sevkiyatına ve limanların askerîleştirilmesine karşı uluslararası iş bırakma ve protesto eylemleri gerçekleştirdi. İtalya, Yunanistan, Fransa, Türkiye, Fas ve İspanya’nın Bask bölgesindeki sendikaların öncülüğünde başlayan çağrı, kısa sürede farklı kıtalardan 25’ten fazla sendikanın katılımıyla büyüdü.
Reuters’ın aktardığı bilgilere göre eylemler 22 ülkede 113 limana yayıldı. Al Jazeera ise 22 ülke ve bölgede 110’dan fazla limanın ve 25’ten fazla sendikanın katılımını bildirdi. Eylemlerin kapsamı limanlara göre değişirken Fransa, İtalya, Hindistan, Yunanistan ve Türkiye’de 24 saatlik grev çağrıları yapıldı. Fas ve Kıbrıs’ın da aralarında bulunduğu bazı yerlerde ise iki saate kadar iş durdurma eylemleri düzenlendi.
Eylemlerin temel talepleri arasında Filistin halkına yönelik saldırıların ve işgalin sona erdirilmesi, limanların savaş bölgelerine silah, mühimmat ve askerî teçhizat taşımak için kullanılmaması, işçi ücretlerinin artırılması, güvenceli istihdam ve çalışma saatlerinin iyileştirilmesi yer aldı. Sendikalar ayrıca otomasyonun işçi çıkarmalarının ve hak gasplarının aracı hâline getirilmesine karşı çıktı.
İtalya: 24 saatlik liman grevi ve genel grev
Uluslararası eylem çağrısının öncü ülkelerinden İtalya’da liman işçileri 24 saatlik iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. USB ve ORSA Porti sendikalarının çağrısıyla Ancona, Civitavecchia, Cenova, Gioia Tauro, Livorno, Ravenna, Salerno ve Trieste limanları eylem kapsamına alındı.
USB, liman grevinin yanı sıra ülke çapında genel grev çağrısı yaptı. Eylemler liman kentleriyle sınırlı kalmadı; Roma ve Milano başta olmak üzere 40’tan fazla kentte işçiler, öğrenciler ve aktivistler sokaklara çıktı. Roma ve Milano’daki gösterilerde Filistin bayrakları taşındı ve İsrail’e yönelik silah ambargosu çağrıları öne çıktı.
İtalya’daki eylemlerde savaş harcamalarına ayrılan kaynakların halkın ihtiyaçlarına yönlendirilmesi, artan yaşam maliyetleri ve düşük ücretler de gündeme getirildi. USB, silahlanma politikaları ile emekçilerin ücretleri ve yaşam koşulları arasındaki ilişkiye dikkat çekti. İtalya Ulaştırma Bakanlığının grev kayıtlarında da liman sektöründe 30 Ekim için ülke çapında 24 saatlik iş bırakma kararı yer aldı.
Yunanistan: Pire Limanı’nda yaklaşık 3 bin işçi greve katıldı
Yunanistan’da eylemlerin merkezlerinden biri Pire Limanı oldu. ENEDEP’in de aralarında bulunduğu liman işçisi sendikalarının çağrısıyla gerçekleştirilen grevde yük elleçleme faaliyetleri durdu. Reuters’a göre yaklaşık 3 bin liman işçisi ve gemi çalışanı iş bırakma eylemine katıldı.
Pire Limanı’ndaki eylem, ada seferlerini de etkiledi; feribot seferleri durduruldu. Denizcilik sektöründeki sendikalar, ücret artışı, daha güvenli çalışma koşulları ve savaş bölgelerinden geçen gemilerde sağlık personeli bulundurulması taleplerini öne çıkardı.
PENEN, PEMEN ve Stephenson sendikalarının çağrısıyla denizcilik çalışanları Pire, Rafina, Lavrio, Patra, Igoumenitsa, Elefsina ve Rio-Antirrio limanlarında 24 saatlik greve çıktı. Yunanistan Limanları Daimî Çalışanları Federasyonu da 10.00-13.00 saatleri arasında iş durdurma çağrısı yaptı.
