İSTANBUL – Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukat Yunusemre Işık’a, Marmara (Silivri) 2 No’lu Hapishanesi’nde kaldığı hücredeki kamerayı kapattığı gerekçesiyle altı ay görüş yasağı uygulandı. Işık, 2026 NATO Zirvesi öncesinde yürütülen operasyonlar kapsamında tutuklanmış ve 8 Temmuz’dan bu yana cezaevinde tutuluyor.
Hapishane idaresinin verdiği karar, tutukluların yakınlarıyla görüşme hakkı ve hücrelerde kesintisiz gözetim uygulaması üzerinden yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Hücrelerde 7 gün 24 saat gözetim
Marmara 2 No’lu Hapishanesi’nde mahpusların kaldığı hücreler kameralarla 24 saat izleniyor. Işık’a verilen görüş yasağının gerekçesi de bu kameraları kapattığı iddiası olarak açıklandı.
Altı aylık yaptırım, mahpusun yakınlarıyla iletişimini sınırlarken cezaevlerinde gözetim uygulamalarının sınırlarını ve disiplin cezalarının haklar üzerindeki etkisini gündeme getiriyor.
NATO Zirvesi öncesi operasyonlarda tutuklanmıştı
Işık, Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde yürütülen operasyonlarda gözaltına alınan ve tutuklanan avukatlar arasında bulunuyordu. ÇHD İstanbul Şubesi Başkanı avukat Ezgi Önalan ile Işık’ın tutuklanması, hukuk örgütlerinin tepkisine neden olmuştu.
Hukuk örgütleri, tutuklu avukatlara yöneltilen sorularda müvekkil görüşmelerinin, vekâlet ücretlerinin ve mesleki faaliyetlerin gündeme getirilmesini eleştirmiş; avukatlık faaliyetlerinin suçlama konusu yapılmasının savunma hakkını zedelediğini belirtmişti.
Görüş hakkına yönelik engeller de gündemde
ÇHD İstanbul Şubesi, NATO Zirvesi öncesinde tutuklanan kişiler açısından yalnızca resmî disiplin cezalarının değil, ziyaretçi başvurularının sonuçlandırılmaması yoluyla ortaya çıkan fiilî görüş engellerinin de yaşandığını bildirdi. Dernek, aile ve yakınların ziyaretçi olarak bildirilmesine rağmen onay süreçlerinin uzatıldığını aktardı.
Yunusemre Işık’a verilen altı aylık görüş yasağı, bu açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde tutukluların yakınlarıyla iletişim kurabilmesi ve cezaevi idaresinin disiplin yetkisini nasıl kullandığı sorularını öne çıkarıyor.
Savunma hakkı, mahpusların insan onuruna uygun koşullarda tutulması ve yakınlarıyla iletişim kurabilmesi, insan haklarının temel unsurları arasında yer alıyor. Işık’a verilen kararın gerekçesi ve uygulanma biçimi kadar, karara karşı başvuru yollarının ve cezaevindeki gözetim koşullarının da açıklığa kavuşturulması gerekiyor.









