İSTANBUL – ABD ve İsrail’in Lübnan ve İran’a yönelik askeri müdahaleleri sonrası Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kısıtlamalar, dünya enerji piyasalarını doğrudan etkilemişti. Boğaz, küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu olarak emperyalist güçlerin hedefinde yer almıştı. İran’ın egemenlik haklarını koruma çerçevesinde aldığı önlemler, saldırgan politikalara karşı bir savunma niteliği taşıyordu.
Erakçi’nin Açıklaması ve Koordineli Rotalar
Erakçi, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Lübnan’daki ateşkese paralel olarak, İran Limanlar ve Denizcilik Teşkilatı tarafından halihazırda duyurulan koordineli rota üzerinden, tüm ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişi, ateşkesin kalan süresi boyunca tamamen açık ilan edilmiştir.” Bu karar, boğazın güvenli ve kontrollü kullanımını temel alıyor.
Lübnan’daki ateşkesin uzatılmasıyla paralel alınan karar, bölgedeki gerilimin azalmasına işaret ediyor. Ancak ABD tarafı, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının süreceğini belirtmeye devam ediyor.
Lübnan Ateşkesi: İsrail ile 10 Günlük Geçici Durdurma Anlaşması Yürürlüğe Girdi
ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurusuyla İsrail ve Lübnan arasında 10 günlük geçici ateşkes 17 Nisan 2026’da gece yarısı itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu karar, Lübnan topraklarındaki İsrail askeri operasyonlarının yarattığı yıkımın ardından, Hizbullah’ın misillemeleri ve bölgesel gerilimin bir parçası olarak gündeme geldi. Ateşkes, ABD arabuluculuğunda sağlandı ve İran’la süren görüşmelere bağlı olarak Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere açılmasına zemin hazırladı.
Ateşkesin Temel Koşulları
Anlaşmaya göre ateşkes, 16 Nisan 2026 akşamı ABD yerel saatiyle 17:00’de (Türkiye saatiyle gece yarısı) başladı ve 10 gün sürecek. Bu süre içinde İsrail’in Lübnan’a yönelik yeni saldırı operasyonları durdurulurken, “kendini savunma” gerekçesiyle her an müdahale hakkı saklı tutuldu. Lübnan hükümeti ise Hizbullah ve diğer grupların İsrail hedeflerine yönelik eylemlerini engellemek için “somut adımlar” atmayı taahhüt etti. Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin güney bölgelerde egemenlik kurması hedeflendi ancak İsrail güçleri güney Lübnan’daki işgal altındaki alanlarda kalmaya devam edecek.
İsrail’in Lübnan’a yönelik hava ve kara operasyonları, sivil altyapıyı ağır hasara uğratmış, binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açmıştı. ABD’nin devreye girmesiyle sağlanan bu geçici durdurma, Washington’un İran’a karşı yürüttüğü baskı politikalarının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. İsrail tarafı ateşkesin “geçici bir duraklama” olduğunu ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması hedefinin sürdüğünü açıkça belirtti.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki görüşmeler, 34 yıl aradan sonra ilk kez Washington’da gerçekleşti. Anlaşma, Lübnan’ın egemenlik haklarını güçlendirme iddiasıyla sunulsa da, İsrail’in güneyde güvenlik bölgesi oluşturma planı ve işgalin devamı, toprak bütünlüğüne yönelik tehditleri sürdürüyor. Hizbullah ise ateşkese uyacağını işaret etti ancak Lübnan topraklarının tamamında İsrail saldırılarının durmasını ve işgal güçlerinin hareket serbestisinin engellenmesini temel şart olarak öne çıkardı.



































