MESEM’li Mahir Buğra Karagön’ün Davasında İki Sanık Tahliye Edildi

İskenderun’da MESEM kapsamında çalıştığı Saray Pastanesi’nde elektrik akımına kapılarak 1 Mayıs’ta yaşamını yitiren 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön’ün davasının ilk duruşması görüldü. Mahkeme, tutuklu yargılanan işyeri sahibi Sami Çelik ile elektrikçi Hacı Yaşarsoy’un tahliyesine karar verdi. Aile ve avukatı ise davanın “taksirle öldürme” kapsamında görülmesine ve sorumluluğun daraltılmasına itiraz ediyor.

featured
Paylaş
MESEM’li Mahir Buğra Karagön’ün Davasında İki Sanık Tahliye Edildi Haberi sesli dinleyebilirsiniz
00:00 --:--
Hız

HATAY – Hatay’ın İskenderun ilçesinde Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında çalıştırıldığı Saray Pastanesi’nde 1 Mayıs’ta elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön’ün davasının ilk duruşması görüldü.

İskenderun 12. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu yargılanan işyeri sahibi Sami Çelik ile elektrikçi Hacı Yaşarsoy tahliye edildi. Böylece dosyada tutuklu sanık kalmadı. Karagön ailesi ise Mahir’in ölümünün yalnızca “taksir” kapsamında değerlendirilmesine karşı çıkıyor.

“Bir kaza değil, bilinen tehlikenin sonucu”

Mahir’in ailesinin avukatı Mehtap Sert, daha önce yaptığı açıklamalarda işyerindeki elektrik sorununun ölümden önce de bilindiğini belirtti. Ailenin aktardığına göre olaydan bir gün önce de bir öğrencinin elektrik akımına kapıldığı, buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı iddia ediliyor.

Sert, bu nedenle olayın “taksirle öldürme” olarak değerlendirilmesine itiraz ediyor. Avukata göre daha önce yaşanan elektrik çarpmaları ve işyerindeki tehlikenin bilinmesine rağmen önlem alınmaması, olayın basit bir iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini gösteriyor.

Mahir’in işi elektrik değil, pastacılıktı

Dosyaya ve ailenin açıklamalarına göre Mahir, Yiyecek ve İçecek Hizmetleri alanında eğitim gören bir MESEM öğrencisiydi. Buna karşın ölümüne neden olan olay, işyerindeki bir malzeme dolabının montajı sırasında meydana geldi.

Ailesi, Mahir’in elektrikçilik eğitimi almadığını, pastacılık öğrenmek amacıyla MESEM’e devam ettiğini vurguluyor. Anne Serap Karagön, oğlunun mutfakta çalışması gerekirken tadilat ve montaj işlerinde kullanıldığını belirtiyor.

Mahir’in ölümünden önce çektiği görüntüler de ailesi tarafından çalışma koşullarına ilişkin önemli kayıtlar olarak gösteriliyor. Aile, uzun çalışma saatlerine ve okul günlerinde dahi işyerine çağrılmasına dikkat çekiyor.

Çalışırken yok yazılmadı, öldüğünde 43 gün devamsız yazıldı

Mahir’in ailesinin dikkat çektiği bir başka nokta ise eğitim hakkı.

Ailenin verdiği bilgilere göre Mahir, okulda olması gereken günlerde de işyerinde çalıştırıldı ancak bu günlerde devamsız gösterilmedi. Ölümünün ardından ise karnesine ikinci dönem için 43 gün devamsızlık işlendi ve sınıf tekrarı kararı verildi.

Bu durum, MESEM sisteminde “eğitim” ile “çalışma” arasındaki sınırın kim tarafından ve nasıl denetlendiği sorusunu gündeme getiriyor.

İSİG: MESEM çocuk emeğinin ucuz işgücüne dönüştürülmesine karşı mücadele

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, Mahir’in ölümünü doğrudan çocuk işçi ölümü ve iş cinayeti olarak değerlendiriyor. İSİG’e göre MESEM’deki denetimsizlik, öğrencilerin işyerlerinde yeterli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri olmadan çalıştırılmasına yol açıyor.

Mahir’in ölümü de bu açıdan tekil bir olay olarak değerlendirilmiyor. İSİG, 2023’ten bu yana MESEM kapsamında çalışan en az 20 öğrencinin yaşamını yitirdiğini belirtiyor.

Çocukların eğitim hakkının piyasadaki ucuz emek ihtiyacının gerisine itilmesi, MESEM uygulamasına yönelik eleştirilerin merkezinde bulunuyor.

İddianamede dört sanık

Soruşturma kapsamında işyeri sahibi Sami Çelik ile Hacı Yaşarsoy, Halil Toktaş ve Kadir Altıntaş hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan dava açıldı.

İddianame İskenderun 12. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Karagön ailesinin avukatı ise davanın Asliye Ceza Mahkemesinde değil, Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunuyor.

İSİG’in değerlendirmesiyle mesele yalnızca dört sanığın yargılanmasıyla sınırlı değil. Mahir’in ölümü, çocuk emeğinin hangi koşullarda işyerlerine gönderildiği, işyerlerinin nasıl denetlendiği ve eğitim kurumlarının sorumluluğunun nerede başlayıp nerede bittiği sorularını da gündeme getiriyor.

“Çocukların yeri işyerleri değil”

Mahir’in ardından yapılan açıklamalarda emek ve meslek örgütleri, MESEM sisteminin çocukları işgücüne dahil eden yapısına dikkat çekti.

Eğitim-Sen İskenderun Şubesi, çocukların yerinin işyerleri değil okullar ve kütüphaneler olduğunu belirtirken, İSİG de çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması ve işyerlerinde gerçek anlamda işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması çağrısını sürdürüyor.

Mahir Buğra Karagön artık yalnızca bir dava dosyasındaki isim değil; MESEM sistemi altında çalıştırılan çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin ve çocuk emeğinin nasıl bir çalışma rejimine dönüştürüldüğünün simgelerinden biri olarak anılacak.

https://devrimcidusun.org/wp-content/uploads/2021/04/1.png
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

DEV-KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Merhaba, Ziyaretçi 👋

Bugün nasıl yardımcı olabilirim?

Emek MESEM’li Mahir Buğra Karagön’ün Davasında İki Sanık Tahliye Edildi

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir