AMED/DİYARBAKIR – İHD Amed Şubesi’nin 897’nci hafta eylemi Koşuyolu Parkı’ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi. Eylemde 1994 Nisan’ında Şırnak Güçlükonak’a bağlı Hetma köyünde jandarma tarafından gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Fettah Erden’in akıbeti sorgulandı. İHD Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, Gülistan Doku vakasında görülen devlet yetkililerinin koruma çabalarının 90’lı yıllardaki zorla kaybetme vakalarına dayandığını vurguladı. Adalet Bakanlığı’ndan geçmişle yüzleşmeye yönelik somut adımlar beklediklerini ifade eden Yılmaz, siyasi iktidarın benzer soruşturma iradesini göstermesi gerektiğini belirtti.
Batman Eylemi

Batman’da 733’üncü hafta eyleminde Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde 14 Nisan 1995’te Van’da JİTEM bağlantılı kişiler tarafından kaçırılan Kadir Keremoğlu’nun dosyası gündeme getirildi. İHD yöneticisi Sedat Yıldırım, Keremoğlu ailesinin JİTEM’le ilişkili isimler, beyaz Toros araçlar ve Mehmet Ağar gibi dönemin üst düzey yetkilileriyle bağlantılı detayları içeren hukuk mücadelesini anlattı. Ailenin Susurluk Komisyonu’na verdiği ifadeye rağmen dosyaların kapatıldığı ve Anayasa Mahkemesi’nin iç hukuk yollarını tıkadığı vurgulandı. Aile şu anda davayı AİHM’e taşımış durumda.
Hakkari Eylemi
İHD Hakkari Şubesi’nin 223’üncü hafta eylemi Yüksekova Sanat Sokağı’nda yapıldı. Burada da Kadir Keremoğlu’nun akıbeti soruldu. Keremoğlu’nun torunu Karatajdin Keremoğlu, dedesinin JİTEM bağlantılı Şehmus Durak tarafından beyaz Toros’la kaçırıldığını belirterek, 31 yıldır bir mezar yeri aradıklarını ve sorumluların yargılanmasını talep ettiklerini açıkladı. Eylemde “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” pankartı taşındı.
Urfa Eylemi

Urfa’da Novada Park AVM önünde 72’nci hafta eyleminde 32 yıl önce katledilen Kazım Ekinci’nin davası ele alındı. İHD yöneticisi Serdil İzol, kayıpların akıbetinin aydınlatılması ve faillerin yargılanması çağrısını yineledi. Tüm eylemler oturma eylemleriyle sona erdi.
Bu eylemler, devletin 1990’lı yıllarda JİTEM, özel harp ve jandarma gibi yapılar üzerinden yürüttüğü sistematik zorla kaybetme politikasının bugün de aynı devlet mekanizmalarıyla korunduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kayıp yakınları, faillerin yargılanması ve geçmişle gerçek bir yüzleşmenin sağlanması için mücadelelerine devam ediyor.





































