PARİS – Fransa’da lise öğrencilerinin başlattığı eylemler son günlerde hızla büyüdü. Hareket, 21 Eylül’de Créteil’deki Saint-Exupéry Lisesi’nde öğretmen, okul yöneticisi ve özel gereksinimli öğrenciler için destek personeli eksikliklerinin protesto edilmesiyle başladı. Ardından Paris’in işçi sınıfı ağırlıklı banliyölerinden Seine-Saint-Denis başta olmak üzere ülkenin farklı bölgelerindeki liselere yayıldı.
Öğrencilerin talepleri yalnızca kadro eksikliğiyle sınırlı değil. Eylemlerde öğretmenlerin yerine yenilerinin atanması, daha fazla eğitim bütçesi, sınıfların kalabalıklığının azaltılması, okul binalarının iyileştirilmesi ve daha insanca eğitim koşulları öne çıkıyor. Bazı öğrenciler dersliklerdeki bilgisayarların çalışmaması, su sızıntıları ve aşırı sıcak gibi fiziksel sorunlara da dikkat çekiyor.
Özellikle emekçi mahallelerindeki öğrenciler, eğitim olanaklarındaki eşitsizliğe tepki gösteriyor. Le Monde’un görüştüğü öğrenciler, Paris’in merkezindeki okullarla banliyölerdeki okullar arasındaki kaynak farkına ve öğretmen açığı nedeniyle derslerin aksamasına dikkat çekti.

Üniversiteliler de harekete katıldı
Lise öğrencilerinin başlattığı mücadele 1 Ekim’de üniversitelere de taşındı. Öğrenci örgütlerinin çağrısıyla Paris, Lille, Strasbourg, Lyon, Marsilya, Rennes, Poitiers, Nanterre, Montpellier ve başka kentlerde üniversitelerde blokajlar gerçekleştirildi.
Öğrenci Birliği’nin (Union Étudiante) 1 Ekim öğlen saatlerindeki açıklamasına göre 30’dan fazla üniversitede ve 640 lisede blokaj vardı. Bu rakam örgütün kendi verisi; bağımsız olarak doğrulanmış resmi bir toplam değil.
Fransız basınında da aynı sabah yaklaşık 30 üniversitenin kısmen bloke edildiği bildirildi. Üniversitelilerin talepleri arasında eğitim bütçesinin artırılması, öğrencilerin ekonomik yükünün azaltılması, APL olarak bilinen konut yardımına yönelik kesintilere karşı çıkılması ve üniversite harçlarındaki artışların durdurulması bulunuyor.
“Üniversiteye değil, geleceğimize erişim istiyoruz”
Üniversite öğrencilerinin eylemleri, eğitim alanındaki kaynak sorunlarını gençlerin yaşam maliyetiyle birleştiriyor.
Öğrenci örgütleri özellikle konut yardımlarına yönelik politikaları, kayıt ücretlerindeki artışları ve yükseköğretimdeki seçici mekanizmaları eleştiriyor. Ayrıca Parcoursup ve MonMaster sistemlerinin öğrenciler üzerindeki baskısını gündeme getiriyorlar.
Böylece liselerdeki “öğretmen yok, sınıflar kalabalık” tepkisi, üniversitelerde “barınma pahalı, eğitim pahalı, geleceğimiz belirsiz” itirazıyla birleşiyor.

29 Eylül’de yüzlerce lise eylemdeydi
29 Eylül’de hareket ülke çapında daha büyük bir boyuta ulaştı. Eğitim Bakanlığı o gün 338 eğitim kurumunun eylemlerden etkilendiğini, 45’inde tam blokaj, 46’sında ise blokaj girişimi bulunduğunu açıkladı. Le Monde’un aktardığı verilere göre aynı gün yaklaşık 410 lise düzeyinde eylem veya protesto faaliyeti görüldü.
Aynı gün İçişleri Bakanlığı 440 kişinin gözaltına alındığını açıkladı; bunların önemli bölümünün reşit olmadığı bildirildi. Eylemlerin büyük bölümünün barışçıl geçtiği, ancak bazı noktalarda polisle çatışmalar, yangınlar ve maddi hasar olaylarının yaşandığı aktarıldı.

Polis müdahaleleri de tartışmanın merkezinde
Eylemlerin bazı kentlerde polis müdahalesiyle karşı karşıya kalması, gençlerin eğitim taleplerinin yanı sıra toplanma ve gösteri hakkı ile kolluk müdahalesi tartışmasını da büyüttü.
Örneğin Saint-Ouen-l’Aumône’da bir polis memurunun bir lise öğrencisine yakın mesafeden Cougar tipi gaz bombası fırlattığını gösteren görüntünün sosyal medyada yayılmasının ardından Ulusal Polis Genel Müfettişliği (IGPN) soruşturma başlattı.
1 Ekim’de ise Lille’deki Faidherbe Lisesi önünde polisin göz yaşartıcı gaz kullandığı bildirildi. Montpellier’de de çeşitli lise ve üniversitelerdeki eylemler sırasında gözaltılar yaşandı.
Hükümet kriz toplantısı düzenledi
Eylemlerin ülke geneline yayılması üzerine Başbakan Sébastien Lecornu, 1 Ekim’de hükümetin kriz toplantısı yapacağını açıkladı. Hükümet bir yandan öğrencilerin eğitim koşullarına ilişkin bazı taleplerinin meşru olduğunu kabul ederken, diğer yandan şiddet ve kamu düzenini bozan eylemlere karşı sert tutum sergiliyor.
Eylemlerin büyümesi, hükümetin 2027 bütçesinde tasarruf ve harcama kesintileri gündeminin açıklanacağı döneme de denk geldi. Böylece öğrencilerin eğitim ve yaşam koşullarına ilişkin talepleri, Fransa’daki kamu harcamaları ve sosyal haklar tartışmasıyla doğrudan kesişmiş durumda.
Gençlik hareketi yeni eylemler çağrısıyla sürüyor
Lise ve üniversite öğrenci örgütleri hareketin sona ermediğini açıkladı. Union Étudiante ve Union Syndicale Lycéenne, 1 Ekim’deki blokajların ardından 6 Ekim’de yeni bir gençlik seferberliği çağrısı yaptı.
Fransa’daki hareket böylece yalnızca tek tek okullardaki eğitim sorunlarına karşı gelişen protestolar olmaktan çıkarak, kamusal eğitime ayrılan kaynaklar, eğitimde sınıfsal eşitsizlik, öğrencilerin barınma ve geçim koşulları ve gençlerin geleceği etrafında birleşen daha geniş bir toplumsal mücadeleye dönüşme sürecinde.


































