İSTANBUL – Sermaye devleti ile PKK/Öcalan arasında yürütülen sürece ilişkin bazen Öcalan çizgisindeki aynı kişi ve kurumlardan bazen aynı eksendeki farklı kurum temsilcilerinden farklı farklı açıklamalar gelmeye devam ediyor.
Bugün ‘süreç’ ile ilgili açıklamalarda bulunan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sahada silahsızlanma çalışmalarının sürdüğünü belirtirken, Duran Kalkan ”Bu bakımdan eğer bir kurul olacak ve Önder Apo yürütecekse, bu Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü olacak. Önder Apo bunun koordinatörü olacak. Bu yönlü açıklama da yaptı. Son görüşme yapan DEM Parti Heyeti üzerinden dedi ki; barış, silah bırakmaya tekabül ediyor. Siyasallaşma, demokratik siyaset ve demokratik topluma tekabül ediyor. Dolayısıyla barış ve siyasallaşma çalışması demek, silah bırakmaktan demokratik siyasetin ve demokratik toplumun önünün açılması, bu yönlü çalışmaların yürütülmesi demektir. Önder Apo’nun misyonuna uygun olan da bu. Ama bütün bunları bir yana bırakıp, meseleyi getirip sadece silahsızlanmaya kilitlemek aslında gerçekten de tıkatmak oluyor.” dedi.
Ayşegül Doğan, PKK’nin silahsızlandırılmasına ilişkin şunları söyledi: “Önümüzdeki günlerde yine silahsızlanmaya dair önemli gelişmelerin olmasını bekliyoruz. Çünkü silahsızlanmaya ilişkin saha çalışmaları karşılıklı bir şekilde yürütülüyor. Yani bunun için kurulu mekanizma çalışıyor. Kamuoyuyla paylaşılabilecek somut gelişmeler olduğunda silahsızlanmaya ilişkin kamuoyuyla paylaşılacaktır. Pratik olarak alanda yürütülen çalışmaların karşılık bulması ve etkin bir şekilde devam edebilmesi için Sayın Öcalan’ın söz konusu kurulda Silahsızlanma ve Siyasallaşma Koordinatörü olarak çalışmalara resmen başlaması son derece olumlu bir etki yaratacaktır.”
Medya Haber Tv’ye konuşan Duran Kalkan, “Yasa sanki uygulanmamak için çıkarılmış gibi” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin PKK’yi içine almaya hazır ve istekli görünmediğini ifade eden Kalkan, “Bu kadar tekçi, tek yanlı, inkârcı, Kürt’ün adını almayan, adını ağzına alınca halk olduğunu söylemeyen, halk olduğunu söyleyenin bile haklarını söylemediği bir ortamda PKK’yi nasıl içine alacak?” diye sordu.
Rojava konusunda da görüş belirten Kalkan, “Rojava gençlerinin, Kürt gençlerinin, çocuklarının anadil eğitim ısrarları en meşru istek, en demokratik istek, sonuna kadar da olmalı. Toplum da bunu esas almalı. Kürtçe olmayan hiçbir eğitime bir tane Kürt çocuğu gitmemeli. Giderse her şeyi kaybeder. Asimile olur, soykırıma uğrar” dedi.
































