İZMİR – İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde faaliyet gösteren Temel Conta fabrikasında Petrol-İş Sendikası üyesi işçilerin sendikal hakları ve toplu sözleşme talepleriyle başlattığı grevde önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Grev sürecinde işverenin grev kırıcılığı yaptığına ilişkin mahkeme kararı Yargıtay tarafından onandı.
İşverenin grev sürecindeki uygulamalarına karşı açılan davada, İzmir 4. İş Mahkemesi 3 Mart 2026’da işverenin grev kırıcılığı kapsamında değerlendirilen uygulamalarda bulunduğunun tespitine karar vermişti. İşçilerin açtığı davada verilen karar, istinaf aşamasının ardından temyiz incelemesine taşınmıştı. Yargıtay’ın onama kararıyla grev kırıcılığına ilişkin tespit yargı aşamasında da doğrulanmış oldu.
Sinem Kaya: Geç gelen bir karar
Yargıtay kararını değerlendiren Temel Conta işçisi Sinem Kaya, kararın geç geldiğini belirterek başka işyerlerinde yaşanacak benzer uyuşmazlıklarda emsal olarak kullanılmasını istedi.
Kaya, “Geç gelen bir karar. En azından başka örneklerde bu kararlar emsal olarak kullanılsın” dedi.
Grev kırıcılığı mahkeme kararıyla da tespit edilmişti
Temel Conta işçilerinin grevi boyunca işverenin sendikal hakları tanımadığı ve grevi etkisizleştirmeye yönelik uygulamalarda bulunduğu işçiler tarafından defalarca dile getirilmişti. Grev çadırına kamera takılması, işçilerin gözetlenmesi ve grev alanındaki faaliyetlerinin şikâyet konusu yapılması da işçilerin kamuoyuna aktardığı uygulamalar arasındaydı.
İşçiler, grev sürecinde kolluk kuvvetlerinin müdahaleleri ve hak arayan işçilere yönelik baskılarla da karşı karşıya kaldıklarını açıklamıştı. Petrol-İş Sendikası, işverenin grev kırıcılığı yaptığı gerekçesiyle yargı yoluna başvurmuş; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yapılan başvuruların ardından uygulanan idari para cezalarının grev kırıcılığını durdurmaya yetmediğini belirtmişti.
Yargıtay’ın onama kararı, grev sürecinde işverenin uygulamalarına karşı yürütülen hukuki mücadelede önemli bir aşama oldu. İşçiler açısından kararın anlamı yalnızca kendi davalarının sonucu değil; grev hakkının ve sendikal örgütlenmenin engellendiği diğer işyerlerinde de hukuki dayanak oluşturabilme ihtimali.



































