Maden Şirketi Şikayet Etti, Köylüler Hakim Karşısında

33270_12847
Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ORDU – Ünye Adalet Sarayı’nda bugün yapılan ilk duruşma öncesinde konuşan Üçpınar köylülerinden Cemal Saltaş, “22 Ocak’ta jandarmalar köyümüze baskın yaptı. Biz köylüler sondaj makinalarının olduğu yerde oturduk. Maden arama faaliyetine izin vermeyeceğimizi söyledik. Burada kadınlara ters kelepçe yapıldı. Hatta bu kadınlardan birisi kanser hastası bugün davaya katılmadı” dedi. Mağdur olan kişilerin ormanını ve suyunu savunan köylüler olduğunu anlatan Saltaş, şunları söyledi:

“Biz bugün burada niye olduğumuzu biliyoruz. Ama bizi buraya çağıranlar, niçin çağırdıklarını belki de bilmiyorlar. Bize mağduriyetlik davası açtılar. Mağdur olan biziz. Biz fındık bahçemizi sularımızı, ormanlarımızı, kestane bal ormanlarımızı korumaya çalıştık. Biz kimseye zarar vermedik. Ama bize zarar verildi. Biz kimseyi incitmedik. Askerlerimize polislerimize saygı duyduk. Oturma eylemleriyle köyümüzü korumaya çalıştık. Bundan sonra da koruyacağız. İçeride 14 arkadaşımız ifade verecek. Biz bunları destekleyeceğiz.”

“AYNI ZAMANDA ÖRGÜTSEL FAALİYET OLARAK DA DEĞERLENDİRİLMEK İSTENİLİYOR”

Duruşma sonrasında açıklama yapan köylülerin avukatları Nur Hilal Gündüz ve Tuğçe Yıldız şunları söyledi:

 “14 sanık bugün buradaydı. Mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme… Her bir sanık üzerinde farklı suç isnatları var. Biz bugün sözlü savunmaları yaptık, ama yazılı savunmalar da yapılacak. Genel anlamda suçlamaların hiçbirini kabul etmiyoruz. O gün orada hiç kimsenin niyeti polise mukavemet etmek, bu devletin askerine karşı gelmek kesinlikle değil. Amacın tamamen doğayı ve toprağı korumak olduğunu ifade ettik. Ek savunmalar da verildi. Soruşturmaya yeni maddeler de eklendi. ‘Toplantı ve gösteri yürüyüşüne aykırılık’ aynı zamanda örgütsel faaliyet olarak da değerlendirilmek isteniliyor. Bir sabah evinize, bahçenize, köyünüze gelen makinaları, toprağınızı delik deşik etmek isteyenleri engel olmak ve bahçenizi bağınızı terk etmemektir. Başka bir açıklaması yoktur.”

Köylülere açılan davanın takipçisi olacağını söyleyen CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel ise köylülerin direnişi ve davayla ilgili şu tespitlerde bulundu: 

ÜÇPINAR HALKI ANAYASAL HAKKINI KULLANDI, AĞACINI, ORMANINI SAVUNDU 

Bugün burada kendi toprağını, bahçesini yaşam alanını, su hakkını savunan Üçpınar halkı yargılanıyor. Üçpınar halkı ne yapmış? Üçpınar halkı demiş ki ‘Burası benim yaşam alanım. Burada ben tarım yapıyorum, su içiyorum. Ailemi ben buradan besliyorum. Burada bu işi yapmayın bu iş doğru değil’ demiş. Üçpınar halkı anayasal hakkını kullanmış itiraz hakkını kullanmış. Evladına askerine bir şey yapmamış. Kötü söz söylememiş, el kaldırmamış. Ama burada çok şiddetli bir şekilde devletin bütün güçleriyle orantısız bir şekilde hasta kadınlara, yaşlılara, çocuklara orantısız bir güç kullanmasına şahit olduk. Herkes emin olsun bugünlerde geçecek. Bu vatandaşın kendi hakkını savunurken bundan yargılandığı günler de geçecek. Bu ülkeyi yabancı maden kartellerine peşkeş çekenlerin de yargılandığı günler gelecek. Bunu hep beraber göreceğiz.

2 MİLYON DOLAR İÇİN COĞRAFYAMIZ ZEHİRLENİYOR

Ordu coğrafyası 122 ayrı sondaj alanına sahne olmaktadır. Her ilçede 6 ile 10 arasında maden alanı açılmaktadır. Biz, ‘Enerji üretilmesin’ demiyoruz. Kendi coğrafyalarını zehirlemeyenler, gelip bizim coğrafyamızı zehirliyor. Bunu anlatmaya çalışıyoruz. Bu bölgeden çıkarılan madenin bu ülkeye hiçbir katkısı yoktur. Yalan söylenmektedir. Fatsa’da altın madeninin yıllık Türkiye’ye geliri 2 milyon dolar olduğu ifade edilmektedir. Fakat Fatsa ve Ünye’den bu madenin kirlettiği havzadan elde edilen sadece fındık geliri 300 milyon dolardır. Yani 2 milyon dolar için 300 milyon doları 150 katını riske ediyoruz.

MİLLİYETÇİLİK TOPRAĞINI, AĞACINI, YAŞAM ALANLARINI SAVUNMAKTIR

Sadece fındık da değil, bu coğrafyada arıcılık var, balıkçılık var.  Bu kadar büyük bir zararı bu kadar küçük oyunlar için harcamaya kimsenin hakkı yok. Milliyetçilik sadece ahkam kesmek değil. Milliyetçilik toprağını, ağacını, yaşam alanlarını savunmaktır. Elin oğlu gelip senin toprağını siyanürden geçirecek, basacak gidecek. O toprak da biz yaşayacağız. İşledikleri siyanürlü toprak da ot bile bitmiyor. Ağaç diktiler tutmadı. Çimen ektiler tutmadı. Şimdi geldiler hazır çimleri yapıştırdılar. Gene tutmuyor.

BU MAHKEMELERDE HALKIN DEĞİL, BU İŞE SEBEP OLANLARIN YARGILANDIĞI GÜNLER DE YAKINDIR

Oradaki dereden numune aldık. Bugün sudan aldığımız numunelerle daha önceki aldığımız numuneler arasında yirmi kat otuz kat ağır metaller kanserojen maddeler var. Bunların tespitini yaptık. Laboratuvar tahlilleri elimizde. Buna da ‘Hayır’ diyemiyorlar.  Bu coğrafyayı kirletmeye devam ediyorlar. Üçpınar ve Ünye halkı da buna itiraz etti. Buradaki yargılama da bundan ibarettir. Son sözüm şudur, ‘Bu mahkemelerde halkın değil, bu işe sebep olanların ve onların taşeronluğunu yapanların yargılandığı günler de yakındır’

CHP Ünye İlçe Başkanı İsa Maral  ise, “Sondaj çalışmamalarıyla kirlenen doğalarını ve mağdur olanların sanık olduğu davayı takip etmeye geldik. Bu süreç daha yeni başladı bundan sonraki süreci de takip edeceğiz” dedi.

Mahkeme duruşmayı 5 Temmuz’a erteledi. (anka)

Bu Yazıya Tepki Ver
https://devrimcidusun.org/wp-content/uploads/2021/04/1.png
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!