Yunan sendikaları, Körfez’de ve Karadeniz’de gemilere yönelik saldırıların deniz emekçilerinin yaşamını doğrudan tehdit ettiğini belirtti. PENEN’in açıklamasında, ekim ayının ilk 21 gününde Körfez’de 28 gemi saldırısı yaşandığı, yıl içinde Karadeniz’de doğrulanan 570 saldırıda 40 deniz emekçisinin yaşamını yitirdiği ve yüzlercesinin yaralandığı ifade edildi. Bu rakamlar sendikanın açıklamasına dayanıyor.
Fransa: Le Havre ve Marsilya’da iş bırakma
Fransa’da CGT Ports et Docks sendikasının çağrısıyla liman işçileri 24 saatlik grev kararı aldı. Eylemin öne çıkan merkezleri arasında Le Havre ve Marsilya bulunuyordu. Dunkerque ve Bordeaux da uluslararası eylem hazırlıklarında adı geçen limanlar arasındaydı.
Fransız sendikalarının çağrısı, limanların savaş bölgelerine silah ve askerî malzeme taşınmasında kullanılmasına karşı çıkıyordu. İşçiler, Filistin’e yönelik saldırılarda kullanılan askerî sevkiyatların sivil limanlar üzerinden gerçekleştirilmesine karşı liman emekçilerinin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.
Fransa’daki grev, ücretlerin yükseltilmesi, iş güvencesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi talepleriyle de birleşti. Eylemin bütün limanlardaki katılım ve operasyonel etkisine ilişkin ayrıntılı veriler henüz açıklanmadı.
İspanya ve Bask bölgesi: LAB sendikası uluslararası çağrının öncülerinden
İspanya’nın Bask bölgesinde LAB sendikası, 30 Ekim uluslararası eylem çağrısını başlatan örgütler arasında yer aldı. Sendikanın katılımıyla limanların askerî sevkiyatlarda kullanılmasına karşı mücadele, Akdeniz ve Avrupa limanları arasındaki ortak eylemin parçası hâline geldi.
Valencia ve Algeciras, uluslararası eylemin etkili olması beklenen önemli liman merkezleri arasında gösterildi. Ancak mevcut haberlerde bu limanların her birinde kaç işçinin iş bıraktığına ve grevin ne ölçüde üretim kaybına yol açtığına ilişkin ayrıntılı veriler bulunmuyor.
Bask bölgesindeki sendikal katılım, Filistin’le dayanışmanın yanı sıra liman işçilerinin çalışma koşullarını ve limanların özelleştirilmesi ile askerîleştirilmesine karşı talepleri de içeriyordu.
Türkiye: Liman-İş uluslararası eylem çağrısına katıldı
Türkiye’de Liman-İş, 30 Ekim uluslararası eylem gününü örgütleyen sendikalar arasında yer aldı. Türkiye’deki liman işçilerinin katılımı, limanların savaş bölgelerine yönelik silah ve askerî teçhizat sevkiyatında kullanılmasına karşı ortak çağrının bir parçasıydı.
Mersin Limanı, uluslararası eylem hazırlıklarında adı geçen önemli merkezlerden biri oldu. Sendikaların çağrısı, limanların askerî lojistik faaliyetlerin parçası hâline getirilmesine karşı çıkarken işçilerin ücret, iş güvencesi ve çalışma koşullarına ilişkin taleplerini de gündeme taşıdı.
Al Jazeera ve uluslararası liman haberlerinde Türkiye, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Hindistan’la birlikte 24 saatlik grev çağrısı yapılan ülkeler arasında sayıldı. Bununla birlikte Türkiye’de liman liman gerçekleşen katılımın sayısı ve grevin operasyonel etkisine ilişkin ayrıntılı veriler kamuoyuna yansımış değil.
Fas: Tanca Limanı’nda kısa süreli iş bırakma çağrısı
Fas’ta ODT sendikası, uluslararası eylem çağrısının öncü örgütleri arasında yer aldı. Tanca Med Limanı, silah sevkiyatlarıyla bağlantısı nedeniyle eylemin önemli merkezlerinden biri olarak gösterildi.
Fas’ta 24 saatlik grev yerine iki saate kadar iş durdurma eylemleri duyuruldu. Tanca’daki eylemin temel gündemini limanların askerî sevkiyatlarda kullanılmasına karşı çıkış ve Filistin halkıyla dayanışma oluşturdu.
No Harbour for Genocide (NHG) adlı araştırma ve kampanya grubu, Tanca Limanı’nı İsrail’e silah sevkiyatlarıyla bağlantılı olduğunu belirttiği limanlar arasında saydı. Bu değerlendirme grubun izleme çalışmalarına dayanıyor.
