İSTANBUL – ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik müzakereler üzerinden Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’ye yönelik eleştirilerini sürdürdü. Dün(19 Ekim’de) gazetecilere konuşan Trump, Zelenskiy’nin Moskova ile anlaşma yapmak istemediğini öne sürerek, “Belki de Zelenskiy’nin müzakereleri başka birine devretmesinin zamanı gelmiştir” dedi.
Trump, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını küçümseyen ifadeler de kullanarak Moskova’nın son dönemde “fazla bir şey yapmadığını” savundu. Açıklamalar, savaşın sona erdirilmesi konusunda ABD yönetiminin Kiev üzerindeki baskısını artırdığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Washington ile Kiev arasında gerilim büyüyor
Trump’ın 10 Ekim’de de Zelenskiy’nin yerine başka bir liderin gelmesi gerektiğini söylemişti. Trump, Ukrayna’nın Rusya ile daha önce anlaşmaya varabileceğini savunmuş ve Zelenskiy’yi bu yönde adım atmamakla suçlamıştı.
İki yönetim arasındaki gerilimde, ABD’nin Rusya’dan dizel yakıt ithalatına yönelik anlaşması ve Moskova’ya uygulanan yaptırımların gevşetilmesi tartışmaları da etkili oldu. Zelenskiy, ABD’nin bu adımına tepki gösterirken Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırılar konusunda Washington’la görüş ayrılıkları yaşandığı bildirildi.
Barış görüşmeleri kimin koşullarıyla yürütülecek?
Trump yönetimi, savaşın sona erdirilmesi için müzakereleri hızlandırmaya çalıştığını savunuyor. Ancak Washington’un Kiev’e yönelik açıklamaları ve Moskova’yla yürüttüğü temaslar, olası bir anlaşmanın hangi koşullarda yapılacağı sorusunu öne çıkarıyor.
Trump’ın Zelenskiy’ye yönelik son açıklaması, savaşın sona erdirilmesine ilişkin tartışmanın yanı sıra Ukrayna’nın müzakere sürecindeki siyasi temsilinin de perde arkasında ABD olduğunu gösteriyor.
Savaşın geleceği yalnızca müzakere masasına kimin oturacağına değil, olası bir anlaşmanın hangi koşullarda yapılacağına ve ABD-Rusya arasındaki uzlaşma noktalarına bağlı olacak.
































