İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

Rosa Lüxemburg, Kadının Gerçek Kurtuluşunu Halen Haykırıyor

featured

Mart 1871’de doğan Rosa Luxemburg, baştan beri olasılıkları görmezden gelme ve mevcut duruma meydan okuma sanatında mükemmeldi. O koşulları olduğu gibi kavrıyor ama duruma teslim olmak yerine koşulları değiştirmek için mücadele ediyordu.

Rosa daha sınıf mücadelesine atılmadan bile sosyal hayatında da birçok engelle karşılaştı. Fiziksel engellerin küçük görüldüğü bir zamanlarda O topallıyordu ve bir Yahudi olarak, Rus işgali altındaki Polonya’da ikinci sınıf bir vatandaş olarak muamele görüyordu.

Bütün bu engellere karşın, o sırada İsviçre’deki Zürih Üniversitesi’nde doktora yapan az sayıda kadından biri oldu.

Luxemburg, hayatı boyunca (Birinci Dünya Savaşı’na muhalefet de dâhil olmak üzere) devrimci fikirleri nedeniyle birçok kez hapse atıldı ve Marksist olmasına rağmen, aynı zamanda bilimsel sosyalizmde gördüğü yanlışlarıda en açık sözlü eleştirenlerinden biriydi.

Rosa, faşist katillerce önce kaçırıldı, sonra başından vuruldu ve muhtemelen halen yaşarken bir kanala atıldı.

Rosa Lüxemburg’un vurulduktan sonra atıldığı kanala yapılan anıt.

Ne Rosa’yı gerçekten öldürebildiler, ne de onun ölü bedenini ve fikirlerini yok edebildiler! Anıt şimdi Berlin’de Rosa Luxemburg’un başından vurulduğunda, muhtemelen hala hayattayken kanala atıldığı yeri işaret ediyor.

Ayrıca, Luxemburg kendi zamanında feminist hareketle hiçbir zaman tam olarak özdeşleşmemiş, O kadının kurtuluş hareketini sınıf mücadelesinden ayrı düşünmemiştir. Kadın sorununun sınıflı topluma ait bir sorun olduğunu, bu nedenle kurtuluşun sermaye sınıfının iktidarlarına karşı yürütülen sınıf mücadelesinde olduğunu savunmuştur.

Almanya’da binlerce kişinin katıldığı Rosa Lüxemburg ve Karl Liebknecht anması… Pankartın türkçesi: Lüxemburg, Liebknecht, Lenin / Hiçbiri unutulmadı! / Ayağa Kalkın ve Devam Edin!

Red Rosa: A Graphic Biography of Rosa Luxemburg eserinin yazarı ve çizeri Kate Evans, Luxemburg’un hikâyesini kendi sözleriyle bize anlatıyor.

  • “Zenginlerin vicdanını tüm acılarla, tüm gizli ve acı gözyaşlarıyla doldurmak istiyorum.”

1880’lerde Varşova’da bir kız öğrenci olan Rosa Luxemburg, eşitsizliğe ve insanların acı çekmesine karşı çıktı ve eşitlik için savaşmanın yaşı olmadığını gösterdi.

  • “Kapitalizm tüm dünyayı yutma eğilimindedir […] ancak kendi başına var olamaz; toprağı olarak başka ekonomik ortamlara ihtiyaç duyar.”

 Rosa Luxemburg, iktisat alanında doktora yaptı. Dr. Luxemburg, kapitalizmin temelde istikrarsız olduğunu ve krize meyilli olduğunu savundu ve şu anda 2008 kredi krizi dediğimiz duruma yol açan bazı sebepleri tahmin etti.

  • “Ya Barbarlık Ya Sosyalizm!”

Ve kapitalizm krizdeyken basit bir seçimin olduğuna inanıyordu. Sosyalist bir toplum, suçunu yaygın kapitalizmden sorumlu tuttuğu kargaşa ve zulme tercih ediyordu.

  • “Yalnızca doğrudan kitlesel eylem değişimi sağlayabilir!”

Dr. Luxemburg sosyalist devrimin bir destekçisiydi ve insanları ayağa kalkmaya ve hayatlarının kontrolünü ele geçirmeye teşvik etti.

  • “Yalnızca bir partinin taraftarları için özgürlük, hiçbir şekilde özgürlük değildir. Özgürlük, farklı düşünenler için her zaman ve münhasıran özgürlüktür.”

Ama Dr. Luxemburg aynı zamanda bir demokrattı. Basın özgürlüğüne ve meclis özgürlüğüne inandı ve bu konularda Lenin ile aynı fikirde değildi.

  • “… ölüm ve yıkım saçmak.”

Rosa Luxemburg, emperyalizme şiddetli bir şekilde karşıydı.

  • “Savaş metodik, organize, devasa bir cinayettir.”

Birinci Dünya Savaşı’na karşı savaştı, bunun sonucunda hapsedildi ve sorumlu generallerin savaş suçlarından yargılanması gerektiğine inanıyordu.

  • “Dikkatsizce ezilen her sinekle tüm dünyanın sonu gelir.”

Hayata olan saygısı hayvanlar âlemine de uzandı. Hapishanedeyken hücresindeki eşek arısını reçelle besledi.

  • “Bahane üretmeyin ve dünyayı değiştirmek için savaşın.”

Rosa Luxemburg, bir kadın, mülteci, Yahudi ve fiziksel engelli biri olarak ayrımcılığa uğramasına rağmen; saygın ve başarılı bir akademik kuramcı, gazeteci ve editör oldu. Eğilmez bir sosyalist devrimci oluşundan bahsetmeye gerek bile yok.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
k_zg_n
Kızgın
0
_a_rm_
Şaşırmış
Rosa Lüxemburg, Kadının Gerçek Kurtuluşunu Halen Haykırıyor
https://devrimcidusun.org/wp-content/uploads/2021/04/1.png
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!