İSTANBUL – Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Eş Genel Başkanı Emîr Kerîmî, İran ve Rojhilat’taki gelişmelere ilişkin Rojnews’e yaptığı değerlendirmede, İran yönetiminin baskı ve idam politikalarını sürdürdüğünü belirtti. Kerîmî, ülkedeki farklı halkların ve siyasi kesimlerin haklarını güvence altına alacak demokratik bir çözüm programının ortaya konmadığını ifade etti.
İran’ın Kürtlere yönelik politikalarını eleştiren Kerîmî, devletin dönemsel ve taktiksel değişiklikler yaptığını, ancak sistemin temelinde bir dönüşüm yaşanmadığını söyledi. Baskı, saldırı ve idamlar devam ederken gerçek bir değişimden söz edilemeyeceğini vurguladı.
“İran’ın halkların sorunlarını çözmeye yönelik projesi yok”
Kerîmî, İran yönetiminin siyasi sorunları çözmek yerine baskı politikalarını sürdürdüğünü belirterek, halkların temel haklarını güvence altına alacak bir programın işaretlerinin görülmediğini dile getirdi.
İran’ın Kürt meselesini güvenlik ekseninde ele almasını eleştiren Kerîmî, demokratik çözümün ön koşulunun halkların haklarının tanınması ve bu hakların güvence altına alınması olduğunu kaydetti.
Kerîmî, Kürt siyasi güçlerinin yalnızca askeri ya da diplomatik seçeneklerle sınırlı olmadığını, siyasi ve demokratik çözüm için de alternatifler bulunduğunu belirtti. Devletin demokrasi ve çözümü bir zayıflık olarak görmesinin stratejik bir hata olacağını söyledi.
Kürt siyasi güçlerine birlik çağrısı
Kürtlerin ulusal birliği konusuna da değinen Kerîmî, PJAK’ın birlik için herhangi bir ön şart ileri sürmediğini vurguladı. Farklılıkların ortak mücadeleyi zayıflatmak için kullanılmaması gerektiğini belirten Kerîmî, bir tarafın zayıflamasının bütün Kürt siyasi güçlerini olumsuz etkileyeceğini ifade etti.
Kerîmî, açıklamasında şu çağrıyı yaptı:
“PJAK olarak ulusal birlik için herhangi bir şartımız yoktur. Bütün taraflara bu süreci anlamaları için çağrı yapıyoruz. Farklılıklarımız var; ancak birbirimize karşı durmayalım ve birbirimizi zayıflatmak için çaba içerisinde olmayalım. Bir tarafın zayıflaması demek hepimizin zayıflaması demektir.”
Kürt siyasi partilerinin yanı sıra sivil toplum örgütlerine, aydınlara ve akademisyenlere de sorumluluk düştüğünü belirten Kerîmî, bölgesel ve jeopolitik gelişmelerin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi, ortak bir siyasi zeminin oluşturulması gerektiğini söyledi.
“Bütün taraflarla oturmaya ve diyaloğa hazırız”
Kerîmî, Kürt meselesinin çözümüne yönelik girişimlerin önemsenmesi gerektiğini, ancak kendilerine ulaşan somut bir plan ya da resmî bilgilendirme bulunmadığını ifade etti. İran yönetiminin çözüm niyeti varsa bunu açık ve uygulanabilir bir programla ortaya koyması gerektiğini belirtti.
PJAK’ın farklı siyasi taraflarla görüşmeye hazır olduğunu vurgulayan Kerîmî, büyük fırsatların küçük anlaşmazlıklar nedeniyle kaybedilmemesi gerektiğini söyledi. Kürt toplumunun ve siyasi partilerin önemli bir bölümünün birlik ihtiyacını anlayacağına inandığını dile getirdi.
Kerîmî’nin açıklamaları, İran’da Kürtlerin statüsü, siyasi temsili ve kendi kendini yönetme hakkı tartışmalarının sürdüğü bir dönemde geldi. PJAK’ın daha önce açıkladığı siyasi çerçevede federalizm, yerinden demokrasi, Kürtlerin ve İran’daki diğer halkların siyasi sisteme katılımı ile kimlik ve haklarının anayasal güvenceye alınması talepleri öne çıkıyor.

































