İSTANBUL – Raporda yer alan bilgiler, işçi sınıfının ağır çalışma koşulları, yetersiz güvenlik önlemleri ve patronların kâr hırsı nedeniyle sürekli olarak katledildiğini ortaya koyuyor. Özellikle inşaat, madencilik, taşımacılık ve sanayi sektörlerinde yoğunlaşan ölümler, sistematik bir sorunun devam ettiğini gösteriyor. Çocuk işçilerin varlığı ise, emek sömürüsünün en çıplak halini temsil ediyor.
Sektörel Dağılım ve Bölgesel Gerçekler
- En fazla ölümün yaşandığı sektörler arasında inşaat ve madencilik öne çıkıyor.
- Tarım ve hizmet sektörlerinde de önemli sayıda işçi hayatını kaybetti.
- Ülke genelinde dağılım, büyük kentlerden kırsal bölgelere kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Bu veriler, neoliberal politikaların ve özelleştirmelerin işçi sağlığını nasıl hiçe saydığını bir kez daha kanıtlıyor. Devlet denetimlerinin yetersizliği ve patronların maliyet düşürme çabaları, emekçilerin can güvenliğini sistematik olarak riske atıyor.
Çocuk İşçilik ve Sömürü Zinciri
Mart ayında ölen 8 çocuk işçinin varlığı, kapitalist sistemin çocuk emeğini nasıl ucuz ve güvencesiz bir kaynak olarak gördüğünü gösteriyor. Eğitim haklarından mahrum bırakılan, ağır koşullarda çalıştırılan çocuklar, sömürü düzeninin en savunmasız kurbanları arasında yer alıyor.
İSİG Meclisi’nin raporları yıllardır bu cinayetleri “iş kazası” değil, “iş cinayeti” olarak nitelendirerek kayıt altına alıyor ve kamuoyuna sunuyor. Veriler, sermaye birikiminin işçilerin yaşamları üzerinden sağlandığını somut olarak ortaya koyuyor.





































