İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  • Yazı Sayısı 24
  • Yorum Sayısı 0
  • Puanı 0

Sibel Özbudun Yazıları

Ekim Devriminin 104. Yılında Sınıf ve İktidarı Yeniden Düşünmek

“Düşünce kendini düşünmeyi unuturken aynı zamanda kendi bekçisi hâline de gelmiştir.”[1]   Bundan dört yıl önceydi. Ekim Devrimi’nin 100. yılı. Kaldıraç dergisi Ankara’da bir sempozyum düzenlemişti: “100. yılında Ekim Devrimi’nin Yolunda.” Bu sempozyuma “Yeni Toplumsal Hareketler Ne Kadar ‘Yeni’?” başlıklı bir bildiriyle katılmıştım.[2] Bildirimde “yeni” sol (radikal demokrat, post-marksist…) kuramcıların...

Devamını Oku

Üniversiteler: Hâl Budur!

“Bizi görmemek üzere eğitiyorlar. Eğitim eğitimsizleştiriyor.”2 Bugün, YÖK’ün kuruluşunun “bilmem kaçıncı” kuruluş yıldönümünü eda ediyoruz. “Bilmem kaçıncı” deyişini kasten kullanıyorum. Çünkü bence artık YÖK’ün herhangi bir önemi, ağırlığı, kuruluş yıldönümünü ciddiye alıp da tartışma konusu yapacak bir anlamı kalmadı. Tam da yıllar önce, Hacettepe Üniversitesi Beytepe kampüsünde, yine bir kuruluş...

Devamını Oku

Unutmamalı… Kanıksamamalı![*]

“Haklarımı aramaktayım. Onları gören oldu mu?”[1] Yaşar Alperen Savaş (17)… Felek Batur (7)… Raşid Oso (8)… Hakan Sarak (5)... Mahmut Buluk (16)… Zeliha Cuma (7)… Helin Şen (12)… Serhat Savaş (15)… Enes Ata (8)… Bu isimleri olasıdır hiç duymadınız. Ya da belki duydunuz/okudunuz, sonra da unuttunuz. Oysa unutmamak gerek… Bunlar...

Devamını Oku

Hatıra Değil, Hafızadır Çeliğe Su Veren(ler)

“Büyük aşklar yolculuklarla başlar Ve serüvenciler düşer bu yollara ancak Onlar ki dünyanın son umudu Soyları tükenen birer çılgındırlar Ne bir adresleri vardı onların yeryüzünde Ne de aşktan başka bir sığınakları Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında Ölümle alay ederler sanki Derler ki, Son büyük serüvenci yaralıdır hâlâ”[1]   İbrahim...

Devamını Oku

Kapitalizmin ‘Son’ Ürünü: Ekolojik Yıkım

  “Düşünülemez olanın düşünülür hâle geldiği ve imkânsız olanın gerçekleştiği zamandı.”[1]   Devasa boyutlu küresel bir ekolojik yıkım ile yüz yüzeyiz… ‘Uluslararası Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Bilim-Politika Platformu’nun (IPBES) raporuna göre, “Doğanın büyük bir kısmı zaten kayboldu, kalanı ise gerilemekte… Karasal çevrenin yüzde 75’i, deniz çevresinin yüzde 40’ı ve akarsuların...

Devamını Oku

Kadınlar Artık Ön Safta[1]

“Korkularına boyun eğen özgürlüğüne sırt çevirir!”[2]   Geçen gün sosyal medya hesabımda iki fotoğraf paylaştım. Biri 1968’den: polisle karşı karşıya gelen öğrenciler. Genellikle “Cesaret” hashtag’i ile paylaşılıyor. Fotoğrafta ön saflarda 68’in devrimci gençleri seçilebiliyor. Ellerinde coplarla dikilen polislere saldırmamak için kendilerini ve birbirlerini güç engelliyor görüntüsündeler. Günümüzün devrimci gençleri fotoğraftaki...

Devamını Oku

Zindanlardan Haykırsan Şiirsel Estetik

“Şiirin duyarlıklarından soylu tatlar alabilen insan, gerçek bir şairdir.”[1]   Berrin Taş, “Düş gücü dünyanın seslerini dört duvar arasında çoğaltıyor,” diye betimliyor Onun şiirini… “O da kim” mi? Adı Adnan Öztel; çok uzun süredir - yıllardır diyelim!-; Tekirdağ 1. Nolu F Tipi Hapishane’sinde (C-96) “Estetik”e[2] kafa yoranlardan… İki yeni şiir...

Devamını Oku

Arzu Çerkezoğlu’na Açık Mektup*

“Başkalarını özgürleştirebilmek için, önce kendimizi özgürleştirmeliyiz.”[1]   Sizinle pek karşılaşmadık. Yüzyüze görüşmüşlüğümüz olmadı, belleğim beni yanıltmıyorsa… Belleğimde size ilişkin en net anı, bundan birkaç yıl öncesine ait. Bir 1 Mayıs arefesi. Taksim yine yasaklı. Meydana ulaşabilmek, ya da en azından zorlayabilmek için bir önceki gece Beşiktaş’ta bir otelde kalmıştık. Siz...

Devamını Oku

1 Mayıs 2021 Güzergâhında

“Her şeyi tersine çevirmenin kaçınılmazlığı dayatıyor bu körleşmiş sularda bitmeli bu bekleyiş, bu suskunluk bitmeli, bitmeli bu karanlığın ıslıkları artık...”[1] 1 Mayıs 2021’in eşiğindeyiz… “İşlerin iyi gitmediği”nden söz etmenin faydası yok; mesele, gidişatı tersyüz etmek için neler yapacağımızda ya da yapmamız gerektiğinde… Şimdi umut etme, umudu yaratma zamanıdır; asla umutsuzluğu...

Devamını Oku

Felaket Eşiği Mi? Ötesi Mi?

“Artık anlaşılacak hiçbir şey kalmadığında, her şey anlaşılır.”[1]   Elealı Zenon’un, “Yaşamın amacı doğa ile uzlaşı içinde yaşamaktır”; Fyodor Dostoyevski’nin, “Doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur,” uyarılarının es geçilmesiyledir ki, Hubert Reeves’in, “Doğa ile savaş hâlindeyiz. Eğer kazanırsak, kaybedeceğiz,” diye betimlediği ufka eriştik… Burası Thomas...

Devamını Oku

Kent(in) ve Kanal(ın) Soru(n)ları

“Şehir bir söylemdir; bu söylem de gerçekten bir dildir.”[2] “Bizi gömen ya da süren toprak zehirleniyor. Hava yok, havasızlık var. Yağmur yok, asit yağmuru var. Parklar yok, park yerleri var. Eşler yok, ortaklar var. Uluslar yerine, şirketler var. Yurttaşlar yerine, tüketiciler var. Şehirler yerine, yığılmalar var. Bireyler yok, dinleyiciler var....

Devamını Oku

Bilim, Sosyal Bilimler, Sosyalizm Üzerine Sorular, Yanıtlar

“Şu düşündürücü çağımızda, daha da düşündürücü olan bizim hâlen düşünmüyor olmamızdır.”[2] 21.yy ve 20.yy karşılaştırıldığında dünya da bilimsel çalışmalar hangi düzeyde? Bir ilerleme çizgisi mi izlemekte yoksa geçmişe göre bir yavaşlama ya da gerileme mi söz konusu? Eğer bu soruda kastınız doğa bilimleriyse, bende bu sorunun cevabı yok. Dünyada bilimsel...

Devamını Oku
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!