İSTANBUL – Avrupa Birliği (AB), Venezuela’da Nicolas Maduro’nun ABD tarafından alıkonulmasının ardından Geçici Devlet Başkanlığı görevini üstlenen Delcy Rodriguez’i meşru lider olarak kabul etmediğini açıkladı. AB Komisyonu sözcülerinden Anitta Hipper, Brüksel’deki basın toplantısında, “Başkan Maduro’yu meşru lider olarak kabul etmedik. Durum Rodriguez için de geçerli” diyerek tutumlarında değişiklik olmadığını vurguladı.
Hipper, Venezuela’nın geleceğinin demokratik değişime yol açacak kapsayıcı bir diyalogla belirlenmesi gerektiğini belirterek, bu sürece demokratik yollarla seçilmiş muhalefet liderlerinin dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. AB, kendi çıkarlarını korumak adına Venezuelalı yetkililerle sınırlı temaslarını sürdürecek.
Venezuela, ABD’nin askeri operasyonuyla Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in New York’ta uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla yargılanmak üzere alıkonulmasının ardından derin bir siyasi krize sürüklendi. Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi (TSJ), Maduro’nun yokluğunda idari sürekliliği sağlamak amacıyla Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez’in geçici olarak tüm yetkileri üstlenmesine karar verdi. Rodriguez, 5 Ocak’ta Ulusal Meclis’te yemin ederek görevine resmen başladı.
57 yaşındaki Delcy Rodriguez, Hugo Chavez döneminden beri Venezuelalı sol siyasetin önemli figürlerinden. 2017’den beri Devlet Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Rodriguez, aynı zamanda petrol bakanı olarak ekonomide etkili rol oynadı. Venezuela ordusu da TSJ kararını destekleyerek Rodriguez’e bağlılık bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Rodriguez’in işbirliği yapacağını umduğunu belirtirken, muhalefet lideri Maria Corina Machado gibi isimleri dışlayarak Venezuela’yı “yönetme” niyetini dile getirdi. Ancak Rodriguez, ilk açıklamalarında Maduro’yu “tek meşru başkan” olarak nitelendirerek ABD operasyonunu kınadı, daha sonraki mesajlarında ise “diyalog ve işbirliği” çağrısı yaptı.
AB’nin bu açıklaması, Venezuela’daki meşruiyet tartışmalarını uluslararası boyuta taşıdı. Birlik, daha önce Maduro’nun tartışmalı seçimlerini tanımamış ve muhalefeti desteklemişti.














































