GİRESUN – 12 Nisan 2018 tarihinde okuldan eve dönerken evinin önünde yaralı halde bulunan Rabia Naz Vatan, hastanede hayatını kaybetti. Olayın üzerinden sekiz yıl geçmesine rağmen babası Şaban Vatan, kızının ölümünün bir araç çarpması sonucu gerçekleştiğine dair deliller bulunduğunu, ancak yetkililerin bunu örtbas ettiğini belirtiyor. Vatan, inceleme polisi, emniyet müdürleri, savcılar ve ilgili kurumların olaya dair gerçekleri bildiklerini ancak faili koruduklarını ifade etti.
ATK ve Bilirkişi Raporlarına Eleştiri
Şaban Vatan, ATK raporlarında netleşmeyen hususlara ve kamuoyunu yanıltan bilirkişi açıklamalarına dikkat çekti. Hacettepe Üniversitesi’nin araç çarpmasını net şekilde ortaya koyduğunu, ancak diğer raporların düşme senaryosunu öne sürdüğünü vurguladı. Meclis’teki Şüpheli Çocuk Ölümlerinin Araştırılması Komisyonu’nun bile ilk ATK raporunu imkânsız bulduğunu hatırlatan Vatan, bu raporları hazırlayan kurumların tek tek soruşturulması ve sorumlu imzaların hapis cezasıyla yargılanması gerektiğini kaydetti.
‘Kamuoyu Aldatılıyor ve Deliller Karartılıyor’
Vatan, bazı bilirkişilerin olay yeri tutanaklarını dahi okumadan yalan açıklamalar yaptığını ve sanal medyada yanlış bilgilerin yayıldığını dile getirdi. Benzer şekilde Gülistan Doku, Dorukhan Büyükışık, Burak Oğraş ve Rojin Kabaiş gibi faili meçhul çocuk ve genç ölümlerinde de aynı yöntemlerin uygulandığını belirtti.
Faili Meçhul Suçlar ve Sistematik Örtbas
Baba Vatan, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulmasının önemli bir adım olduğunu ancak yıllardır devam eden örtbas politikasının değişmesi gerektiğini söyledi. Trabzon ve Giresun gibi illerdeki çok sayıda dosyanın yeniden incelendiğini ifade eden Vatan, yıldırma politikalarına rağmen adalet mücadelesini sürdüreceğini ve cinayetin ortaya çıkarılması için sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını vurguladı.
ATK raporlarında otopsi sırasında grafi sonuçları, kan tetkikleri ve kanama bulgularının yeterince detaylı kaydedilmediği, olay yeri incelemesindeki ihmallerin rapora yansıtılmadığı eleştirileri yapılıyor. Vatan, bu raporları hazırlayan kurum ve kişilerin tek tek soruşturulması gerektiğini, imzaları atanların hapis cezasıyla yargılanması gerektiğini belirtiyor. Benzer şekilde Gülistan Doku, Dorukhan Büyükışık ve diğer vakalarda da ATK kararlarının delilleri kararttığı ve failleri koruduğu yönünde iddialar mevcut.