Kıbrıs: Kısa süreli iş bırakma eylemleri
Kıbrıs da uluslararası eylem ağı içinde yer aldı. Ülkedeki limanlarda iki saate kadar iş bırakma çağrıları yapıldığı bildirildi. Eylemler, limanların savaş ve askerî sevkiyatlar için kullanılmasına karşı uluslararası sendikal dayanışmanın parçası olarak düzenlendi.
Kıbrıs’taki limanların hangilerinde kaç işçinin katıldığı ve iş bırakmanın faaliyetleri ne ölçüde etkilediği konusunda ayrıntılı bilgi bulunmuyor. Bu nedenle eylemin ülke çapındaki kapsamına ilişkin daha kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.
Almanya: Hamburg liman işçileri ver.di üzerinden katıldı
Almanya’da ver.di sendikasının Hamburg limanındaki örgütlü çalışanları uluslararası eyleme destek verdi. Hamburg, Avrupa’nın önemli ticaret ve lojistik merkezlerinden biri olarak eylem hazırlıklarında öne çıktı.
Almanya’daki katılımın biçimi, İtalya ve Yunanistan’daki 24 saatlik grevlerden farklıydı. Uluslararası çağrıya destek açıklanmış olsa da Hamburg’daki iş bırakmanın süresi ve katılımcı sayısına ilişkin ayrıntılı bilgi bulunmuyor.
Hamburg’da çalışan ve daha önce Gazze’den ayrılarak Almanya’ya yerleşen liman işçisi Muhammed el-Attar, Al Jazeera’ya yaptığı açıklamada işçilerin uluslararası ticaret ve silah sevkiyatları üzerindeki etkisine dikkat çekti. El-Attar, ver.di’nin Gazze konusundaki tutumunu ise eleştirdi.
Hindistan: Nhava Sheva Limanı’nda 24 saatlik grev
Hindistan’da Water Transport Workers Federation of India (WTWFI) uluslararası çağrıyı destekleyen örgütler arasında yer aldı. Ülkede Nhava Sheva Limanı, eylemin öne çıkan merkezlerinden biri oldu. Hindistan’da 24 saatlik grev çağrısı yapıldığı bildirildi.
Hindistanlı sendika temsilcileri, İran savaşı nedeniyle yaklaşık 15 Hintli deniz emekçisinin yaşamını yitirdiğini, çok sayıda denizcinin ise deniz yollarındaki engellemeler nedeniyle denizde mahsur kaldığını açıkladı. Bu nedenle eylemlerde yalnızca Filistin’le dayanışma değil, savaşların deniz emekçilerinin yaşamı ve güvenliği üzerindeki sonuçları da gündeme geldi.
ABD: San Francisco ve Oakland limanlarından destek
ABD’de Batı Yakası’ndaki ILWU Local 10 sendikası, San Francisco ve Oakland limanlarındaki işçiler adına uluslararası eyleme destek verdi. Sendikanın katılımı, eylemin Avrupa ve Akdeniz’le sınırlı kalmayarak Kuzey Amerika’ya da yayıldığını gösterdi.
Mevcut haberlerde San Francisco ve Oakland’daki eylemin süresi, katılımcı sayısı ve liman faaliyetlerine etkisi hakkında ayrıntılı bilgi bulunmuyor. Katılım, uluslararası sendikal destek ve ortak eylem çağrısı kapsamında bildirildi.
Meksika: Veracruz liman işçileri de eylem ağına katıldı
Meksika’da Veracruz Limanı’ndaki Unión de Estibadores y Jornaleros sendikası uluslararası eyleme destek veren örgütler arasında yer aldı. Böylece eylem ağı Latin Amerika’ya da uzandı.
Veracruz’daki katılımın hangi biçimde gerçekleştiğine, iş bırakmanın süresine ve liman faaliyetlerine etkisine ilişkin ayrıntılı bilgi henüz bulunmuyor. Ancak sendikanın uluslararası çağrıya katılması, liman işçilerinin savaş karşıtı taleplerinin farklı kıtalarda ortaklaştırıldığını ortaya koydu.
