ANKARA – Urfa ve Maraş’ta meydana gelen silahlı saldırılar, eğitim kurumları ve toplumsal güvenliği doğrudan tehdit eder hale geldi. Öğretmenler, bu olayları tesadüfi vakalar olarak değil, güvenlik politikalarındaki yetersizliklerin ve toplumsal şiddetin kurumsallaşmasının bir sonucu olarak değerlendiriyor. Nöbet eylemi, eğitim emekçilerinin kendi can güvenliklerini ve öğrencilerin geleceğini koruma mücadelesinin somut bir adımı olarak öne çıkıyor.
Milletvekillerinin de katıldığı nöbet sırasında öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan somut önlemler talep etti. “Yusuf Tekin istifa” çağrıları, eğitim alanındaki yönetim zafiyetine karşı yükselen sesleri yansıttı. Eylemciler, bakanlık politikalarının şiddeti önlemede yetersiz kaldığını ve öğretmenlerin yalnız bırakıldığını vurguladı.
Öğretmenler, yaşam nöbetinin devam edeceğini ve talepleri karşılanana kadar bakanlık önünde kalacaklarını açıkladı. Bu eylem, Türkiye’de eğitim sisteminde yaşanan güvenlik krizine karşı kolektif bir duruşu temsil ediyor ve benzer şiddet olaylarının tekrarlanmaması için acil yapısal değişikliklerin gerekliliğini bir kez daha gündeme taşıyor.





































