Mesleki Ortaokullar Yaygınlaştırılıyor: Çocukların Eğitimi 10 Yaşından İtibaren Sermayenin İhtiyaçlarına Göre Şekillendirilecek

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda mesleki ortaokulların yaygınlaştırılması ve özel sektörün mesleki eğitimdeki karar alma süreçlerine katılımının artırılması hedefleniyor. Böylece çocukların eğitim yaşamı daha 10 yaşından itibaren sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendirilecek. Müfredat, ders seçimi ve okul planlamasında patron örgütlerinin etkisinin artırılması, eğitimin kamusal ve bilimsel niteliği açısından tartışmaları beraberinde getiriyor.

featured

ANKARA – Mesleki eğitim adı altında çocukların eğitim süreci giderek daha erken yaşlarda işgücü piyasasının ihtiyaçlarına göre düzenleniyor. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla çocukların okul sıralarından koparılarak işletmelerde çalıştırılmasına yönelik eleştiriler sürerken, mesleki eğitim yaşının daha da düşürülmesini sağlayacak yeni adımlar gündemde.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda mesleki ve teknik Anadolu liseleri bünyesindeki mesleki ortaokulların sayısının artırılması hedefleniyor. Programda ayrıca özel sektörün mesleki eğitimde ders seçimi dahil karar alma süreçlerine katılması, sektör içi ve sektöre entegre okulların yaygınlaştırılması öngörülüyor.

Bu düzenlemelerle çocukların eğitim süreçlerinin daha erken yaşlardan itibaren işverenlerin ve sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilmesinin önü açılıyor.

Mesleki ortaokul sayısı 41’e yükseldi

MEB, 2024 yılında 28 ilde 34 mesleki ortaokulu pilot uygulama kapsamında açmıştı. 2026 yılında bu okullara yedi yeni okul daha eklendi. Böylece mesleki ortaokulların sayısı 41’e ulaştı.

2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda bu okulların yaygınlaştırılması hedefleniyor. Mesleki ortaokullar aracılığıyla çocuklar, ortaokul çağından itibaren mesleki eğitim programlarına yönlendirilecek.

Eğitim programlarının sektör talepleri doğrultusunda düzenlenmesi de planın önemli başlıklarından biri. Programda mesleki ve teknik ortaöğretimde alan ve dalların açılıp kapatılmasının yerel ihtiyaçlar ve sektör taleplerine göre belirlenmesi öngörülüyor. Böylece hangi meslek alanlarının eğitim programlarında yer alacağı konusunda işverenlerin etkisinin artırılması hedefleniyor.

Müfredatta özel sektörün etkisi artırılacak

Yıllık programda yalnızca mesleki ortaokulların sayısının artırılması değil, özel sektörün eğitim süreçlerindeki rolünün genişletilmesi de yer alıyor.

Buna göre mesleki eğitimde ders seçimi dahil karar alma süreçlerine özel sektörün katılımı sağlanacak. Sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulu ve ihtisaslaşmış meslek liseleri yaygınlaştırılacak. Özel sektör ile mesleki ve teknik eğitim kurumları arasında finansman dahil uzun vadeli işbirlikleri kurulacak.

Öncelikli sektörlerde faaliyet gösteren firmaların eğitim altyapılarından öğrencilerin yararlanması ve uygulamalı eğitimlerini bu işletmelerde gerçekleştirmesi de planlanıyor. İşletmelerdeki usta öğretici ve eğitici personele iş pedagojisi eğitimi verilmesi öngörülüyor.

Bu yaklaşımda eğitim kurumlarının karar süreçleri ile işverenlerin işgücü ihtiyaçları arasındaki bağ güçlendiriliyor. Eğitim alanının kamusal ihtiyaçlar, çocukların gelişimi ve bilimsel gereklilikler temelinde şekillenmesi yerine sektörlerin talep ettiği becerilerin öne çıkarılması eleştirilerin odağında bulunuyor.

MESEM’de yüz binlerce çocuk işletmelerde

Mesleki eğitimin işgücü piyasasının ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi, MESEM uygulamalarına yönelik eleştirileri de yeniden gündeme getiriyor.

Evrensel’in aktardığı verilere göre mesleki eğitim merkezlerinde 554 bin 140 çocuk bulunuyor. Haberde yer verilen verilere göre 14-17 yaş aralığındaki çocukların yüzde 24’ü çalışıyor. Son 13 yılda çalışırken yaşamını yitiren çocuk sayısı ise 852 olarak aktarılıyor. Bu rakamlar, çocuk işçiliğinin ve çalışma ortamlarındaki güvenlik sorunlarının boyutuna ilişkin tartışmaların önemini ortaya koyuyor.

MESEM kapsamında çocukların işletmelerde eğitim görmesi, çalışma koşulları, iş güvenliği ve eğitim hakkı bakımından uzun süredir eleştiriliyor. Mesleki eğitimin daha erken yaşlara çekilmesi ve işletmelerin eğitim süreçlerinde daha fazla söz sahibi olması, çocukların eğitim hakkının işgücü ihtiyacının gerisine düşmesi riskini artırıyor.

Eğitim çocukların gelişimi için değil, sermayenin ihtiyaçları için mi düzenleniyor?

Mesleki eğitimin geliştirilmesi, çocukların ilgi ve yetenekleri doğrultusunda nitelikli eğitim alması ve meslek edinmesi açısından önemli bir alan. Ancak eğitim programlarının belirlenmesinde özel sektörün etkisinin artırılması, çocukların geleceğinin piyasa ihtiyaçlarına göre biçimlendirilmesi tartışmasını beraberinde getiriyor.

Çocukların eğitim hakkı, erken yaşta işgücü piyasasına hazırlanmakla sınırlandırılamaz. Eğitim; bilimsel, kamusal ve bütünlüklü bir yaklaşımla, çocukların çok yönlü gelişimini ve eşit eğitim hakkını esas almalı. Mesleki eğitim adı altında çocukların daha erken yaşlarda sermayenin ihtiyaç duyduğu işgücüne dönüştürülmesine yönelik politikalar ise bu temel ilkeler açısından sorgulanmalı.

2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda yer alan hedefler, mesleki eğitimde özel sektörün rolünün genişletilmesi ve mesleki ortaokulların yaygınlaştırılması yönünde bir politika tercihine işaret ediyor. Bu tercihin çocukların eğitim hakkı, çalışma yaşamına katılım yaşı ve kamusal eğitimin geleceği üzerindeki etkileri yerine sermayenin ihtiyaçları esas alınarak yapıldığı görülüyor.

https://devrimcidusun.org/wp-content/uploads/2021/04/1.png
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

DEV-KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Merhaba, Ziyaretçi 👋

Bugün nasıl yardımcı olabilirim?

Eğitim-Öğretim Mesleki Ortaokullar Yaygınlaştırılıyor: Çocukların Eğitimi 10 Yaşından İtibaren Sermayenin İhtiyaçlarına Göre Şekillendirilecek

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir