ORDU – Ordu’nun Fatsa ilçesinde köylülerin maden ruhsatlarına karşı başlattığı hukuki mücadele sürüyor. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından ihale edilen ruhsatların iptali istemiyle açılan davanın duruşması 21 Ekim’de Ankara 22. İdare Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşma öncesinde adliye önünde bir araya gelen mahalle muhtarları, bölge sakinleri, siyasi parti temsilcileri ve Fatsa Doğa ve Çevre Derneği üyeleri basın açıklaması yaptı. Bölge halkı, maden sahalarının belirlenmesi sürecinde köylerde yaşayan insanların iradesinin ve geçim kaynaklarının dikkate alınmadığını belirterek ruhsatların iptal edilmesini talep etti.
Fındık bahçeleri, su kaynakları ve köyler tehdit altında
Fatsa Doğa ve Çevre Derneği’nin avukatı Nur Hilal Gündüz, köylülerin yaşadıkları toprakların maden sahası ilan edilmesine karşı hukuki mücadele yürüttüğünü belirtti. Gündüz, bölgede fındık ve kivi yetiştirildiğini, insanların geçimlerini tarımdan sağladığını ve yaşamlarını bu topraklarda sürdürdüğünü vurgulayarak ihalelerin iptal edilmesini istediklerini söyledi.
Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkan Yardımcısı Alaattin Yılmazer de köylerin ve ruhsat alanlarının, bölge halkının rızası alınmadan belirlendiğini ifade etti. Yılmazer, toprakların birkaç şirketin zenginleşmesi uğruna madencilik faaliyetlerine açılmasına karşı çıktıklarını ve üretim kültürünü korumakta kararlı olduklarını dile getirdi.
“Tarım, hayvancılık ve ekoturizm hesaba katılmadı”
Duruşmada söz alan avukatlar ve köylüler, ruhsatlandırma sürecinde koruma statüsündeki alanların ve madencilik faaliyetlerinin birikimli çevresel etkilerinin yeterince değerlendirilmediğini savundu. Bölgedeki tarım, hayvancılık ve ekoturizm faaliyetlerinin dikkate alınmadığını belirten davacılar, işlemlerin kamu yararına aykırı olduğunu ifade ederek ruhsatların iptalini talep etti.
İzmir Milletvekili İbrahim Akın da duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, maden ruhsatlarının sermaye gruplarının çıkarları doğrultusunda verildiğini savundu. Akın, Fatsa’daki tarım ve yaşam alanlarının tehdit altında olduğunu belirterek farklı bölgelerde şirketlerin madencilik projelerine karşı mücadele eden köylülerle dayanışma mesajı verdi.
Doğa ve yaşam alanları şirketlerin kârından ibaret değil
Fatsa’da yaşanan mücadele, madencilik faaliyetlerinin yalnızca ekonomik getirileri üzerinden değerlendirilmesine yönelik itirazları da gündeme taşıyor. Köylüler açısından toprak; fındık bahçeleri, su kaynakları, üretim olanakları ve kuşaklar boyunca sürdürülen yaşamın temelini oluşturuyor.
Maden ruhsatlarına karşı çıkan bölge halkı, karar süreçlerinde kendi yaşam alanlarının ve geçim kaynaklarının yok sayıldığını belirtiyor. Davacılar, ruhsatlandırmanın tarımsal üretim ve ekolojik etkiler birlikte değerlendirilmeden yapılmasının kabul edilemeyeceğini savunuyor.
Fatsa’daki köylülerin mücadelesi, doğal varlıkların korunması ile şirketlerin madencilik faaliyetleri arasındaki gerilimi bir kez daha ortaya koydu. Köylüler, topraklarını ve yaşam alanlarını korumak için hukuki mücadelelerini sürdürüyor.


































