İSTANBUL – NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlar kapsamında tutuklanan Devrimci Gençlik Dernekleri (DGD) üyelerinin cezaevlerinde karşı karşıya kaldığı hak ihlallerine yenileri eklendi. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi avukatlarının aktardığı bilgilere göre, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan kadınların haberleşme ve eğitim hakları çeşitli gerekçelerle engelleniyor.
Aralarında DGD üyeleri ile ÇHD İstanbul Şube Başkanı Avukat Ezgi Önalan’ın da bulunduğu tutuklular, fiilen kullandırılmayan telefon haklarının uygulanması talebiyle eylem yaptı. Eylemin ardından telefon hakkı yeniden kullandırılmaya başlandı ancak cezaevi idaresi bu kez eyleme katılan tutuklular hakkında disiplin soruşturması başlattı. Soruşturma sonucunda kadınlara telefon ve mektup yasağı verildi.
Ders notlarına “Karl Marx” gerekçesiyle el konuldu
Cezaevindeki kısıtlamalar haberleşme hakkıyla sınırlı kalmadı. Avukatların aktardığına göre, lisans ve lisansüstü eğitimlerine devam eden tutukluların eğitim materyallerine de müdahale ediliyor.
Doktora öğrencisi Öyküm Bozbay’a ait ders notlarının, içinde “Karl Marx” isminin geçtiği gerekçesiyle kendisine teslim edilmediği bildirildi. Bir öğrencinin akademik çalışmasında yer alan bir ismin gerekçe gösterilerek ders notlarının engellenmesi, cezaevinde eğitim hakkına yönelik müdahaleleri yeniden gündeme getirdi.
Sistematik kısıtlamalar
Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde, haziran ayından itibaren farklı kentlerde operasyonlar gerçekleştirilmiş; Devrimci Gençlik Dernekleri üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınarak tutuklanmıştı.
Tutuklu gençlere yönelik hak ihlalleri daha önce de gündeme gelmişti. DGD Danışma Kurulu üyesi Berkay Ustabaş’a, Marmara 2 No’lu Hapishanesi’nde hücresindeki kamerayı kapattığı gerekçesiyle altı ay yakınlarıyla görüş yasağı verilmişti. ÇHD İstanbul Şubesi, tutukluların aile ve akrabaları dışından bildirdikleri ziyaretçilerin de aylardır onaylanmadığını, böylece fiili görüş engelleri oluşturulduğunu açıklamıştı.
Telefon ve mektup yasakları, ziyaretçi kısıtlamaları, kitap ve eğitim materyallerine yönelik müdahaleler, cezaevlerinde sistematikleşmiş ihlaller haline gelmiş durumda.



































