COP31 Öncesi Antalya’da Sendika ve Hak Örgütü Yöneticilerine Gözaltı, Dosyaya Gizlilik Kararı

Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde sendika, hukuk ve insan hakları örgütü yöneticilerinin gözaltına alınmasına ilişkin soruşturmada dosyaya gizlilik kararı getirildi. Gözaltı gerekçeleri henüz açıklanmazken, avukatlar dosyanın içeriğine ulaşamadıklarını belirtti. Yeni Parti Antalya Milletvekili Cavit Arı, operasyonun NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıları hatırlattığını söyledi.

featured
Haberi sesli dinleyebilirsiniz 00:00 / --:-- Hız

ANTALYA – Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde gerçekleştirilen ev baskınlarında insan hakları savunucuları, sendika yöneticileri ve bir avukat gözaltına alındı. 3 Kasım sabahı düzenlenen operasyonda İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Emekli-Sen yöneticisi Mehmet Şerif Özdemir, Tüm Bel-Sen Antalya Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü İlhan Karakurt ile Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Antalya yöneticisi avukat Kazım Yiğit gözaltına alındı.

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan isimlerin dosyalarına kısıtlılık, diğer adıyla gizlilik kararı getirildi. Bu nedenle avukatların soruşturmanın içeriğine ve gözaltı gerekçelerine ilişkin bilgi edinmesi engellendi.

Gözaltına alınan İlhan Karakurt’un serbest bırakıldığı, diğer isimlerin ifade işlemlerinin ise sonraki güne bırakıldığı bildirildi.

‘Gözaltı gerekçesi konjonktürel olabilir’

Avukat Salim Berkay Aksu, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle soruşturmanın somut içeriğine ulaşamadıklarını belirtti. Baro, ÇHD ve İHD’den avukatlarla birlikte süreci takip ettiklerini aktaran Aksu, gözaltındaki kişilerle görüşerek bilgi edinmeye çalıştıklarını söyledi.

Gözaltıların COP31 öncesine denk gelmesine dikkat çeken Aksu, zamanlamanın soruşturmayla bağlantılı olabileceğini değerlendirmekle birlikte, ellerinde doğrudan COP31 bağlantısını gösteren somut bir veri bulunmadığını vurguladı.

İstisnai değil, sistematik!

Sermaye devletinin devrimci ve toplumsal muhalefetten duyduğu korku, onu daha baskıcı, daha zorba, daha otokratik ve kendi yasasını da tanımaz hale getiriyor. 1 Mayıs’lar öncesi gerekçesiz biçimde ev baskınları, gözaltılar ve hatta tutuklamalarla 1 Mayıs’ları kriminalize etmeye çalışan siyasi iktidar, aynı zamanda tek tek kişilerden bile ne kadar korktuğunu defalarca göstermişti. Ancak bu histerik hak ihlalî 1 Mayıs’larla sınırlı kalmadı, NATO toplantısı öncesinde de aynısı yapıldı, şimdi ise COP31 öncesi yapılıyor. Artık kitlesel eylem ve etkinliklerin yada uluslararası toplantıların öncesinde ev baskınları ve gözaltı saldırıları sistematik bir uygulama oldu.

Antalya Milletvekili Cavit Arı da dosyada gizlilik kararı bulunduğu için gözaltı gerekçelerinin henüz öğrenilemediğini belirtti. Gözaltına alınanların kentte sendikal faaliyetlerde ve toplumsal muhalefette etkin isimler olduğunu söyleyen Arı, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti.

Arı, Ankara’da düzenlenen NATO toplantısı öncesinde yaşanan gözaltı ve tutuklamaları hatırlatarak Antalya’daki operasyonun da benzer bir “önleyici işlem” olabileceğini ifade etti. Toplumsal tepkinin önüne geçmek amacıyla böyle bir yaklaşım benimsenmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.

Sendikalardan ve hak örgütlerinden tepki

Tüm Bel-Sen, yaptığı açıklamada gözaltıların sendikal mücadeleye ve toplumsal muhalefete yönelik bir gözdağı olduğunu savundu. Sendika, COP31 öncesinde “güvenlik önlemi” gerekçesiyle gerçekleştirilen operasyonun, NATO Zirvesi öncesinde yaşanan uygulamaları hatırlattığını belirterek gözaltındakilerin serbest bırakılmasını istedi.

İHD Antalya Şubesi de hak savunuculuğu, sendikal faaliyetler ve savunma faaliyetlerinin kriminalize edilmeye çalışılmasına tepki gösterdi. ÇHD Antalya Şubesi ise gözaltı sürecini takip ettiklerini duyurdu.

COP31 öncesinde iklim politikaları da tartışılıyor

Antalya’da 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek COP31, iklim kriziyle mücadele başlığında uluslararası görüşmelere ev sahipliği yapacak. Ancak zirve öncesinde yaşanan gözaltılar, toplantının yapılacağı kentte sendikal faaliyetler ve demokratik haklar üzerindeki tartışmaları da gündeme taşıdı.

TEMA Vakfı da zirve öncesinde yayımladığı açıklamada, 1995’te başlayan COP sürecinden bu yana verilen iklim taahhütlerine rağmen atmosferdeki karbondioksit yoğunluğunun artmayı sürdürdüğüne dikkat çekti. Vakfa göre 1995’te 360,82 ppm olan atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu 2025’te 427,35 ppm’e yükseldi. Açıklamada, iklim krizine tarihsel olarak en fazla neden olan sanayileşmiş ülkelerin sorumluluklarını üstlenmek yerine yükü ekonomik açıdan kırılgan ülkelere aktarmayı sürdürdüğü belirtildi.

COP31 öncesinde gözaltına alınan sendika ve hak örgütü temsilcilerine yönelik soruşturmanın içeriği ise gizlilik kararı nedeniyle henüz açıklığa kavuşmadı. Gözaltıların zirveyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteren kesinleşmiş bir bilgi bulunmazken, operasyonun zamanlaması ve kamuoyuna açıklanmayan gerekçeleri sistematik hak ihlalleri uygulamalarının biri olduğuna işaret ediyor.

https://devrimcidusun.org/wp-content/uploads/2021/04/1.png
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

DEV-KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Merhaba, Ziyaretçi 👋

Bugün nasıl yardımcı olabilirim?

Hukuk-Adalet COP31 Öncesi Antalya’da Sendika ve Hak Örgütü Yöneticilerine Gözaltı, Dosyaya Gizlilik Kararı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir