ANKARA – Her geçen gün artan yoksulluğu artık TÜİK bile gizleyemiyor. Gerçek yoksulluk oranlarının daha yüksek olduğu ENAG gibi bağımsız istatistik kurumlarının yanı sıra sendikaların ilgili raporlarında görülmesine rağmen, TÜİK’in verileri bile tablonun vehametini gözler önüne serdi.
TÜİK’in raporuna göre 2025 yılında Türkiye’de ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,08 kişi olarak kaydedildi. 2008’de 4 kişi olan bu rakamın gerilemesi, aile yapılarının küçülmesine işaret ediyor. Geniş ailelerden oluşan hanehalklarının yüzde 27,1’i yoksulluk sınırının altında yaşarken, bu oran tek kişilik hanehalklarında yüzde 9,8 ve tek çekirdek ailelerde yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleşti.
Yoksulluk, özellikle birden fazla neslin bir arada yaşadığı geniş ailelerde daha ağır hissediliyor. Bu durum, düşük gelir düzeyinin yanı sıra barınma, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlara erişimdeki zorlukları derinleştiriyor.
Tek Kişilik Hanehalkları Artıyor, Çekirdek Aileler Geriliyor
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre tek kişilik hanehalklarının oranı 2014’teki yüzde 13,9’dan 2025’te yüzde 20,5’e yükseldi. Tek çekirdek aile hanehalklarının oranı ise yüzde 67,4’ten yüzde 62,7’ye düştü. Geniş aile oranı yüzde 16,7’den yüzde 13,5’e gerilerken, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişilik hanehalklarının oranı yüzde 3,3’e çıktı.
İllere göre dağılımda ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu yerler Şırnak (4,84), Şanlıurfa (4,63) ve Batman (4,43) olurken, en düşük iller Tunceli, Giresun ve Çanakkale olarak belirlendi. Geniş aile oranının zirvede olduğu il ise yüzde 21,2 ile Hakkari.
Konut ve Yaşam Koşulları Sorunları Sürüyor
Gelir ve yaşam koşulları araştırması, nüfusun yüzde 28,8’inin sızdıran çatı, nemli duvar ve çürümüş pencere gibi konut sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Yüzde 27,9’u ısınma sorunu, yüzde 22,1’i ise çevre kirliliği yaşıyor. Fertlerin yüzde 57,1’i kendi konutunda otururken, kiracı oranı yüzde 27 olarak kaydedildi.
TÜİK verileri, hanehalkı tiplerine göre yoksulluk farklarını net biçimde ortaya koyarken, geniş ailelerin karşılaştığı yapısal ekonomik baskıları bir kez daha belgeledi. Bu tablo, gelir dağılımındaki eşitsizliği ve neoliberal sosyal politikaların yıkıcı etkisini ortaya koyuyor.




































