Taraflar, ikili ekonomik ve ticari istişare mekanizması altında Çin-ABD Ticaret Konseyi kurulması konusunda mutabık kaldı. Konseyin temel görevi ikili ticareti optimize etmek olarak belirlendi. Karşılıklı saygı ve eşit istişare temelinde yaklaşık 30 milyar dolar değerindeki ürünlerin tarifelerinde indirim kararı alındı. Her iki tarafın ithal ettiği ürünlerin yüzde 90’ının tarifesi, en çok kayrılan ülke (MFN) oranı seviyesine düşürülecek. Çin’in ABD’den ithal ettiği kömüre uygulanan tarifeler de bu çerçeveye dahil edildi.
Yatırım Konseyi ve Tarım Çalışma Grubu
Çin-ABD Yatırım Konseyi kurulması kararlaştırıldı. Bu konsey, iki taraf için kurumsallaşmış bir iletişim platformu oluşturacak. Tarım ürünlerine ilişkin tarife dışı engellerin kaldırılması ve pazara erişim sorunlarının çözülmesi için kurulan tarım çalışma grubunun ilk toplantısının 2026 yılı sonundan önce yapılması kabul edildi.
Finansal Hizmetler ve Yapay Zekâ Diyaloğu
Finansal hizmetler alanında prensipte mutabakata varıldı. Çin, ABD sermayeli kuruluşlar dahil tüm ülkelerin finansal hizmet kuruluşlarının Çin’de faaliyet göstermesine ve şube açmasına ilişkin başvuruları yasa ve mevzuata uygun şekilde onaylayacağını belirtti. ABD’den de Çin sermayeli finans kuruluşlarına adil, şeffaf ve istikrarlı bir politika ortamı sunması beklentisi dile getirildi.
Yapay zekâ alanında Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in başkanlığında bir diyalog mekanizması kuruldu. İlk diyalog gerçekleştirildi; bir sonraki görüşmenin 2026 kasım ayı sonundan önce yapılması kararlaştırıldı. Yapay zekâ olaylarına ilişkin iletişim kanalı oluşturulması konusunda da anlaşma sağlandı.
Kuala Lumpur Düzenlemesi ve Uçuşlar
2025 Ekim’inde Kuala Lumpur’da varılan ve bazı tarife ile tarife dışı önlemlerin uygulanmasını 10 Kasım 2026’ya kadar askıya alan düzenleme, 10 Ocak 2027’ye kadar uzatıldı. Taraflar, doğrudan yolcu uçuşlarının artırılması konusunda iletişimi sürdürmeyi kabul etti.
Emperyalist Rekabet ve Küresel Ticaret
Çin ile ABD arasındaki bu mutabakat, iki büyük emperyalist ekonominin ticaret savaşları ve yaptırımlar sürecinde geçici bir denge arayışını yansıtıyor. Tarife indirimleri ve diyalog mekanizmaları, küresel tedarik zincirlerindeki gerilimi azaltmayı hedeflerken, aynı zamanda teknoloji, enerji ve tarım alanındaki hegemonya mücadelesinin devam ettiğini gösteriyor. Emperyalist güçler arasındaki ekonomik rekabet, gelişmekte olan ülkelerin ve emekçi halkların çıkarlarını ikincil plana itmeye devam ediyor. Mutabakatın uygulanması, küresel ekonomik istikrar iddiasının ötesinde, emperyalist çıkarların yeniden düzenlenmesi sürecinin bir parçası olacaktır.

































