İSTANBUL – Otokratik rejimin hukuku daha önce defalarca kez olduğu gibi bir kez daha istismar davasında beraat verdi. Kur’an’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler’nin, çocuk yaşta istismara uğradığı ve zorla evlendirildiği belirtilen Fatma Nur Çelik’in 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler’i istismar ettiği iddiasıyla yargılandığı davada karar açıklandı.
Fatma Nur Çelik’in ve kızı Hifa İkra Şengüler’in hikâyesi, çocuklara yönelik cinsel istismar iddiaları, koruma mekanizmalarının işleyişi ve adalet arayışıyla gündeme geldi. Çelik, yıllar önce çocuk yaşta cinsel istismara maruz kaldığını ve ardından istismarla suçladığı Ayhan Şengüler’le evlendirildiğini anlattı. Yıllar sonra bu kez kızının da aynı kişi tarafından istismar edildiğini öne sürerek hukuki mücadele başlattı.
Hifa İkra’ya yönelik istismar iddiası
Fatma Nur Çelik, kızının henüz 3 yaşındayken istismara maruz kaldığını öne sürdü. İddialar üzerine Ayhan Şengüler hakkında soruşturma ve dava süreci başladı. Çelik, kızının korunması ve sorumluların yargılanması için başvurularda bulundu.
Dosyayı takip eden avukatlar, soruşturma ve yargılama aşamalarında ciddi sorunlar yaşandığını savundu. Fatma Nur Çelik’in avukatı Buse Naz Güneş, soruşturmanın etkili yürütülmediğini ve dosyanın kapatılmasına yönelik girişimlere karşı mücadele ettiklerini anlattı.
Adliye önünde adalet nöbeti tuttu
Kızına yönelik istismar iddiasıyla yürütülen süreçte sanığın tutuklanmasını isteyen Fatma Nur Çelik, İstanbul Anadolu Adliyesi önünde adalet nöbetine başladı. Kamuoyuna seslenerek hem kendisinin hem de kızının güvenliğinden endişe ettiğini dile getirdi.
Çelik, olası bir ölümünün intihar olarak değerlendirilmemesini istediğini belirten açıklamalar yaptı. Bu sözler, anne ve kızının daha sonra şüpheli koşullarda ölü bulunmasının ardından yeniden gündeme geldi.
Anne ve kızı Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu
Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler’in cansız bedenleri, 2 Mart 2026’da İstanbul’un Zeytinburnu ilçesindeki Kazlıçeşme sahilinde bulundu. Olayın ardından ölüm nedenleri ve koşullarına ilişkin soru işaretleri kamuoyunda tartışıldı.
Çelik’in daha önce güvenliğinden endişe ettiğini açıklamış olması, kadın örgütleri ve kamuoyunda olayın bütün yönleriyle aydınlatılması yönündeki çağrıları güçlendirdi. Ancak anne ve kızının ölümüne ilişkin sorumluluk konusunda kesinleşmiş bir yargı kararı bulunduğu söylenemez. İstismar davasındaki beraat kararı da tek başına ölümlerin nedenini açıklamıyor.
İstismar davasında beraat kararı
Hifa İkra’ya yönelik cinsel istismar iddiasıyla Ayhan Şengüler hakkında açılan davanın karar duruşması 14 Ekim’de İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, sanık hakkında delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verdi.
Duruşma öncesinde adliye önünde bir araya gelen kadınlar, “Fatmanur ve Hifa İkra için adalet istiyoruz” diyerek açıklama yaptı. Davaya katılmak isteyen kurumların talepleri değerlendirilirken, gizlilik kararının kaldırılması yönündeki talep de mahkeme tarafından reddedildi.
Yanıt bekleyen sorular
Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra Şengüler’in yaşadıkları, çocuklara yönelik istismar iddialarında koruma mekanizmalarının zamanında ve etkili işletilip işletilmediği sorusunu gündeme getirdi. Çelik’in uzun süre kamuoyuna seslenmesi ve adliye önünde adalet araması, anne ve kızının korunması için hangi adımların atıldığına ilişkin soruların yanıtlanması talebini de beraberinde getirdi. Konu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilen soru önergelerine de yansıdı.
Anne ve kızının ölümüne ilişkin soru işaretleri ile istismar davasındaki beraat kararı ayrı hukuki süreçler olarak ele alınmalı. Fatma Nur Çelik’in adalet arayışı sırasında dile getirdiği iddiaların ve koruma başvurularının nasıl değerlendirildiği yada neden değerlendirilmediği olayın bütün yönleriyle aydınlatılması bakımından önemini koruyor.

































