İSTANBUL – İstanbul’da Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini öğrenmek ve sorumluların yargılanmasını sağlamak amacıyla sürdürdükleri mücadelenin 1125’inci haftasında bir kez daha Galatasaray Meydanı’ndaydı. 17 Ekim Cumartesi günü gerçekleştirilen buluşmada, 31 yıl önce zorla götürüldükten sonra kendisinden bir daha haber alınamayan beş çocuk babası Fehmi Tosun için adalet talebi yükseltildi.
İnsan Hakları Derneği Kayıplar Komisyonu üyesi Sebla Arcan’ın okuduğu açıklamada, Tosun dosyasının yıllardır yanıtlanmayan soruların ve cezasızlığın örneklerinden biri olduğu vurgulandı. Cumartesi Anneleri, tanıklara ve delillere rağmen gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların yargılanması için gereken adımların atılmadığına dikkat çekti.
Fehmi Tosun 19 Ekim 1995’te gözaltında kaybedildi
35 yaşındaki Fehmi Tosun, 19 Ekim 1995 sabahı İstanbul’un Avcılar ilçesindeki evinde yakın arkadaşı Hüseyin Aydemir ile kahvaltı yaptı. İki arkadaş daha sonra evden ayrıldı.
Aynı gün akşam saatlerinde silahlı ve telsizli, sivil giyimli üç kişi, beyaz bir Renault araçla Tosun’u evinin önüne getirdi. Eşi Hanım Tosun ve çocukları onu gördüğünde Tosun, kaçırıldığını belirterek yardım istedi. Ailesinin müdahale etmeye çalışmasına rağmen zorla araca bindirilerek götürüldü.
Hanım Tosun, eşinin kaçırıldığını bildirmek üzere Avcılar Karakolu’na başvurdu. Aracın plakasını polise iletti ve müdahale edilmesini istedi. Ancak ailenin başvurusu sonuç vermedi. Fehmi Tosun’dan ve o gün birlikte evden ayrıldığı Hüseyin Aydemir’den bir daha haber alınamadı.

AİHM ihlal tespit etti, ancak adalet sağlanmadı
Fehmi Tosun’un ailesi, kaybedilme olayının aydınlatılması için yıllar boyunca hukuki mücadele yürüttü. İç hukuk yollarından sonuç alamayan aile, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu.
Medyascope’un aktardığı bilgilere göre 2003’te sonuçlanan süreçte Türkiye hükümeti, soruşturmanın yetersiz kaldığını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını güvence altına alan 2’nci maddesi bakımından ihlal bulunduğunu kabul etti. Buna karşın Tosun’un akıbetini ortaya çıkaracak ve sorumluları yargı önüne çıkaracak etkili bir süreç işletilmedi.
Dosya, zamanaşımı gerekçesiyle verilen takipsizlik kararıyla kapatıldı. Ailenin bu karara yönelik itirazları da sonuçsuz kaldı. Aradan 31 yıl geçmesine rağmen Fehmi Tosun’un nerede olduğu ve kendisini kaçıranların kimler olduğu soruları yanıtlanmadı.
“Tanıklar var, deliller var; sorularımız yanıtsız bırakıldı”
1125’inci hafta açıklamasında Cumartesi Anneleri, hukuki girişimlere ve eldeki bilgi ve delillere rağmen dosyada ilerleme sağlanmamasına tepki gösterdi. Açıklamada, gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların yargılanması için gerekli adımların hâlâ atılmadığı belirtildi.
Cumartesi Anneleri’nin talebi yalnızca kaybedilen yakınlarının akıbetini öğrenmekle sınırlı değil. Aileler, zorla kaybetme iddialarının etkin biçimde soruşturulmasını, sorumluların belirlenmesini ve adaletin sağlanmasını istiyor.
Ne var ki, sermaye devletinin yaşam hakkını koruma ve ağır hak ihlallerini engelleme, etkili biçimde soruşturma gibi kamusal yükümlülükleri yerine getirmek bir yana bizzat failin kendisi olduğu da defalarca açığa çıkmıştı.
Galatasaray Meydanı’nda 1125 haftadır süren mücadele
Cumartesi Anneleri, 1995’ten bu yana gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanmasını talep etmek için Galatasaray Meydanı’nda buluşuyor. Eylemler, yıllar boyunca polis müdahaleleri, yasaklar ve meydandaki kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Anayasa Mahkemesi de geçmişte Cumartesi Anneleri’nin eylemlerine yönelik müdahalelerle ilgili hak ihlali kararları verdi.
Bir önceki hafta, 1124’üncü buluşmada, 30 Eylül 1993’te evinden alındıktan üç gün sonra öldürülmüş halde bulunan Abdülmecit Baskın’ın dosyası gündeme taşınmıştı. Cumartesi Anneleri, Baskın dosyasında da zamanaşımı gerekçesiyle kapanan yargı sürecine ve cezasızlığa dikkat çekmişti.
Fehmi Tosun dosyası da bu uzun mücadelede, kaybedilenlerin akıbetinin açıklanması ve sorumluların hesap vermesi yönündeki talebin hâlâ karşılanmadığını gösteriyor.
Hakikat açıklanmadan, sorumlular yargılanmadan adalet sağlanamaz
Cumartesi Anneleri’nin 1125’inci hafta buluşması, zorla kaybetmelerle ilgili dosyaların kapatılmasının ve yılların geçmesinin ailelerin adalet talebini ortadan kaldırmadığını bir kez daha ortaya koydu.
Fehmi Tosun’un ailesi 31 yıldır aynı soruya yanıt arıyor: Fehmi Tosun nerede? Bu sorunun yanıtlanması için kaybedilme olayının bütün yönleriyle aydınlatılması, sorumluların ortaya çıkarılması ve etkili bir yargı sürecinin işletilmesi gerekiyor.
Cumartesi Anneleri, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin Fehmi Tosun ve tüm kayıplar için adalet istemekten vazgeçmeyeceklerini vurguluyor.
































