1. Haberler
  2. Emek
  3. Polyak Madencilik İşçileri Direnişle Kazanıyor: İşçilerin Hak Talepleri Kabul Edildi

Polyak Madencilik İşçileri Direnişle Kazanıyor: İşçilerin Hak Talepleri Kabul Edildi

İzmir Kınık’taki Polyak Madencilik’te (Eynez Kömür Madeni) 20 Şubat’tan itibaren ödenmeyen ücretler, promosyonlar, tazminat güvencesi ve iş güvenliği talepleriyle direnişe geçen 1243 maden işçisi, 12. günde barikatı aşarak madeni işgal etti. Bu eylem sonrası eski patron Fiba Grup (Özyeğin ailesi) tüm işçilerin alacaklarını ödeme teklifinde bulundu. Çinli yeni şirket Qitaihe Longcoal Mining ise direniş karşısında geri adım atmak zorunda kaldı. İşçiler fiili mücadeleyle önemli bir zafer elde etti.

Google'da Abone Ol service service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İZMİR – İzmir’in Kınık ilçesinde Polyak Madencilik’e bağlı Eynez Kömür Madeni’nde çalışan maden işçileri, dev şirket devri sonrası yaşanan hak gasplarına karşı başlattıkları direnişi zaferle sonuçlandırdı.

2025 sonunda Özyeğin ailesine ait Fiba Grup’un Polyak Madencilik hisselerinin yüzde 70’ini Çin merkezli Qitaihe Longcoal Mining’e devretmesinin ardından yaklaşık 1.700 işçi “küçülme” gerekçesiyle işten çıkarıldı. Kalan 1.243 işçinin ise Ocak ve Şubat aylarına ait ücretleri, banka promosyonları ödenmedi; kıdem, ihbar tazminatı ve geriye dönük haklar güvence altına alınmadı. İş güvenliği önlemlerinin yetersizliği de işçilerin en büyük şikayetleri arasındaydı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde 20 Şubat 2026’da başlayan iş bırakma eylemi, vardiyalar halinde üretimi tamamen durdurdu. İşçiler “Direne direne kazanacağız”, “Üreten biziz, yöneten de biz olacağız” sloganlarıyla 16 kilometrelik yürüyüşler düzenledi, dayanışma ziyaretleri aldı.

Müzakereler Tıkandı, İşgal Kararı Alındı

İşverenle yapılan görüşmelerden sonuç çıkmayınca işçiler Çinli şirkete “Hisseyi devret, Kınık’ı terk et” çağrısı yaparak süre tanıdı. Sürenin dolması üzerine 4 Mart 2026’da maden önünde toplanan işçiler barikatı aşarak maden ocağını işgal etti. Jandarma biber gazı ve tazyikli su kullandı, bazı sendika yöneticileri ve işçiler gözaltına alındı ancak direniş kırılmadı.

Alacaklar Ödenecek

İşgalin hemen ardından eski patron Fiba Grup, işçilerin tüm alacaklarını (ücret, promosyon, kıdem/ihbar tazminatı, geriye dönük haklar) ödeme teklifinde bulundu. Çinli şirketin de direniş karşısında taviz verdiği, ödemelerin başlatılacağı yönünde gelişmeler yaşandığı bildirildi. İşçiler madeni işçilerin yönetimine devretme taleplerini de sürdürürken, fiili ve meşru mücadeleyle somut kazanımlar elde edildi.

Direniş süresince birçok sendika ortak açıklama yaptı, Soma havzasındaki maden ve enerji işçileri de eyleme destek verdi. Kadınlar, gençler ve çeşitli siyasi partilerden ziyaretler gerçekleşti. İşçiler “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” diyerek zaferin kalıcı olması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Bağımsız Maden-İş Sendikası, kazanımları “zafer” olarak tanımladı ve yazılı açıklama yaptı. Bağımsız Maden-İş Sendikası’nın açıklaması şöyle:

İzmir’in Kınık ilçesinde bulunan Polyak AŞ, Soma Katliamının yaşandığı havzada binlerce madencinin çok riskli bir zeminde, çok zor koşullarda emeğini ortaya koymasıyla 10 yıldan fazla süredir işletiliyordu. Deniz seviyesinin altında çalıştırılan bu maden ocağında, sendikamız kurulduğundan beri işçi sağlığı ve iş güvenliği başta olmak üzere; ücretler, primler, banka promosyonları, hakaret, mobbing, üretim baskısı, iş güvencesi, sendikal engeller gibi birçok başlıkta çok sıkı bir mücadele ve örgütlenme sürecini disiplinle üstlenmekteydi. Bu gerçeklik içinde ve ocağın zorlu koşulları altında madencilerin ve Kınık halkının çıkarlarını bugüne kadar kesintisiz ve fiili olarak savunduk. Bağımsız Maden-İş Sendikası; tüm bu patron takımına, uluslararası tekellere, holdinglere, holdingci güçlere karşı Soma, Kınık, Savaştepe, Kırkağaç havzasında işçilerin ve bütün bir halkın mücadele odağı, kavga zemini, güven noktası, caydırıcı ve ortak gücüdür. Bugün halkımızın gösterdiği bu teveccühü yüksek bir sorumluluk bilinciyle derinden hissediyoruz. 

