İSTANBUL – BİRTEK-SEN (Birleşik Tekstil, Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası) Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanması, işçi konfederasyonları ve bağımsız sendikalar nezdinde büyük bir tepki dalgasına yol açtı. Türk-İş, DİSK, KESK ve Birleşik Kamu-İş başta olmak üzere pek çok farklı iş kolundan şube başkanları, genel merkez yöneticileri ve işyeri temsilcileri, Türkmen’in özgürlüğü için başlatılan imza kampanyasında buluştu.
“İş Cinayetlerini Görünür Kılmak Suç Değildir”
Sendikacılar tarafından imzaya açılan ortak metinde, Türkiye’deki ağır çalışma koşullarına ve artan iş cinayetlerine dikkat çekildi. Her yıl binlerce işçinin yaşamını yitirdiği vurgulanan açıklamada, iş kazalarını ve hak ihlallerini dile getiren sendikacıların kriminalize edilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi. Sendika temsilcileri, Mehmet Türkmen’in bir sendika lideri olarak görevini yerine getirdiğini ve işçilerin sesi olduğu için hedef alındığını savundu.
TCK 217/A Maddesine Tepki: “Baskı Aracına Dönüştü”
Haberde görüşlerine yer verilen sendika liderleri, Türkmen’in tutuklanma gerekçesi olarak sunulan yasal düzenlemeleri de eleştirdi. TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak bilinen TCK 217/A maddesinin, gazetecilerden sonra artık sendikacılar üzerinde de bir “cezalandırma sopası” olarak kullanıldığını ifade etti. Diğer sendika başkanları da anayasaya ve uluslararası çalışma yasalarına aykırı olan bu tutukluluğun, özellikle Antep bölgesindeki tekstil işçilerinin mücadelesini kırmayı hedeflediğini dile getirdi.
12 Mayıs Duruşması İçin Dayanışma Çağrısı
Emek örgütleri, 1 Mayıs İşçi Bayramı meydanlarında da bu hukuksuzluğu dile getireceklerini ilan etti. Mehmet Türkmen’in 12 Mayıs’ta görülecek olan duruşması için tüm kamuoyuna ve emek dostlarına dayanışma çağrısında bulunuldu.
Sendikacıların ortak talepleri ise şu şekilde sıralandı:
- Mehmet Türkmen ve tutuklu tüm sendikacıların derhal serbest bırakılması.
- Sendikal faaliyetler üzerindeki yargı tacizine ve baskılara son verilmesi.
- Örgütlenme ve ifade özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması.




































