İSTANBUL – Başaran Aksu, 8 Nisan’da gözaltına alınmış ve ertesi gün “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ile “yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Tutuklama, Polyak Maden’de işçi eylemlerine ve Akbelen’deki çevre talanına karşı yürütülen direnişlerle bağlantılı olarak gerçekleşti. Aksu’nun açıklamaları, maden holdinglerinin ormanları ve emekçi haklarını yok eden faaliyetlerini kamuoyuna duyurmayı hedefliyordu.
Bağımsız Maden İş Sendikası, Limak, Polyak gibi holdinglerin yarattığı işsizlik, ödenmeyen tazminatlar ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı örgütlenmeyi sürdürüyor. Aksu’nun tutuklanması, bu tür bağımsız sendikal faaliyetlerin maden sektöründeki emek sömürüsüne karşı sesini kısmayı amaçlayan baskıların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Serbest bırakılma kararı, beş günlük tutukluluğun ardından geldi ancak maden işçilerinin Ankara yürüyüşü ve benzer direnişler sürüyor. Aksu da tahliye edilmesinin ardından madencilerin Ankara yürüyüşüne katıldı.
Akbelen Ormanları’nda maden açılmasına karşı yürütülen eylemler, hem ekolojik yıkımı hem de işçilerin yaşam alanlarını tehdit eden politikaları gündeme getiriyor. Aksu’nun Umut-Sen ve Bağımsız Maden İş içindeki rolü, geleneksel sendika bürokrasilerine alternatif olarak tabandan örgütlenmeyi güçlendirmeye odaklanıyor. Tahliye kararı, baskılara rağmen mücadelenin devam ettiğini gösterirken, benzer davalar ve tutuklamalar emekçi hakları ile doğa savunuculuğunu hedef almayı sürdürüyor.





