Geçtiğimiz yıl Şubat ayı itibariyle Polyak AŞ’de toplu işçi çıkarmayla işçi sayısı 2900’lerden 1200’lere kadar düşürüldüğü süreçte hem şirketle hem de bölgenin tüm yetkili makamlarıyla defaten görüşmeler yaptık. Bu sırada işyerinde yetkili durumda olan sarı sendika Öz Maden-İş, işçileri bilgilendirmekten bile kaçan holdingci bir tavır alırken bütün işçilerin haklarını garanti altına almak üzere tüm süreci denetledik ve bir mücadele hazırlığını sürdürdük. Nihayetinde geçtiğimiz Aralık ayında şirketin büyük hissesinin devir yoluyla Özyeğinlere ait Fina Holding’ten Çinli şirket Qitaihe’ye geçmesi sonucunda işçilerin hak ve alacakları bir kez daha tehdit altına girdi.

Çinli şirket, devirden hemen sonra işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerine ayrılan bütçede kesintiye gitti. İşçilerin iki aylık ücretlerini ödemedi ve banka promosyonlarının yatırılmasını engelledi. Soma Katliamı’ndan sağ çıkan Soma AŞ işçilerinin ve Uyar Madencilik işçilerinin bile hak ve tazminatlarına aynı mekanizmalarla el konulduğu, bu hakların ancak yıllar sonra sendikamızla beraber mücadeleyle TBMM’den yasa çıkarılarak alınabildiği bir coğrafyadayız. Bu sebeple Polyak işçisi de kıdem ve geriye dönük tüm haklarıyla ilgili aynı sarmala mahkum edilip yıllarca süründürüleceğini hemen fark etti.

İşte Polyak Direnişi’ne bu koşullarda; işçilerin sarı sendikalar aracılığıyla örgütsüz bırakıldığı, patronların hileli devir yoluyla işçilerin karşısına yasal engeller çıkarıp ortadan kaybolduğu, idari ve siyasi sorumluların işçilere çaresizlik öğütlediği bir durumda başladık. Bir gece yarısı “Bu maden, bu havza bizimdir, haklarımızı yedirmeyiz!” diyerek üç vardiyanın kararıyla iş bıraktık. 

20 Şubat’ta iş bırakarak başladığımız eylemlere, 25 Şubat’ta ocak önünden Kınık meydanına 17 kilometrelik yolu yürüyerek devam ettik ve Kınık halkının yüksek teveccühü ile henüz Kınık’ın girişindeki yollarda karşılandık. O gün yapılan görüşmelerde Kınık Kaymakamı’na verilen yazılı taahhütle ücretlerin 27 Şubat’ta yatırılacağı söylendi ancak biz ücretleri görmeden direniş konumunu bırakmayacağımızı ilettik. 27 Şubat’ta verilen sözün tutulmadığı görülünce bütün madencilerin katılımıyla yapılan toplantıdan çıkan kararla, eğer 2 Mart gününe kadar taleplerimiz karşılanmazsa 1243 işçinin hak ve alacaklarına mahsuben madene el koyacağımızı duyurduk. Nitekim talepler karşılanmayınca söylediğimizi yaptık ve 2 Mart’ta şirketin güvenlik birimi gibi konuşlandırılmış devasa bir kolluk hazırlığına rağmen madeni işgal ettik.

Dağların içinde, yerin dibinde, deniz seviyesinin altında çalışan madencinin önüne barikat kurulamayacağını, TOMA’yla sıkılan suyun bizim bedenimize işlemeyeceğini, biber gazının gözümüzü yaşartmayacağını gösterdik. Bunun hakları için korkusuzca dövüşen başta işçiler olmak üzere tüm halkımıza cesaret verdiğini görmenin gururunu yaşıyoruz.

Ve bugün zafer ilan ediyoruz!

Gelinen aşamada; 1243 Polyak işçisinin bugüne kadar birikmiş kıdem, ihbar, 15 günlük prim, 2 aylık ücret, fazla mesai, izin parası, kömür ve tüm işçilik alacaklarını kazandık. Toplamda 1 Milyar TL’yi bulan bu alacakların tümü, istisnasız ve pazarlıksız olarak işçilerin hesaplarına yatırılmıştır.

