ANKARA – Operasyon, Türkiye’de muhalif toplumsal ve siyasi yapılara yönelik sistematik baskının son örneği olarak kayıtlara geçti. Yetkililer tarafından “örgüt faaliyeti” iddiasıyla gerekçelendirilen baskınlar, özellikle sol, demokratik ve toplumsal mücadele yürüten kesimleri hedef aldı.
Siyasi ve Toplumsal Örgütlere Yönelik Sistemli Saldırı
Gözaltına alınanların büyük çoğunluğunun barışçıl siyasi faaliyetler, sendikal örgütlenme ve toplumsal hak arama mücadelesi içinde olduğu belirtiliyor. Bu tür operasyonlar, iktidarın muhalif sesleri susturma ve toplumsal muhalefeti zayıflatma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Benzer baskınlar, son dönemde çeşitli illerde tekrarlanarak geniş bir yelpazedeki örgütlenmeleri etkisizleştirme amacını taşıyor.
Ankara’daki operasyon, devlet aygıtının muhalif kesimler üzerindeki denetimini artırma eğilimini bir kez daha ortaya koydu. Bu tür uygulamalar, demokratik hak ve özgürlüklerin daraltılmasına, toplumsal muhalefetin kriminalize edilmesine hizmet ediyor.
Ankara’da 7-8 Temmuz 2026’da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen geniş çaplı ev baskınları ve gözaltı operasyonları, emperyalist ittifakın bölgedeki varlığını güvence altına alma çabalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yetkililer tarafından terör örgütleriyle ilişkilendirilerek açıklanan operasyonlar, NATO karşıtı faaliyetleri hedef alıyor ve demokratik hakları askıya alan yasaklarla destekleniyor.
Operasyonların Kapsamı ve Gerekçesi
Sabah erken saatlerde çok sayıda adrese düzenlenen baskınlarda 200’den fazla kişi gözaltına alındı. Ankara Valiliği’nin zirve kapsamında aldığı kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen operasyonlarda, çeşitli siyasi ve toplumsal örgütlerde faaliyet gösteren kişiler hedef alındı. Gözaltına alınanlar hakkında 24 saatlik avukat görüşü kısıtlaması uygulandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasına göre, farklı örgütlerle bağlantılı şüpheliler gerekçe gösterilerek toplam 241 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı ve 209 kişi gözaltına alındı. Operasyonlar, NATO Zirvesi’nin “güvenli” bir ortamda yapılmasını sağlama amacı taşıyor.
Demokratik Örgütlerden Tepkiler
Çağdaş Hukukçular Derneği, operasyonları “NATO’ya dikensiz bir gül bahçesi sağlama” girişimi olarak nitelendirdi. Dernek üyeleri Av. Semra Demir, Av. Kürşat Bafra ve Av. Doğa İncesu’nun da aralarında bulunduğu birçok kişinin gözaltına alındığını belirtti.
Umut-Sen, operasyonlarda sözcülerinden Burcu Arıkan’ın da gözaltına alındığını duyurdu ve NATO ile emperyalist işbirlikçilerine karşı mücadelenin devam edeceğini vurguladı. Özgür Üniversite Hareketi ise devrimcileri hedef alan baskıları, Saray Rejimi’nin NATO’yu rahat ettirme politikasıyla ilişkilendirdi.
Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), baskınların NATO karşıtı sesleri susturma amacı taşıdığını ifade etti. Federasyon, halklara savaş ve yıkım dışında bir şey vaat etmeyen NATO politikalarına karşı mücadelenin engellenemeyeceğini belirtti.



































