İSTANBUL – TURKEN Foundation Inc., ENSAR ve TÜRGEV üzerinden aktarılan kaynaklarla ABD’de önemli yatırımlar gerçekleştirdi. 2025 vergi bildirimlerine göre vakfın mal varlığı 117 milyon doları aşarken, yıllık harcamaları 50 milyon dolar seviyesine ulaştı. Bu rakamlar, vakfın ABD’de lobi ve nüfuz faaliyetlerine yoğunlaştığını gösteriyor.
TURKEN Vakfı, 2014’ten beri ENSAR ve TÜRGEV ortaklığında faaliyet gösteriyor. ABD’de öğrenci yurtları ve mülk yatırımları üzerinden büyüyen varlık, stratejik konumlara (örneğin Manhattan) odaklanıyor. Harcamaların büyük bölümü, emperyalist sistemin siyasi ve ekonomik merkezinde etki yaratma amacıyla kullanılıyor.
Durum aslında, Türkiye’deki vakıf yapılarının, bu yapılar aracılığıyla siyasi iktidarın, mali kaynakları emperyalist merkezlere aktararak oradaki güç odaklarıyla ilişkiler kurduğunu işaret ediyor. Yerel kaynakların eğitim ve sosyal alanlar yerine ABD’deki lobi ve yatırım faaliyetlerine yönlendirilmesi, sermaye birikiminin ve egemen blokların uluslararası bağlantılarını güçlendirme stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor.
Vakfın mal varlığındaki hızlı artış ve yüksek harcamalar, Türkiye’deki ekonomik koşullara rağmen egemen yapıların önceliklerini yansıtıyor.
Ensar Vakfı’na Bağlı Yurtlarda Erkek Çocuklara Yönelik Cinsel İstismar Skandalı
2016 yılında Karaman’da Ensar Vakfı ve bağlantılı KAİMDER’e ait yurt ve misafirhanelerde, 9-10 yaşlarındaki erkek çocuklara sistematik cinsel istismar ve tecavüz olayları yaşandığı ortaya çıktı. Olay, kamuoyunda büyük tepki uyandırırken, vakfın sorumluluğu ve devletin tutumu tartışma konusu oldu.
2012-2015 yılları arasında gerçekleşen istismarlarda, 54 yaşındaki öğretmen Muharrem Büyüktürk’ün 45 erkek çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu iddiaları gündeme geldi. Çocukların ifadelerine göre, yurtlarda kalan öğrenciler tehdit, şiddet ve müstehcen görüntülerle istismara maruz kaldı. İddianamede, 10 çocuğun Ensar Vakfı ve KAİMDER’e ait mekanlarda kaldığı ve tecavüz raporlarının dava dosyasına girdiği belirtildi. Sanık, çocuklara nitelikli cinsel istismar, hürriyeti tahdit, yaralama ve müstehcenlik suçlarından yargılandı.
Vakıf Yapıları ve Sorumluluk Sorunu
Ensar Vakfı, olayın yaşandığı mekanların kendi kontrolündeki misafirhaneler olduğunu kabul etmekle birlikte, doğrudan sorumluluğu reddetti. Vakıf yönetimi, sanığın kısa süreli gönüllü öğretmenlik yaptığını ve olayla bağlantılarının sınırlı olduğunu savundu. Ancak iddianame ve çocuk ifadeleri, istismarın vakfa ait yurtlarda gerçekleştiğini gösterdi. Mahkeme sürecinde Ensar Vakfı “mağdur” sıfatıyla davaya müdahil olurken, soruşturmanın genişletilmesi talepleri reddedildi. Sanık Büyüktürk’e 508 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, vakıf yapıları hakkında herhangi bir yaptırım uygulanmadı.
Sistemik Denetimsizlik ve Kurumsal Koruma
Olay, siyasi iktidara yakın vakıf ve derneklerin çocuk barındırma faaliyetlerindeki denetimsizliği bir kez daha ortaya koydu. Kamu kaynaklarıyla desteklenen bu yapıların, yetersiz denetim ve bürokratik koruma altında faaliyet göstermesi, çocuk güvenliğinin nasıl riske atıldığını gösterdi. Benzer vakaların diğer şubelerde de gündeme gelmesi, sorunun tekil bir olay olmadığını işaret etti. Devlet yetkililerinin vakfı savunan açıklamaları ve soruşturmanın sınırlı tutulması, iktidar yapıları ile bu tür örgütlenmeler arasındaki ilişkiyi eleştiri konusu yapmıştı.
