ANTEP – Türkmen’in tutukluluğu, Başpınar OSB’de faaliyet gösteren büyük tekstil patronlarının işçilerin örgütlü mücadelesini bastırma girişimi olarak öne çıkıyor. Yüz binlerce işçinin emeğine el koyan, çalışma koşullarını ağırlaştırarak yaralanmalara ve ölümlere yol açan sömürü düzeni, sendikal faaliyetleri hedef alarak korunmak isteniyor. Bu süreç, sermaye çevrelerinin devlet mekanizmalarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanmasının tipik bir yansımasıdır.
Hukuksuzluk ve Sınıfsal Karakter
Türkmen, mesajında “Başpınar OSB’nin büyük patronları istediği için; yüz binlerce işçinin emeğine çöken, işçileri öldüren ve çolak bırakan tekstil patronlarının vahşi sömürü düzeni zarar görmesin diye bu hukuksuzluğa imza atıldı” ifadelerini kullandı. Tutukluluğun sendikal mücadelenin suç sayılmasına dayandırıldığını belirten Türkmen, patronlar rahatsız olmasın diye hukukun ayaklar altına alındığını dile getirdi. Bu yaklaşım, işçilerin hak arama eylemlerini kriminalize ederek sermaye egemenliğini sürdürmeyi hedefleyen sistematik bir baskı mekanizmasını ortaya koymaktadır.
Dayanışma ve Mücadelenin Devamı
Cezaevinden seslenen Türkmen, dışarıdaki sınıf dayanışmasına teşekkür ederek yalnız olmadığını ve bedellerin boşa ödenmediğini kaydetti. Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca başta olmak üzere muhalefet milletvekillerine, avukatlara, gazetecilere ve aydınlara selam gönderen Türkmen, BİRTEK-SEN’in Antep’ten Urfa’ya, Malatya’dan Tokat’a işçilerin öfkesi ve inancıyla dimdik ayakta olduğunu belirtti. Tutukluluğa rağmen sendikanın kararlı yöneticileriyle mücadelenin süreceği mesajı, işçilerin örgütlü direnişinin patron baskıları karşısında kırılmayacağını göstermektedir.
Türkmen’in tutukluğu, tekstil sektöründeki ağır sömürü koşullarına ve sendikal hakların sistematik olarak engellenmesine karşı yürütülen mücadelenin, sermaye ile devlet arasındaki yapısal ittifak tarafından hedef alındığını bir kez daha doğrulamaktadır.






























