PARİS – Fransa’da solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) hareketinin lideri Jean-Luc Mélenchon, ülkede seçimlere müdahale tartışmaları sürerken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yakın çevreleri hedef aldı. Mélenchon, mart ayında yapılan belediye seçimlerinde Paris, Marsilya, Toulouse ve Roubaix’deki siyasi süreçlere İsrail bağlantılı aktörlerin müdahale etmiş olabileceğini öne sürdü.
Tartışmaların merkezinde, Fransa’daki solcu adayları hedef alan dezenformasyon kampanyası ve İsrailli BlackCore şirketinin olası rolü bulunuyor. Fransız makamları, özellikle Marsilya’da Sébastien Delogu, Toulouse’da François Piquemal ve Roubaix’de David Guiraud’a yönelik sahte internet siteleri, sosyal medya hesapları ve karalayıcı dijital içeriklerle yürütülen kampanyayı soruşturuyor.
Fransa’nın dezenformasyonla mücadele kurumu Viginum’un haziran ayında açıkladığı değerlendirmede, İsrail’de bulunduğu belirtilen BlackCore adlı yapının kampanyanın teknik yürütücülerinden biri olmuş olabileceği ifade edildi. Ancak şirketin yasal varlığı ve operasyonu kimin finanse ettiği konusunda belirsizlikler sürüyor. Fransız makamları, yabancı bir devletin müdahalesi olup olmadığını da araştırıyor.
Solcu adaylar hedef alındı
Söz konusu kampanyada, Filistin’e destek veren LFI adaylarını itibarsızlaştırmayı amaçlayan yanıltıcı içeriklerin dolaşıma sokulduğu bildirildi. Fransız makamları, sahte hesaplar ve internet siteleri üzerinden yürütülen faaliyetlerin seçmenlerin bilgi edinme sürecini etkileyebileceği değerlendirmesinde bulundu.
Paris Savcılığı, olası yabancı müdahale ve seçim sürecini yanıltıcı yöntemlerle etkileme iddiaları üzerine soruşturma başlattı.
Mélenchon ise hükümetin ve ilgili kurumların olayı ele alış biçimini eleştirerek, seçim güvenliğine yönelik tehditlerin yalnızca aşırı sol üzerinden tartışılmasına karşı çıktı. Ona göre, İsrail bağlantılı olduğu öne sürülen dijital müdahale faaliyetleri de aynı ciddiyetle soruşturulmalı.
Fransa’daki tartışma, seçim dönemlerinde dijital dezenformasyonun ve yabancı aktörlerin olası müdahalelerinin demokratik süreçler üzerindeki etkisini yeniden gündeme getirdi.
