Ensar Vakfı’nda, eğitim ve barınma alanındaki vakıf faaliyetlerinde çocuk haklarının sistematik olarak ihmal edildiğini ve otokraktik rejimin kendi kurumlarını koruma eğilimini yansıtıyor. Ensar Vakfı’nın yurt ağındaki bu olay, kaynakların belirli yapılara aktarılması ve denetim mekanizmalarının yetersizliğinin sonuçlarını da somutlaştırmıştı.
TÜRGEV ve Erdoğan’lar
Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), 1996’da İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (İSEGEV) adıyla kuruldu ve daha sonra ülke çapına yayıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Necmeddin Bilal Erdoğan, vakfın vakıf meclisi üyesi olarak yer alıyor. Kızı Esra Albayrak da geçmiş dönemlerde yönetimde aktif rol aldı.
TÜRGEV’in yönetim ve meclis yapısında Bilal Erdoğan’ın yanı sıra Albayrak ve Kalyoncu ailelerine yakın isimler de bulunuyor. Vakıf, yurtlar, eğitim kampları ve üniversiteler üzerinden faaliyetlerini yürütüyor. Kamu arazileri, belediye tahsisleri ve kaynak aktarımlarıyla destekleniyor.
Vakıf, ENSAR ile birlikte ABD’de TURKEN Vakfı’nı kurdu. Bu yapı üzerinden milyonlarca dolarlık bağışlar ve yatırımlar yapıldı. 2012’de tartışmalı 100 milyon dolarlık transfer iddiaları, Suudi bağlantıları ve doğrudan Bilal Erdoğan hesaplarına ilişkin haberler gündeme geldi. TURKEN, ABD’de öğrenci yurtları ve mülk alımlarıyla varlık oluştururken, lobi ve nüfuz faaliyetleri de yürüttü.
ENSAR ve TÜRGEV Vakıfları: Türkiye’de Geniş Öğrenci Yurtları ve Mülk Ağı
ENSAR Vakfı ve TÜRGEV (Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı), Türkiye genelinde öğrenci yurtları, eğitim kampları ve gayrimenkul yatırımları üzerinden faaliyetlerini sürdürüyor. Bu vakıflar, kamu kaynakları ve belediye tahsisleriyle desteklenen yurt ağlarıyla öne çıkıyor.
Türkiye’deki Yurt ve Eğitim Altyapısı
TÜRGEV, ülke genelinde 3 ortaöğretim ve 21 yükseköğretim yurdu ile hizmet veriyor. Başta İstanbul, Ankara, Adana, Kocaeli gibi illerde kız öğrenci yurtları üzerinden barınma sağlıyor. ENSAR Vakfı ise 28 kız ve 16 erkek yurduyla toplam 44 yurtta yaklaşık 4546 öğrenci kapasitesine sahip. Yurtlar, barınma yanında değer odaklı eğitim programları, seminerler ve atölyelerle faaliyet gösteriyor.
Kamu Kaynakları ve Mülk Tahsisleri
Vakıflar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi kamu kurumlarından arsa, bina ve kiralık taşınmaz tahsisleri aldı. Ensar Vakfı’na İstanbul’da milyonlarca liralık kamu arazileri devredildi. Bu yapılar, sermaye birikimi ve egemen blokların eğitim alanındaki nüfuzunu genişletme stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor. Belediyelerden kiralanan binaların maliyetleri kamu bütçesinden karşılanırken, gelirler vakıflara akıyor.
Eğitim Kampları ve Diğer Faaliyetler
TÜRGEV, 7 ayrı yerde Güzel İşler Fabrikası (GİF) eğitim kampları işletiyor. Ensar Vakfı da yurtlarında yaygın eğitim, kariyer programları ve sosyal sorumluluk projeleri yürütüyor. Bu yatırımlar, ulusal kaynakların belirli vakıf yapılarına yönlendirilmesiyle sermaye transferini ve ideolojik etki ağını güçlendiriyor.
Bu gelişmeler, eğitim ve barınma hizmetlerinin egemen iktidar kliğinin kontrolündeki vakıflar üzerinden örgütlenmesini, kamu kaynaklarının özel yapılara aktarılmasını gösteriyor. ENSAR ve TÜRGEV’in yurt ve mülk ağı, neoliberal dönemde devlet destekli sermaye birikiminin somut örnekleri arasında yer alıyor.




































