MHP şefi Devlet Bahçeli, 13 Ekim’de partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın savunmasına gerekli olan her türlü askeri desteği vermesi için imkân sağlanması gerektiğini belirtti.
Bahçeli, Mekke Savunma İttifakı kapsamındaki yükümlülüklere işaret ederek, uluslararası hukuku ihlal ettiğini söylediği yaklaşımlara karşı kararlı biçimde karşılık verilmesini istedi. Diplomatik girişimlerin yetersiz kalması durumunda caydırıcı gücün kullanılabileceğini de ifade etti.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ortak savunma anlaşması
Mekke Savunma İttifakı, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulan ortak savunma mekanizmasına dayanıyor. Üç ülke, Ağustos 2026’da İstanbul’da yapılan toplantıda savunma iş birliğini kurumsallaştırma, askeri kapasite ve koordinasyonu güçlendirme kararlarını açıklamıştı.
5 Ekim’de Riyad’da yapılan olağanüstü toplantının ardından yayımlanan ortak açıklamada ise üzerinde uzlaşılan askeri kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan’a sağlanması ve hızla konuşlandırılması için ‘gerekli tedbirlerin alınacağı’ duyuruldu.
Cumhurbaşkanı/AKP şefi Erdoğan da 12 Ekim’de anlaşmanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne onay için sunulacağını açıkladı.
Yemen’deki çatışmalar ittifakın askeri boyutunu öne çıkardı
Suudi Arabistan’a yönelik Yemen’deki Husilerle bağlantılı saldırılar, ittifakın savunma alanındaki iş birliğini gündemin ön sıralarına taşıdı. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ekim’de yaptığı açıklamada Ankara’nın Suudi Arabistan’a nasıl destek sağlayabileceğini değerlendirdiğini belirtirken, Türkiye’nin saldırı amaçlı operasyonlara katılmayacağını ve saldırı düzenlemek üzere asker göndermeyeceğini söylemişti.
Bahçeli’nin açıklaması, Türkiye’nin ittifak kapsamında üstleneceği askeri desteğin kapsamına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Açıklama, Türkiye’nin bölgesel çatışmalardaki rolü ve askeri ittifakların Ortadoğu’daki güç dengelerine etkisi bakımından önem taşıyor.
İran’a karşı yeni bir cephe mi?
Mekke Savunma İttifakı’nın doğrudan İran’a karşı kurulduğu yönünde üç ülkenin ortak açıklamalarında ilan edilmiş bir hedef bulunmuyor. Ancak Suudi Arabistan’ın Yemen’de Husilerle yaşadığı çatışmalar ve Husilerin İran’la ilişkileri, ittifakın bölgesel güç mücadelesi ve vesayet savaşları bağlamında halî hazırdaki ABD-İran savaşı göz önünde bulundurulduğunda ABD’nin bölgedeki işbirlikçisi konumundaki devletleri bir araya getirerek İran’a karşı bir cephe oluşturduğu yönünde değerlendirilmesine yol açıyor.
Türkiye’nin Suudi Arabistan’a sağlayacağı askeri desteğin kapsamı ve ittifakın sonraki adımları, anlaşmanın uygulanması ve parlamentodaki onay süreciyle netleşecek. Bahçeli’nin “her türlü askeri destek” çağrısı ise Türkiye’nin bölgedeki askerî etkinliğinin genişletilmesi yönünde siyasi bir talep olarak öne çıktı.

































