ANTALYA – Kuyu tipi hapishaneler, tutsakları uzun süreli yalnızlaştırma ve iletişimsiz bırakma amacıyla tasarlanmış faşist bir tecrit aracıdır. Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen, bu ağır tecrit koşullarından kurtulmak ve insan onuruna yakışır bir hapishaneye sevk edilmek için süresiz açlık grevine başlamıştı. Sermaye devletinin cezaevi politikaları, siyasi ve toplumsal muhalefeti ezmek üzere tecriti sistematik bir silah olarak kullanmaktadır.
Zorla Müdahale ve Katletme Girişimi
Ailelerin ve HHB ile TAYAD’ın yaptığı açıklamaya göre, üç tutsak açlık grevi sırasında zorla hastaneye götürülerek müdahale edildi. Bu tür zorla besleme ve hastane sevkleri, uluslararası insan hakları normları açısından işkence ve kötü muamele kapsamına girmekte, tutsakların iradesini kırmayı ve eylemi sona erdirmeyi hedeflemektedir. Aileler, bu müdahalenin doğrudan bir katletme girişimi olduğunu vurgulayarak devletin sorumluluğunun altını çizdi.
Faşist Cezaevi Sistemi ve Emekçi Direnişi
Türkiye’de kuyu tipi hapishaneler, emperyalist kapitalizmin ve onun yönetimlerinin devrimcileri, muhalifleri ezme aracı işlevi görmektedir. Tecrit, işkence ve güvencesizleştirme politikaları, emekçi sınıfların ve devrimci tutsakların kolektif mücadelesini kırmak üzere devreye sokulmaktadır.
Tutsakların sevk talebinin acilen karşılanması, zorla müdahalelerin son bulması ve tecrit koşullarının kaldırılması yönündeki çağrılar sürmektedir.





































