İSTANBUL – Macron’un açıklaması, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusunda İran’ın egemenlik hakkını hiçe sayan ve bölgeye askeri varlığı artırmayı amaçlayan bir adım olarak görülebilir. Fransa ve İngiltere’nin öncülüğünde planlanan konferans, “seyrüsefer özgürlüğü” söylemiyle maskelenerek, aslında Batılı emperyalist blokun boğaz üzerinden enerji akışını kendi çıkarları doğrultusunda güvence altına alma çabasını yansıtmaktadır.
Bölgesel Hegemonya ve Enerji Savaşı
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin büyük bölümünün geçtiği stratejik bir su yolu olarak uzun süredir emperyalist güçlerin hedefindedir. ABD, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin çok uluslu misyon adı altında bölgeye donanma gönderme planları, İran’ın ve bölge ülkelerinin egemenliğini zayıflatmayı, enerji kaynaklarını denetlemeyi ve Siyonist İsrail’in bölgedeki saldırganlığına destek vermeyi amaçlamaktadır. Bu tür girişimler, Ortadoğu’da gerilimi tırmandıran ve halkların doğal kaynakları üzerindeki haklarını gasp eden politikaların devamıdır.
Avrupa Emperyalizminin Rolü
Fransa ve Birleşik Krallık’ın ortaklaşa düzenleyeceği konferans, AB ve NATO şemsiyesi altında yürütülen emperyalist yayılmacılığın somut bir örneğidir. Bu ülkeler, kendi enerji güvenliği ve tekellerin kârı için bölgeye askeri müdahale mekanizmaları kurarak, bağımsız devletlerin egemenlik alanlarını uluslararasılaştırma yoluna gitmektedir. Daha önce benzer “misilleme” ve “koruma” misyonlarıyla Ortadoğu’da işgal ve talan politikalarına katılan bu güçler, şimdi de Hürmüz üzerinden yeni bir cephe açma hazırlığındadır.


































