• Yazı Sayısı 26
  • Yorum Sayısı 0
  • Puanı 0

Temel DEMİRER Yazıları

Ekim Devrimi: Geçmiş Değil, Geleceğin Bugünü

“yumuşak ve derin sesiyle Lenin: ‘dün erkendi, yarın geç zaman tamam bugün,’ dedi. yağlı çarklılarla yağlı işçiler: ‘bugün!’ dedi.”[1]   Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın, “Yeryüzünde en çok tartışılan bir sözcük varsa, o da sosyalizmdir,” vurgusuyla eklediği, “Tarihin yörüngesi, en ufak ikircikliğe yer bırakmayacak ölçüde işçi sınıfı’nın yörüngesine girmiştir,” saptamasına “itiraz eden”...

Devamını Oku

Tarihin Sıkıştığı Andayız, Özgürlük ve Emek Cepheleri Birleşmeli [1]

“Eğer uçlarda yaşamıyorsan, çok fazla yer kaplıyorsun demektir.”(2) Erken seçim tartışmaları ve muhalefetin son süreçteki tutumunu Marksist yazar Temel Demirer değerlendirdi. “Dünya ve bölgemiz tarihin sıkıştığı bir kesitten geçiyor” diyen Demirer, büyük değişim ve dönüşümlerin ise tarihin sıkıştığı noktalarda ortaya çıktığının altını çizdi. Demirer, “Ne Türkiye’de ne Kürdistan’da ne de...

Devamını Oku

Haklarımız için Devlete Karşı Özgürlük Mücadelesi[*]

“İnsan hakkı olarak özgürlük, insanın insana bağlılığına değil, tersine insanın insandan ayrılışına dayanır.”[1] “Kolluğun Kötü Muamelesi, Ayrımcılığa, Cinsiyet Eşitsizliğine, Yaşama Hakkı ve Temel İnsan Hakları İhlâlleri”, vb’leri meselesine dair ilk saptamam: Özgür ol(a)mayanların, hiçbir hakkı ol(a)madığı; yani haklarına sahip çıkabilmenin bir özgürlük eylemi olduğu/ olması gerektiği yönündedir. Çünkü, “İnsanın temel...

Devamını Oku

Futbol Felaketi[*]

“Futbol, tanrıya ne yönüyle benzer? Hemen söyleyeyim: Birçok insanın ona inanmasıyla ve entelektüellerin ona kuşkuyla yaklaşmasıyla.”[1]   “Futbol: Güzel Oyun,”[2] derler; inanmayın![3] “Futbolu Seviyoruz, Metalaşmayı Sevmiyoruz,”[4] maruzatlarına itibar etmeyin! “Futbolun ne kadar kirli bir iş dünyası olduğunu bilmeme karşın gene de bağımlısıyım,”[5] diyen bölünmüşlüklere aldırmayın! “Futbol olmasa, dünya çok daha...

Devamını Oku

Bugünde 68/71’i Anlamak[1]

“Her şey bir günde değişebilir.”[2]   “İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar, ama kendi keyiflerine göre değil; kendi seçtikleri koşullar içinde değil, doğrudan karşı karşıya kaldıkları, belirlenmiş olan ve geçmişten gelen koşullar içinde yaparlar. Bütün ölmüş kuşakların geleneği, büyük bir ağırlıkla, yaşayanların beyinleri üzerine kâbus gibi çöker,”[3] diyen Karl Marx geç(me)mişin...

Devamını Oku

1830’dan 1871’e – Avrupa’da – Sınıf Savaşları[1]

“Her toplumun günümüze kadarki tarihi, sınıf mücadelelerinin tarihidir.”[2]   Toplumsal sınıflar var oldukça tarihin akışına yön veren, verecek olan sınıf mücadelesi sömürenle sömürülen arasındaki amansız savaştır.[3] Karl Marx’ın, ‘Kapital’de net biçimde ortaya koyduğu sınıf mücadelesi bir sınıf diğeri tarafından sömürüldüğü müddetçe gerçekleşen bir şeydir. Yani kişiler bilinçli bir biçimde bir...