Danimarka, İsveç, İrlanda, Avustralya, Brezilya ve Uruguay’dan destek
Uluslararası eylem çağrısına Kuzey Avrupa’dan da sendikalar destek verdi. Danimarka’da 3F, İrlanda’da SIPTU ve İsveç’teki sendikal çevreler eyleme katılım veya destek bildiren örgütler arasında sayıldı. Avustralya, Brezilya ve Uruguay’daki liman işçileri sendikalarının da uluslararası çağrıya destek verdiği açıklandı.
Bu ülkelerdeki eylemlerin liman bazındaki kapsamı, iş bırakma süreleri ve katılımcı sayıları konusunda ayrıntılı bilgiler yayımlanmadı. Bu nedenle söz konusu ülkeler için doğrulanabilen bilgi, sendikaların uluslararası dayanışma çağrısına destek verdiğiyle sınırlı.
“Limanlar savaşın değil, halkların ihtiyaçları için kullanılmalı”
30 Ekim eyleminin örgütleyici sendikaları, Mayıs 2026’da İstanbul’da gerçekleştirilen Akdeniz ve Avrupa Liman İşçileri Sendikalarının Üçüncü Uluslararası Toplantısı’nda kabul edilen İstanbul Deklarasyonu’na dayanarak ortak mücadele çağrısı yaptı.
CGT Ports et Docks (Fransa), ENEDEP (Yunanistan), LAB (Bask bölgesi), Liman-İş (Türkiye), ODT (Fas), USB ve ORSA Porti (İtalya) tarafından desteklenen deklarasyon, Filistin halkına yönelik saldırıların sona erdirilmesini ve 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin tanınmasını talep ediyor.
Deklarasyonda limanların savaş bölgelerine gönderilecek silah, mühimmat, askerî teçhizat ve askerlerin taşınmasında kullanılmaması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca NATO, ABD ve Avrupa Birliği’nin liman altyapılarını askerî amaçlarla kullanmasına karşı çıkılıyor.
Sendikalar, kamu kaynaklarının silahlanmaya değil toplumsal ihtiyaçlara ayrılmasını, toplu sözleşmelerle gerçek ücret artışlarının güvence altına alınmasını, çalışma saatlerinin azaltılmasını ve emeklilik haklarının iyileştirilmesini istiyor. Otomasyon ve yapay zekâ uygulamalarının işçileri işsiz bırakmak ve çalışma haklarını geriletmek için kullanılmasına da karşı çıkıyor.
İşçi sınıfının uluslararası dayanışması büyüyor
30 Ekim eylemleri, liman işçilerinin yalnızca kendi ücret ve çalışma koşulları için değil, uluslararası savaş politikalarına ve silah ticaretine karşı da ortak tutum alabileceğini gösterdi. Limanlar, küresel ticaretin ve askerî lojistiğin önemli geçiş noktaları. Bu nedenle liman işçilerinin iş bırakması, silah sevkiyatlarının ve savaş ekonomisinin işleyişine karşı doğrudan bir emekçi müdahalesi anlamı taşıyor.
No Harbour for Genocide, Ağustos 2025-Eylül 2026 döneminde İsrail’in silah üreticisi Elbit Systems için kullanılan parçaların 29 ülkedeki 56 ticari limandan geçtiği 315 sevkiyatı izlediğini açıkladı. Grup, bu 56 limanın da 30 Ekim eylemine katılmasının beklendiğini bildirdi. Söz konusu sevkiyat verileri grubun araştırmasına dayanıyor; bağımsız biçimde doğrulanmış kesin bir toplam olarak değerlendirilmemeli.
Eylemlerin ekonomik etkisine ilişkin tahminler de farklı kaynaklarda yer aldı. No Harbour for Genocide, yaklaşık 52 bin konteynerin ve 2,8 milyar dolar değerindeki yükün bekleyebileceğini öne sürdü. Reuters bu tahmini bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtti. Limanlardaki grevlerin etkisi de ülkelere ve iş bırakma sürelerine göre değişti.
İtalya’dan Yunanistan’a, Fransa’dan Türkiye’ye ve Fas’tan Hindistan’a uzanan eylemler, Filistin halkıyla dayanışmayı işçi sınıfının uluslararası mücadelesinin gündemine taşıdı. Öğrencilerin, farklı sektörlerden emekçilerin ve dayanışma hareketlerinin de katıldığı gösterilerde ortak mesaj öne çıktı: Limanlar savaşın ve silah ticaretinin değil, halkların ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılmalı.


































