ABD Başkanı Donald Trump ile Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin Temmuz ayındaki görüşmelerinde kesinleşen karar uyarınca, koalisyon güçleri Irak topraklarından ayrılacak. Irak merkezi hükümeti ve Şii siyasi gruplar, yabancı askeri varlığın sona ermesini olumlu değerlendiriyor.
Kürdistan Bölgesi’nin Endişeleri
Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani, Financial Times’a yaptığı açıklamada çekilmeyi “endişeye neden olan” bir gelişme olarak nitelendirdi. KDP Başkanı Mesud Barzani ise Al Sharqiya televizyonuna, çekilmenin jeopolitik gerilimlerin yüksek olduğu bir döneme denk geldiğini belirterek, Kürdistan Bölgesi’nin yeterli hava savunma sistemleri olmadan savunmasız bırakılmasından kaygı duyduğunu söyledi.
Barzani, 2011’deki ABD çekilmesinin ardından 2014’te IŞİD’in yükselişini hatırlatarak benzer bir güvenlik boşluğunun oluşabileceğini savundu. Peşmerge Bakanlığı da federal hükümetin Kürdistan Bölgesi hava sahasının korunması sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Bölgesel Güç Dengeleri
ABD’nin Irak’tan çekilmesi, Orta Doğu’daki emperyalist askeri varlığın yeniden düzenlenmesi sürecinin bir parçası. İşgal ve işgal sonrası dönemde kurulan askeri üsler ve koalisyon yapıları, bölgesel güç mücadelelerini ve yerel halkların egemenlik taleplerini uzun yıllardır etkilemişti. Çekilme, bir yandan Bağdat’ın egemenlik iddiasını güçlendirirken, diğer yandan Kürdistan Bölgesi’ndeki güvenlik risklerini ve İran bağlantılı grupların etkisini tartışmaya açıyor.
Yabancı askeri güçlerin varlığı, bölgedeki çatışmaların ve enerji kaynakları üzerindeki kontrol mücadelelerinin bir yansıması olarak devam etmişti. Çekilme süreci, yerel güç dengeleri, halkların kendi kaderini tayin hakkı ve varlıklarını koruma çabası açısından olumlu ve olumsuz yeni sonuçlar doğrabilir.


