Devamını Oku

Nefretin, Ayrımın Boy Hedefi: Ötekileştirilen Alevî(ler)

“Yaşamak görevdir bu yangın yerinde Yaşamak, insan kalarak.”[2]   Sürdürülemez kapitalizmin III. Büyük Buhranı ile cebelleşen yerkürede; Zygmunt Bauman’un, “Devletler otoriterleşirken, kişiler militerleşmektedir,” biçiminde tarif ettiği çılgınlık kesitinden geçiyoruz. Söz konusu durumu, “Kriz özellikle eskinin ölmesi ve yeninin doğamaması olgusundan kaynaklanır; ara dönemde ise çeşitli hastalıklı belirtiler ortaya çıkar,” diye...

Devamını Oku

İktisadî Çöküş, Beşerî Çözülme

“Çöküntü de bir çözümdür.”[1]   Müthiş bir alt üst oluşla yüz yüzeyiz. Hem yerel, hem de evrensel bir soru(n) bu. İsteyen istediği gibi adlandırabilir; ancak nasıl sunulursa sunulsun; sürdürülemez kapitalizmin içinde debelendiği III. Büyük Bunalımı’dır yaşanan… “Yaşanan” dedim; o, “küreselleşme” söylencelerinin karaya oturduğu koordinatlarda müthiş gerileme, köklü çöküş ve devasa...

Devamını Oku

Azınlık(ların) Acıları

“Tek kişilik bir azınlık bile olsan gerçek hâlâ gerçektir.”[1]   Franz Fanon sömürge halklar için “Yeryüzünün Lanetlileri” deyimini kullanır. Bu saptama azınlıklar için de geçerlidir.[2] Çünkü azınlıklar, tüm ezilenlerin en alt kesimini oluştururlar. Onlar, her yerde yabancıdır, istenmeyendir, sığıntıdır ve sömürülenler tarafından da aşağılanır, hor görülürler. Yani kelimenin tam anlamıyla...

Devamını Oku

Anın Yazarı: Adalet Ağaoğlu

“Kişi, sorabilmek için okumalıdır.”[1]   Önceleri, “Allah’a inanmıyorum, cenaze istemem. Beni yakın, küllerim savrulsun,” diyen Adalet Ağaoğlu, “Yaşamaktan çok sıkılmıştı, uzun yaşamı boyunca çektiklerinden, gördüklerinden de son röportajında ‘Keşke dünyanın bu hâlini görmeseydim,’ diyecek kadar”…[2] Tedavi gördüğü hastanede, çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybetti. Cenazesi, vasiyeti üzerine Boğaziçi Üniversitesi’nden uğurlanıp, 15...

Devamını Oku

Kardeşim(iz)in ‘Dava’sı (Mı?)!

 “Ne gördüğüm gerçeği gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım.”[1] Hrant Dink’in sırtından vurularak katliyle; Ermeni Soykırımı’nın, bir buçuk milyon insanı bulmuş kurban sayısına, 19 Ocak 2007 günü dünyanın gözleri önünde, bir kişiyi daha ekledi! Takvimler  insan(lık)ın vicdanını sızlatan, kanatan sayısız kitlesel katliama tanıktır. Hrant’ın katli, bu kanlı...

Devamını Oku

İşçi Sınıfı Deyince[1]

“İnsan kalmanın tek yolu, bu insanlık dışı sisteme karşı savaşmaktır.”[2] Kapitalist sömürüden ve/veya kapitalizmin ücretli kölelik cehenneminden söz etmeden işçi sınıfına dair bir şeyler söylemek imkânsızdır. Çünkü kapitalist üretim tarzı, üreticilerin üretim araçlarının sahipliğinden yoksun kalıp işçileşmelerine ve o nedenle sermayenin emri altına girerek kendilerine yabancılaşan emek ürünleri üretmelerine dayanırken;...

Devamını Oku
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!