Bu vesileyle, ayrılmak isteyen işçiler bakımından özgür ayrılma hakkının koşulları oluşmuştur. Ocağın toplu işten çıkarma sürecinden beri süregelen rölantide durumundan üretime tekrar geçilebilmesi ve çalışmaya devam etmek isteyen işçilerin işbaşı yapması için şu süreç izlenecektir: MAPEG dahil olmak üzere ilgili birimler ve Çin devletinin MAPEG’le benzer sorumluluktaki kurumlarının madenle ilgili hazırlayacağı denetim raporuna göre üretim durumu netleştirilecek, bu belirleme sonucunda sendikamız tarafından işçilerin bireysel talepleri doğrultusunda hazırlanan listeye göre madenciler peyderpey işbaşı yaptırılacaktır. Tüm bu süreç; işletme yönetimi, Kınık Kaymakamlığı, Kınık Belediye Başkanlığıyla beraber sendikamız tarafından aynı liste üzerinden takip ve denetim altında tutulacaktır. Olası aksaklıkların engellenmesi amacıyla süreci, sendikamız adına Genel Başkanımız, Genel Merkez Yöneticimiz, Polyak Şube Başkanımız ve Şube Sekreterimiz işyeri yönetimiyle koordinasyon kurarak yürütecektir. Bu hususlarda anılan tüm taraflar uzlaşmıştır.

Direniş boyunca Polyak AŞ’nin yalnızca tüzel kişiliği ve sorumluları değil, yasal olarak sorumlu olup olmadığı ayrıca değerlendirilmeksizin şirketin eski ve yeni tüm ortakları ve sorumluları da muhatap kabul edilmiş ve çözüm için inisiyatif almaya davet edilmiştir. Nihayetinde çözüm noktasında eski ortak olan Özyeğin tarafı sürecin bütün maaliyetini üstlenmiştir. Sendikamızın Çin Büyükelçiliği, Özyeğin tarafı ve şirketin güncel ortakları ile sürecin uzlaşılan şekilde sürdürülmesi için yol açıcı ve ilerletici konumu sürecektir. 

Bu zaferle birlikte, öz yönetim iddiamız ve taleplerimiz başta Kınık halkı olmak üzere bütün havza halkında, diğer maden ocaklarında çalışanlar da dahil işçilerin tümünde bir umut doğurmuştur. Yasal şartları dahi sağlamayan, ciddiyetten uzak, işçilerin, taşımacıların, şoförlerin ve bütün bir Kınık halkının çıkarlarını göz ardı eden bir anlayışla dünyanın en ağır iş kollarından birinde, bu kadar zorlu ve riskleri yüksek bir zeminde, maden ocağı işletileceği iddia edilebiliyorsa; bizim öz yönetim iddiamız bundan çok daha gerçekçi ve makul bir seçenektir. Bu yüzden sonuna bir noktalı virgül konulmuş olarak “ZAFER;” ilan ediyoruz.

Bugün geldiğimiz aşamada, Çinli şirketin bu maden ocağını işletmeye kabil nitelikte olmadığı, bütün işçilik alacakları ödense dahi maden üretimi gerçekleştiremeyeceğine yönelik sendikamızın ve işçilerin kanaatinde bir değişiklik yoktur. Bu sebeple sendikamız; bir yandan nihayete eren süreçle ilgili takip ve denetim görevini sürdürecek, bir yandan her an tetikte ve yeni mücadelelere hazırlık içinde olacak ama daha da önemlisi bölgenin tüm dinamikleriyle beraber madenin öz yönetimine ilişkin fikri, teknik, örgütsel hazırlığını sürdürecektir. “Üreten biziz, yöneten de biz olacağız!” sloganının ete kemiğe büründüğü, işçilerin ve halkın kendi kamusal, kolektif çıkarları doğrultusunda her an yönetenlerin karşısına dikilebileceği yakın bir geleceğe aynı disiplinle hazırlanacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Zafer nasıl bizim olduysa, madenler, depolar, tarlalar, tersaneler, postaneler, mağazalar, fabrikalar, her şey bizim olacak! Bugün kazandığımız zaferler, her gün gözlerinin, kulaklarının, yüreklerinin bizde olduğunu bildiğimiz milyonlara en çok şunu hatırlatsın isteriz: Köle değiliz! Böyle yönetilmek zorunda değiliz! Yürüyebiliriz, el koyabiliriz, kazanabiliriz!

Süreç boyunca taleplerimizin karşılanması amacıyla sorumluluk üstlenen tüm kişi ve kurumlara teşekkür ediyoruz. Ve son olarak, bareti yere vurup iş bıraktığımız ilk andan ellerimizi zafer için kaldırdığımız bu ana kadar işçilerden yana tavır alan, sesimiz olan, bizi yollarda karşılayan, kent meydanlarında buluşan halkımıza sonsuz teşekkür ediyor, önlerinde saygıyla eğiliyoruz. Bu zaferi, sendikamızın kuruluşunda ve önceki direniş süreçlerimizde önemli moral ve fikri yol göstericilikler yapan abimiz, yaşayan efsanemiz Çetin Uygur’a ve Yeni Çeltek öz yönetim deneyimini yaratan maden işçilerine ithaf ediyoruz.

Yaşasın Polyak zaferimiz!
Üreten biziz, yöneten de biz olacağız!

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası
5 Mart 2026

https://devrimcidusun.org/wp-content/uploads/2021/04/1.png
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

DEV-KAI ile Haber Hakkında Sohbet

DEV-KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir