İZMİR – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 7 Ekim’de AKP’ye katıldı. Tugay’ın rozetini Cumhurbaşkanı ve AKP şefi Erdoğan taktı. Böylece İzmir Büyükşehir Belediyesi, seçimle AKP’ye geçmemiş olmasına karşın belediye başkanının parti değiştirmesiyle AKP yönetimine geçmiş oldu.
Tugay, AKP’ye katılımının ardından yaptığı ilk açıklamada, Erdoğan’ın “Ak Parti kimsesizlerin kimsesidir” sözlerini aktardı. Tugay, AKP’ye “inanarak ve güvenerek” katıldığını belirterek, Erdoğan’ın liderliğinde ve AKP’nin desteğiyle İzmir’in sorunlarını çözmek ve kenti yeniden inşa etmek üzere yola çıktığını söyledi.
İzmir’i sandıkta alamayan AKP’ye başkan transferi
Cemil Tugay, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin adayı olarak yüzde 48,97 oyla İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. AKP adayı Hamza Dağ ise yüzde 37,06 oy almıştı. AKP, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını seçim yoluyla kazanamamıştı.
Tugay, Haziran 2026’da CHP’den istifa ederek görevini bağımsız sürdüreceğini açıklamıştı. O tarihten bu yana AKP’ye geçeceği yönündeki iddiaları da reddetmişti.
Ancak 30 Eylül’de Erdoğan ile Beştepe’de yaptığı görüşmenin ardından siyasi kulislerde yeniden gündeme gelen transfer, 7 Ekim’de gerçekleşti.
Dün “dünya görüşümüz uyuşmaz” diyordu
Tugay’ın AKP’ye geçişi, daha önce yaptığı açıklamalar nedeniyle ayrıca tartışma yarattı.
Tugay, Ocak 2026’da AKP’ye geçeceği yönündeki iddiaları reddederken AKP’nin yönetim anlayışının kendi dünya görüşüyle uyuşmadığını söylemişti. Daha önce de AKP’ye geçme ihtimali için “milyonda bir bile” olasılık bulunmadığını ifade etmişti.
Bugün ise aynı Tugay, AKP’ye “inanarak ve güvenerek” katıldığını açıkladı.
Bu değişim, seçmenin verdiği oy ile seçilmiş temsilcinin daha sonra yaptığı siyasi tercih arasındaki ilişkiyi de yeniden gündeme getirdi.
AKP’nin “belediyecilik” hamlesi
Erdoğan, Tugay’ın AKP’ye katıldığı törende yaptığı konuşmada AKP’nin belediyecilik anlayışını övdü ve Tugay’a “tüm imkanlarla” destek vereceklerini söyledi.
AKP’nin İzmir’e yönelik siyasi hamlesi ise yalnızca belediye başkanının parti değiştirmesiyle sınırlı değil. Tugay’ın katılımıyla AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki sandalye sayısı da 39’a çıktı; ancak AKP mecliste tek başına çoğunluğa sahip değil.
“Hizmet” söyleminin arkasında ne var?
Tugay, AKP’ye geçişini İzmir’in sorunlarının çözülmesi ve merkezi yönetimle yerel yönetim arasında uyum kurulması üzerinden savunuyor.
Ancak işçi sınıfı açısından asıl soru, seçmedikleri bir partinin belediyeyi yönetecek olmasının yanısıra İzmir’de yaşayan milyonlarca insanın hangi ek politikalara ve uygulamalara mâruz kalacağı.
Barınma krizinin, ulaşım maliyetlerinin, düşük ücretlerin, işsizliğin ve güvencesiz çalışmanın ağırlaştığı bir kentte “yeniden inşa” söyleminin emekçiler açısından ne ifade edeceği; belediye kaynaklarının hangi önceliklere ayrılacağı ve kent hizmetlerinin kamusal niteliğinin korunup korunmayacağı önümüzdeki dönemin temel başlıkları arasında olacak.































