İSTANBUL – ABD, Danimarka ve Grönland arasında 22 Eylül’de New York’ta imzalanan anlaşma, 1951 tarihli savunma anlaşmasını genişletiyor. ABD’nin mevcut Pituffik Uzay Üssü’nü modernize etmesine ve Narsarsuaq ile Mestersvig bölgelerinde iki yeni askeri üs kurmasına izin veriliyor. Anlaşma, NATO dışı ülkelerin adada kalıcı askeri varlık bulundurmasını engellerken, Grönland’ın gelecekte bağımsız olması durumunda NATO’da kalmasını öngörüyor.
APK, bu düzenlemenin Grönland’ı büyük güçler arasındaki rekabetin cephe hattına dönüştüreceğini savundu. Adanın stratejik konumu ve doğal kaynakları nedeniyle emperyalist çıkarların hedefi haline geldiğini belirten parti, askeri yığınaklanmanın yerel halkın güvenliğini değil, savaş hazırlıklarını güçlendireceğini ifade etti.
Sömürgeci Yapı ve Halkın Hakları
APK, Danimarka hükümetinin Grönland halkının eşit katılımı olmadan hareket etmesini sömürgeci bir yaklaşım olarak nitelendirdi. Anlaşmanın egemenlik ve toprak bütünlüğünü tanıdığını iddia etmesine rağmen, pratikte ABD’nin askeri kontrolünü kalıcılaştırdığını savundu. Parti, Grönland halkının refah, güvenlik ve çevre koruması gibi temel ihtiyaçlarının askeri harcamalar karşısında geri plana itildiğini vurguladı.
Geçmişte ABD askeri varlığının adada kirlilik ve yıkım bıraktığına dikkat çeken APK, yeni üslerin benzer sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Emperyalist güçlerin kaynak ve jeopolitik kontrol mücadelesinin, yerel halkın kendi geleceğini belirleme hakkını gasp ettiğini ifade etti.
Arktik’te Militarizasyon
Anlaşma, Arktik bölgesindeki emperyalist askeri rekabeti yoğunlaştırırken, Grönland’ı NATO’nun ileri karakolu haline getirme riski taşıyor. APK, bu sürecin emperyalist savaş hazırlıklarının parçası olduğunu ve halkların çıkarlarına aykırı olduğunu savundu. Grönland halkıyla dayanışma çağrısı yapan parti, adanın militarizasyonuna karşı çıkılması gerektiğini belirtti.


































