ANKARA – Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), Türkiye hapishanelerinde tutulan kız çocuklarına ilişkin verilerini 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla kamuoyuyla paylaştı. Derneğin 1 Ekim 2026 tarihli verilerine göre, hapishanelerde 12-18 yaş arasında 266 kız çocuğu bulunuyor. Bu çocukların 185’i tutuklu, 81’i ise hükümlü statüsünde. Kız çocukları, toplam hapishane nüfusunun yüzde 0,06’sını oluşturuyor.
CİSST, çocukların tutulduğu kurumların yetişkinlere göre tasarlanmış olmasına ve kız çocuklarının özgün ihtiyaçlarının yeterince gözetilmemesine dikkat çekiyor. YENİ Parti Osmaniye Milletvekili Asu Kaya da çocukların yaşam koşullarını, haklara erişimini ve özgürlüklerinden yoksun bırakılma sürelerini Meclis gündemine taşıdı.
185 kız çocuğunun tutukluluk süresi ne kadar?
Kaya, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, tutuklu bulunan 185 kız çocuğundan kaçının altı ayı, bir yılı ve iki yılı aşkın süredir hapishanede tutulduğunun açıklanmasını istedi.
Çocukların özgürlüklerinden yoksun bırakılmasının son çare olması gerektiğine dikkat çeken Kaya, tutuklama kararları verilirken özgürlüğü kısıtlamayan alternatif tedbirlerin değerlendirilip değerlendirilmediğini de sordu. Adli kontrol ve diğer alternatif tedbirlerin hangi ölçüde uygulandığına ilişkin bilgi talep etti.
Soru önergesi, çocukların adli süreçlerde ne kadar süreyle özgürlüklerinden mahrum bırakıldıkları ve daha az kısıtlayıcı tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığı konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekliliğini gündeme getiriyor.
Kız çocukları yetişkin hapishanelerinin koğuşlarında tutuluyor
CİSST’in dikkat çektiği temel sorunlardan biri, kapalı hapishanelerdeki kız çocuklarının kadın hapishanelerinin çocuk koğuşlarında tutulması. Derneğe göre, kurumların yetişkinlerin ihtiyaçlarına göre tasarlanması ve idari personelin çocuk hakları konusunda yeterli bilgi ve özene sahip olmaması, kız çocuklarının risklerinin ve ihtiyaçlarının gözetilmesini zorlaştırıyor.
Kız çocuklarının sayıca az olması da ihtiyaçlarına uygun ayrı kurumların oluşturulması ve hizmetlerin düzenlenmesi bakımından sorunlara yol açıyor. CİSST, kız çocukları için Türkiye genelinde yalnızca bir bağımsız çocuk eğitimevi bulunduğunu belirtiyor. Farklı kentlerden bu kuruma gönderilen çocuklar, ailelerinden ve yaşadıkları çevreden uzak kalabiliyor; bu durum aileleriyle iletişim ve sosyal bağlarını sürdürmelerini güçleştirebiliyor.
Eğitim, sağlık ve aileyle görüşme hakları gündemde
Asu Kaya’nın soru önergesinde, hapishanelerdeki kız çocuklarının eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi, güvenlik koşulları ve aileleriyle görüşme hakları da yer aldı.
Kaya, çocukların yaşlarına ve gelişimsel ihtiyaçlarına uygun koşullarda tutulup tutulmadığına ilişkin bilgi istedi. Tahliye edilen çocukların toplumsal yaşama yeniden katılımı için hangi desteklerin sağlandığının açıklanmasını da talep etti. Eğitim, barınma, sağlık ve psikososyal destek hizmetlerinde kamu kurumları arasında nasıl bir işbirliği yürütüldüğünü sordu.
CİSST ayrıca hapishanelerde hamile ya da çocuk sahibi kız çocuklarının da bulunduğunu, bu çocukların risk ve ihtiyaçlarını belirlemeye yönelik bütünlüklü sosyal inceleme ve koruma mekanizmalarının sistematik biçimde işletilmediğini belirtiyor. Dernek, çocukların yalnızca cezalandırıcı bir yaklaşımla ele alınmaması gerektiğini vurguluyor.
Tahliye sonrası destek ve şeffaflık talebi
Kaya, tahliye edilen kız çocuklarının yeniden toplumsal yaşama katılabilmesi için yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi istedi. Son beş yılda tahliye edilen çocuklardan kaçına bireysel takip ve destek hizmeti sunulduğunun açıklanmasını talep etti.
Çocukların yaş, tutukluluk süresi, eğitim, sağlık, güvenlik ve rehabilitasyon durumlarına ilişkin verilerin düzenli biçimde yayımlanması da önergedeki başlıklar arasında yer aldı. Çocukların kişisel verileri ve güvenlikleri korunarak kamuoyunun bu konularda bilgilendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Hapishanelerdeki kız çocuklarının koşullarına ilişkin tartışma, çocukların haklarının özgürlüklerinden yoksun bırakıldıkları dönemde de korunması ve tahliye sonrasında desteklenmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. CİSST’in verileri ile Meclis’e taşınan sorular, çocukların ihtiyaçlarına uygun koşulların sağlanması ve haklara erişimlerinin güvence altına alınması konusundaki eksikliklerin açıklığa kavuşturulmasını gündeme getiriyor.


































