ERZURUM – Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada “ikinci dalga” hareketliliği yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in ardından, soruşturmanın seyri aile üyelerine yöneldi.
“Haberi Olmaması Mümkün Değil”
Doku ailesinin avukatları tarafından yapılan suç duyurusunda, eski vali Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel‘in de sürece dair bilgi sahibi olduğu iddia edildi. Başvuru dilekçesinde, olay gecesi ve sonrasında yaşanan gelişmelerden Handan Sonel’in haberdar olmamasının “hayatın olağan akışına aykırı” olduğu vurgulanarak, ifadesinin alınması ve hakkında gözaltı kararı verilmesi talep edildi.
Soruşturmada Kamu Görevlisi Çemberi Genişliyor
Soruşturma kapsamında sadece mülki idare değil, sağlık ve güvenlik bürokrasisi de mercek altında. Geçtiğimiz günlerde:
- Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla gözaltına alındı.
- Vali Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, “kasten öldürme” ve “cinsel saldırı” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
- Üniversitenin kamera kayıtlarından sorumlu teknik personel hakkında “adli kontrol” kararı verildi.
Gizli Tanığın İfadeleri Deprem Etkisi Yarattı
Soruşturmanın seyrini değiştiren en kritik gelişme ise “Şubat” kod adlı gizli tanığın ifadeleri oldu. Gizli tanık, Gülistan Doku’nun öldürüldükten sonra valiliğe ait bir araçla taşındığını ve belirli bir bölgeye gömüldüğünü iddia etmişti. Bu iddiaların ardından İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişlerini görevlendirmiş, Vali Sonel açığa alınarak yargı süreci hızlandırılmıştı.
Gülistan Doku’nun ailesi ise Erzurum Adliyesi önündeki bekleyişini sürdürürken, davanın tüm sorumluları kapsayacak şekilde genişletilmesini talep ediyor.




































