DİYARBAKIR/AMED – Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, 1 Ocak-30 Haziran 2026 döneminde kamuoyuna yansıyan çocuk hakları ihlallerini raporlaştırdı. Rapora göre altı ayda toplam 568 çocuk hak ihlali ve mağduriyet vakası kayda geçti. Bu vakaların 344’ünü çocuk ölümleri, 224’ünü ise ağır yaralanma, şiddet ve cinsel istismar olayları oluşturdu.
Raporda, yaşamını yitiren 344 çocuğun 326’sının önlenebilir nedenlerle hayatını kaybettiği, 18 çocuğun ölümünün ise şüpheli olarak kayıtlara geçtiği belirtildi. Veriler, çocukların yaşam ve güvenlik haklarının korunmasında denetim, önleme ve erken müdahale mekanizmalarının önemini ortaya koydu.
Çocuk ölümlerinde trafik kazaları ve iş cinayetleri öne çıktı
Raporda yer alan dağılıma göre, ilk altı ayda 83 çocuk trafik kazalarında, 49 çocuk gölet, nehir, deniz ve sulama kanalları gibi açık alanlardaki boğulma vakalarında, 35 çocuk ise iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Şiddet ve cinayet vakalarında 28, sağlık hizmeti sırasında yaşanan olaylarda 24, eğitim hizmetleri sırasında meydana gelen olaylarda ise 21 çocuğun öldüğü kaydedildi. Ayrıca 29 çocuk ölümü intihar başlığı altında rapora yansıdı.
İş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuklar, çocuk işçiliği ve çalışma koşullarına ilişkin denetim sorunlarını yeniden gündeme getirdi. Raporda, çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılmasının önüne geçilmesi, sanayi ve inşaat alanlarında bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması yönünde öneriler sıralandı.
Trafik kazaları ve açık alanlardaki boğulma vakaları ise çocukların güvenli çevrelerde yaşamasını sağlayacak önlemlerin önemini ortaya koydu. Raporda sulama kanalları, göletler ve dere yatakları gibi riskli alanlarda koruyucu düzenlemeler yapılması önerildi.
Çocukları korumak için önleyici politikalar çağrısı
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, raporunda çocuk hakları ihlallerinin yalnızca olayların ardından başlatılan adli süreçlerle ele alınamayacağına dikkat çekti. Çocukların yaşam, sağlık, eğitim ve güvenlik haklarının korunabilmesi için risklerin önceden belirlenmesi ve kamu kurumlarının koordineli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Raporda; okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması, bireysel silahlanmayla mücadele edilmesi, çocuk işçiliğine karşı denetimlerin güçlendirilmesi ve mevsimlik tarım işçisi çocukların güvenli ulaşım ile barınma koşullarına kavuşturulması yönünde öneriler yer aldı. Sınav dönemlerinde çocukların karşılaştığı baskılar bakımından rehberlik ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi de öneriler arasında sıralandı.
Şüpheli çocuk ölümlerinin tüm yönleriyle araştırılması ve olası ihmal ya da istismar iddialarının derinlemesine soruşturulması gerektiğini belirten Merkez, çocuk odaklı, hak temelli ve bağlayıcı bir koruma politikasının hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.
Rapordaki veriler, 2026’nın ilk altı ayında kamuoyuna yansıyan vakaları kapsıyor; Türkiye’de yaşanan tüm çocuk hakları ihlallerinin eksiksiz sayımı olarak değerlendirilmemeli.
































