İSTANBUL – SMF’lilerin (Sosyalist Meclisler Federasyonu) de aralarında bulunduğu 6 kişi, “örgüte finansman sağlama” iddiasıyla gözaltına alınmıştı.
İstanbul’daki baskınlarda Metin Keleş, İsa Yalçın, Sinan Yalçın, Erdal Keser ve Hacı Ahmet Kartal gözaltına alınırken; Dersim’de ise İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi yöneticisi Yaprak Kurban gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlardan Hacı Ahmet Kartal, dün(17 nisan) akşam ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştı.
Gözaltı süreci devam eden SMF’lilerin, resmi ifade işlemleri öncesinde “mülakat” adı altında kayıt dışı görüşmelere zorlandığı belirtiliyor. Bu görüşmelerde şahıslara; eşlerinin işinden edileceği, yaşlı anne ve babalarının sağlık durumlarının tehlikeye gireceği yönünde tehditler savurulduğu ifade ediliyor. Hukukçular, bu tür yöntemlerin hem ulusal mevzuata hem de uluslararası insan hakları sözleşmelerine tamamen aykırı olduğunu hatırlatıyor.
Çocukların Geleceği Üzerinden Şantaj
İddiaların en çarpıcı kısmını ise çocuklara yönelik tehditler oluşturuyor. Bazı gözaltındakilere, “iş birliği yapmamaları durumunda” çocuklarının devlet korumasına alınacağı veya sosyal hizmetler aracılığıyla ailelerinden koparılacağı yönünde baskı yapıldığı iddia ediliyor. Ebeveynlik hakları üzerinden kurulan bu baskı, demokratik kamuoyu tarafından “psikolojik şiddetin en ağır biçimi” olarak nitelendiriliyor.
İtirafçılık Dayatması ve Hukuki Güvencelerin İhlali
Gözaltına alınan bireylerin dosyalarındaki kısıtlılık kararları nedeniyle somut delillere erişim zorlaşırken, kolluk kuvvetlerinin delilden sanığa gitmek yerine, sanıktan itiraf koparma yolunu seçtiği eleştirileri yükseliyor. Avukatlar, müvekkillerine yönelik “Dosyan çok ağır, ancak bize yardımcı olursan ailene kavuşabilirsin” şeklindeki telkinlerin, adil yargılanma hakkını temelden sarstığını ifade ediyor.
SMF ve Hak Savunucularından Tepki: “Siyasi Baskılara Boyun Eğmeyeceğiz”
Konuyla ilgili açıklama yapan Sosyalist Meclisler Federasyonu temsilcileri, üyelerine yönelik bu saldırıların siyasi faaliyetleri kriminalize etme amacı taşıdığını savundu. Yapılan açıklamada, “Hiçbir arkadaşımız yalnız değildir; ailelerin ve çocukların kirli politikalara alet edilmesi kabul edilemez. Hukuksuzluklara karşı yargı önünde ve demokratik zeminlerde mücadelemizi büyüteceğiz” denildi.
Yaşanan gelişmeler üzerine insan hakları dernekleri ve ilgili baroların işkenceyi önleme komisyonları göreve çağrıldı. Gözaltı merkezlerindeki uygulamaların denetlenmesi, mülakat adı altındaki hukuksuz görüşmelerin sonlandırılması ve şüphelilerin can güvenliği ile psikolojik bütünlüklerinin korunması için acil girişimlerde bulunulması talep ediliyor.





































