İSTANBUL – İstanbul Geri Dönüşüm İşçileri Derneği ve geri dönüşüm emekçileri, sanatçı Ahmet Kaya’yı Fikirtepe’deki bir depoda andı. Daha önce Gülten Kaya’yı evinde ziyaret eden işçiler, bu kez Ahmet Kaya’nın eşini kendi çalışma alanlarında ağırladı.
Depo duvarına Ahmet Kaya’ya ithafen “Açtığım her poşette, çıktığım her yokuşta biraz sen varsın” yazılı pankart asıldı. Buluşmada, sanatçının ezilenlerin, yoksulların ve emekçilerin yanında duran sözleri ve müziği anıldı.
“Onu emekçinin ekmek teknesinde anmak istedik”
İstanbul Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Kurucu Başkanı Mustafa Ay, Ahmet Kaya’nın ölüm yıl dönümü olan 16 Kasım’da Paris’te bulunamayacakları için sanatçıyı daha erken bir tarihte anmak istediklerini belirtti.
Ay, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Ahmet Kaya abimizi, belki de onun en çok yakıştığı yerde; emekçinin deposunda, çalışma alanında, alın terinin ve mücadelesinin içinde anmak istedik.”
Ay, Ahmet Kaya’nın yanı sıra Yılmaz Güney’i de anarak, onların ezilenlerin, yoksulların ve emekçilerin yanında duran isimler olduğunu söyledi. “Ahmet Kaya abimizi unutmayacağız, unutturmayacağız. Onu emekçinin yanında, sokakta, depolarda ve hayatın her alanında yaşatacağız” dedi.

Gülten Kaya ve Melis Kaya da buluşmaya katıldı
Geri dönüşüm işçileri, daha önce kendilerini evinde ağırlayan Gülten Kaya’yı bu kez Fikirtepe’deki depolarında konuk etti. Buluşmanın sürprizlerinden biri de Ahmet Kaya’nın kızı Melis Kaya’nın görüntülü aramayla sohbete katılması oldu.
İşçiler, sanatçının bıraktığı değerleri kendi çalışma alanlarında, dayanışma ve emek mücadelesi içinde yaşatacaklarını ifade etti.
Anma, emekçilerin çalışma alanında gerçekleşti
Fikirtepe’deki geri dönüşüm depoları, yalnızca işçilerin atıkları ayrıştırdığı alanlar değil; aynı zamanda birçok emekçinin yaşamını sürdürdüğü mekânlar. Ağır çalışma koşulları, güvencesizlik ve depoların kapatılması tehdidiyle karşı karşıya kalan geri dönüşüm işçileri, uzun süredir çalışma ve yaşam alanlarının korunması için mücadele ediyor.
Ahmet Kaya’yı bir geri dönüşüm deposunda anan işçiler, sanatçının ezilenlerden ve emekçilerden yana duruşunu kendi mücadele alanlarında hatırlattı. Buluşma, sanatın ve dayanışmanın emekçilerin gündelik yaşamıyla kurduğu bağı da görünür kıldı.


































