HATAY – Hatay’ın İskenderun ilçesinde MESEM kapsamında bir pastanede stajyer olarak çalıştırılırken elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren 15 yaşındaki Mahir Buğra Karagön’ün ölümüne ilişkin iddianame tamamlandı. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı, işyeri sahibi Sami Çelik ile Hacı Yaşarsoy, Halil Toktaş ve Kadir Altıntaş hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan dava açtı. Aile avukatı, davanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi için itiraz etti.
İş cinayeti, 1 Mayıs’ta Modernevler Mahallesi’ndeki pastanenin imalathane bölümünde meydana geldi. Karagön, malzeme dolabı duvara monte edilirken elektrik akımına kapıldı. Hastaneye kaldırılan öğrenci tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Otopsi raporunda ölüm nedeni “vücudundan elektrik akımı geçmesine bağlı solunum ve dolaşım durması” olarak belirlendi. Bilirkişi raporunda, iletken vidanın duvar içindeki faz iletkenine temas etmesi sonucu gerilim oluştuğu tespit edildi.
Bir Ay Önce de Akımı Kapılmış
Baba Abdullah Karagön’ün beyanına göre, öğrenci olaydan yaklaşık bir ay önce de aynı işyerinde elektrik akımına kapılmıştı. İşyeri sahibi bu durumdan haberdar olmuş, dolaba “elektrik kaçağı var” yazısı yazılmıştı. Olay günü elektrikçi çağrılmış, kaçak tespit edilememiş ve montaj devam etmişti. Savcılık, işverenin koruma ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, montajı yapanın yeterli inceleme yapmadığını, diğer iki kişinin de önceki tadilatlarla sorumluluğu bulunduğunu değerlendirdi.
Savunmalar ve Dava Süreci
Sanıklar suçlamaları reddetti. İşyeri sahibi, elektrik panosunun yerinin değiştirildiğini ve kaçak akım koruma rölesinin olmadığını sonradan öğrendiğini savundu. Diğerleri de sınırlı işlem yaptıklarını veya olay sırasında orada olmadıklarını iddia etti. İddianame 10 Ağustos 2026’da düzenlendi ve İskenderun 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İlk duruşma 7 Ekim’de görülecek. Aile avukatı Mehtap Sert, işyerinin kısa sürede yeniden açıldığını ve davanın Ağır Ceza’da görülmesi gerektiğini belirterek itiraz etti.
MESEM
MESEM öğrencileri genellikle 14-17 yaş aralığında, lise düzeyinde mesleki eğitim adı altında işletmelerde staj yapıyor. Ölümler çoğunlukla metal, inşaat, tarım veya atölye işlerinde elektrik çarpması, makine sıkışması, düşme veya ezilme sonucu gerçekleşiyor. Aileler, çocuklarının “eğitim” bahanesiyle tehlikeli ve denetimsiz işlerde çalıştırıldığını, uzun saatler ve güvencesiz koşullara maruz kaldığını belirtiyor. Kamu görevlilerinin (okul yöneticileri, denetçiler) genellikle yargılanmaması eleştiriliyor.
MESEM programı kapsamında çalıştırılan öğrenciler birçok durumda uzun çalışma saatleri, tehlikeli işler ve denetimsizlik nedeniyle çocuk işçiliğine ve iş cinayetlerine maruz bırakılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre program kapsamında yüzlerce ‘iş kazası’ yaşanırken, bağımsız veriler iş kazaları ve iş cinayetlerinin bakanlığın bildirdiğinden daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Aileler ve emek örgütleri, kamu görevlilerinin de sorumlu tutulmasını talep ediyor.
MESEM’de meydana gelen ölümler, eğitimin gölgesinde çocuk emeğinin sömürülmesi ve iş güvenliği ihlallerinin yaygınlığını gösteriyor. Denetimlerin yetersizliği, sözleşmelerin feshi sayılarının yüksekliği ve yargı süreçlerinin uzaması, ölümlerin önlenmesini engelliyor.





































