ANKARA – TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin Avrupa’da ve dünyada iş cinayetleri sıralamasında en önlerde yer aldığına dikkat çekildi. Mevcut yasal düzenlemelerin ve denetim mekanizmalarının işçiyi korumaktan ziyade maliyetleri düşürmeye odaklandığı belirtilen açıklamada, “Yaşananlar kaza değil, göz göre göre gelen cinayetlerdir. Mevcut piyasacı sistem, işçinin canını kar hırsının arkasına itmektedir” denildi.
İnşaat ve Tarım Sektörü İlk Sırada
Rapordaki verilere göre, iş cinayetlerinin en yoğun yaşandığı sektörlerin başında inşaat, tarım ve taşımacılık geliyor. Özellikle güvencesiz çalışma koşullarının hâkim olduğu bu alanlarda; yüksekten düşme, ezilme ve elektrik çarpması gibi önlenebilir nedenlerin ölümlerde başrol oynadığı ifade edildi. Ayrıca sendikasızlaşmanın ve denetimsizliğin, ölüm oranlarını doğrudan artırdığı vurgulandı.
“6331 Sayılı Kanun Beklentileri Karşılamıyor”
MMO, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden bu yana iş cinayetlerinde bir azalma yaşanmadığını, aksine tablonun ağırlaştığını belirtti. Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB) üzerinden yürütülen sistemin çöktüğünü ifade eden mühendisler, uzmanların işverenlere bağımlı çalışmasının tarafsız denetimi imkansız kıldığının altını çizdi.
Çözüm İçin Acil Adımlar: Kamusal Denetim Şart
Haberin detaylarında TMMOB’nin çözüm önerileri de yer aldı. İş cinayetlerinin durdurulması için şu talepler öne çıkarıldı:
- Bağımsız Denetim: İş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin işverene olan ekonomik bağımlılığı sonlandırılmalıdır.
- Sendikalaşmanın Önü Açılmalı: İşçilerin kendi çalışma koşullarını denetleyebilmesi için sendikal örgütlülük teşvik edilmelidir.
- Caydırıcı Cezalar: İş cinayetlerine neden olan ihmallerde “olası kast” hükümleri uygulanmalı ve gerçek sorumlular yargılanmalıdır.
- Kamusal Bir Kurul: Çalışma Bakanlığı, TMMOB, TTB ve sendikaların içinde yer aldığı özerk-demokratik bir yapı oluşturulmalıdır.
“İşçilerin can güvenliği, piyasanın insafına bırakılamaz” diyen MMO, tüm emek örgütlerini ve kamuoyunu bu rejime karşı ortak mücadeleye çağırdı.












