İSTANBUL/İZMİR – 20 Temmuz 2015’te Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde Amara Kültür Merkezi önünde Kobani’nin yeniden inşası için hazırlık yapan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerine yönelik IŞİD saldırısı, 33 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlandı. Yüzlerce kişinin yaralandığı bu saldırı, emperyalist güçlerin Suriye ve Ortadoğu’daki müdahaleleriyle beslenen gerici çetelerin doğrudan ürünü olarak değerlendiriliyor. Kobani direnişi, emperyalist işgallere ve IŞİD gibi çetelere karşı halkların mücadelesinin simgesi haline gelmişti.
İstanbul ve İzmir’de Gerçekleştirilen Eylemler
Suruç Aileleri İnisiyatifi’nin çağrısıyla 20 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Kadıköy Halitağa Caddesi’nde ve İzmir Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya gelindi. Eylemciler, katliamın 129. ayında 33 düş yolcusunu anarak adalet mücadelesinin devam ettiğini vurguladı. Katılımcılar, olayın aydınlatılması ve sorumluların yargılanması taleplerini dile getirdi.
Katliamın Hesaplaşılmayan Boyutları
Suruç Katliamı, faşist ve gerici yapıların halkların birliğine yönelik saldırılarında sık görülen bir örnektir. IŞİD’in üstlendiği bu eylem, bölgedeki emperyalist stratejilerle bağlantılı olarak ele alınmakta ve devlet içindeki ilişkilerle/ihmallerle ilgili tartışmaları gündemde tutmaktadır. Aileler ve dayanışma grupları, 129 aydır süren adalet arayışlarını kesintisiz sürdürüyor.





































