1. Haberler
  2. Emek
  3. Tekstilde 100 Bini Aşkın İşçi İşsiz Bırakıldı

Tekstilde 100 Bini Aşkın İşçi İşsiz Bırakıldı

Türkiye’de tekstil ve giyim sektöründe yaşanan daralma, patronların kriz faturasını işçilere yüklemesiyle sonuçlandı. Mart 2025-Mart 2026 döneminde 100 bini aşkın işçi işten atılırken, kalan işçilerin ücret zamları resmi enflasyonun altında kaldı. Küresel sermaye dinamikleri ve buna entegre patron politikaları, emekçilerin haklarını fiilen ortadan kaldırıyor.

featured
Google'da Abone Ol service service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İSTANBUL – TEPAV’ın SGK verilerine dayanan İstihdam İzleme Bülteni’ne göre imalat sanayisinde istihdam yıllık yüzde 2,4 geriledi. En büyük kayıp giyim eşyaları imalatında 65 bin 866 kişiyle gerçekleşti; bunu tekstil ürünleri imalatındaki 36 bin 34 kişilik düşüş izledi. Kadın işçiler bu süreçte en ağır darbeyi aldı; giyim sektöründe 36 bin 960, tekstilde ise 11 bin 241 kadın istihdamı yok oldu. Giyim eşyaları imalatında 3 bin 11 işyeri kapanırken, patronlar yatırımlarını başka alanlara veya ülkelere kaydırma yoluna gitti.

Ücretler Enflasyonun Altında Eziliyor

Sektördeki ücret artışları yüzde 29,9 seviyesinde kalırken, TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyon yüzde 30,87 oldu. Bu durum, işçilerin satın alma gücünün daha da erimesine yol açtı. Ortalama ücret artışı yüzde 40,3 olsa da tekstil ve giyimdeki düşük zamlar, emekçilerin yaşam koşullarını ağırlaştırdı.

Sendika: Gerçek Kayıplar Daha Yüksek, Haklar Fiilen Ortadan Kalktı

Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen, sahadaki işçi sirkülasyonu nedeniyle gerçek işten çıkarma rakamlarının resmi verilerin en az iki katı olduğunu belirtti. Son üç yılda tekstil ve giyim sektöründeki istihdam kaybının 400 bine yaklaştığını dile getiren Türkmen, döviz kuru baskısı, küresel tedarik zincirindeki değişimler ve finansman sıkıntılarını temel faktörler olarak sıraladı. Öz sermayesi zayıf işletmelerin iflası veya küçülmesi, dev firmaların ise krizi işçilere karşı tehdit aracı olarak kullanmasıyla çalışma saatleri artırıldı, iş yükü ağırlaştırıldı ve ücretler düşürüldü.

Türkmen, özellikle Gaziantep Başpınar gibi bölgelerde fabrikaların kapanması, konkordato ilan etmesi veya küçülmesiyle binlerce işçinin tazminatsız veya kısmi tazminatla işten atıldığını vurguladı. Yasalarla güvence altına alınan kıdem tazminatı ve ücret haklarının bu süreçte fiilen ortadan kalktığını, patronların birikmiş emekçi haklarına çökerek yeni sermaye birikimi yarattığını ifade etti.

En Ağır Yük Emekçi Kadınlara Biniyor

tekstil ve hazır giyim sektöründeki kriz, sermaye birikiminin emekçi sınıfa fatura edilmesinin somut bir yansıması olarak kadın işçileri özellikle vuruyor. Küresel tedarik zincirindeki rekabet, yüksek enflasyon, düşük döviz kuru ve patron politikaları nedeniyle yüz binlerce işçi işsiz kalırken, sektörün büyük ölçüde kadın emeğine dayalı yapısı nedeniyle kadınlar orantısız bir istihdam kaybı yaşıyor. Bu süreç, emperyalist sermaye ilişkilerinin yerel yansımalarında emekçi kadınların daha fazla sömürüye ve güvencesizliğe maruz bırakıldığını ortaya koyuyor.

Kadın İstihdamında Büyük Kayıplar

TEPAV’ın SGK verilerine dayanan raporuna göre, Mart 2025-Mart 2026 döneminde giyim eşyaları imalatında 65 bin 866 kişilik istihdam kaybı yaşanırken, bunun 36 bin 960’ı kadın işçilerden oluştu. Tekstil ürünleri imalatında ise toplam 36 bin 34 kişilik düşüşün 11 bin 241’i kadın istihdamını etkiledi. Son üç yılda sektör genelindeki istihdam kaybı 380-400 bine yaklaşırken, kadın işçilerin payı belirgin şekilde yüksek. Giyim sektöründe kadın emeği yoğun olduğu için kapanan 3 bini aşkın işyeri doğrudan kadın işçileri hedef aldı.

Ücret Eşitsizliği ve Güvencesiz Çalışma Koşulları

Kalan kadın işçiler için ücret zamları yüzde 29,9 seviyesinde kalırken, resmi enflasyon yüzde 30,87’yi aştı. Bu durum, kadınların zaten düşük olan reel ücretlerini daha da eritti. Sektörde kadınlar genellikle düşük vasıflı ve geçici pozisyonlarda yoğunlaştığından, kriz dönemlerinde ilk işten çıkarılanlar onlar oluyor. Patronlar, krizi fırsat bilerek çalışma saatlerini artırıyor, iş yükünü ağırlaştırıyor ve yasal hakları fiilen gasp ediyor. Kıdem tazminatı ve ücret alacakları büyük ölçüde ödenmiyor; özellikle Gaziantep Başpınar gibi bölgelerde binlerce kadın işçi tazminatsız işten atılıyor.

Sendika ve Saha Gerçekleri

BİRTEK-SEN raporları ve açıklamaları, kadın işçilerin krizdeki konumunu daha net ortaya koyuyor. Kadın emeğinin görünmez kılınması, sistematik hak gaspları ve sendikal örgütlenmeye dönük baskılar, emekçi kadınları daha kırılgan hale getiriyor. Küresel sermaye dinamikleri ve yerel patronların rekabet stratejileri, kadın işçileri ucuz emek kaynağı olarak konumlandırırken, kriz anında ise ilk vazgeçilen kesim yapıyor. Bu tablo, emekçi kadınların hem üretim sürecinde hem de kriz yönetiminde çift taraflı sömürüye maruz kaldığını gösteriyor.

https://devrimcidusun.org/wp-content/uploads/2021/04/1.png
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

DEV-KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir