Elif Naz Yüksel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Komünist Manifesto 178 Yaşında

Komünist Manifesto 178 Yaşında

service
0
Paylaş

Bugün, 22 Şubat 2026. Karl Marx ve Friedrich Engels’in kaleme aldığı Komünist Manifesto‘nun yayınlanışının tam 178. yıldönümü. 1848’de, Avrupa’nın devrimci fırtınalarının ortasında doğan bu kısa ama sarsıcı metin, hâlâ dünyanın damarlarında dolaşıyor. Bazıları için bir hayalet, bazıları için bir pusula; ama tartışmasız, modern tarihin en etkili belgelerinden biri. Bu vesileyle, Komünist Manifesto’nun tarihsel köklerini, ideolojik derinliğini ve siyasi mirasını inceleyelim – elbette, metnin kendi satırlarından alıntılarla renklendirerek. Zira bu yazı, sadece nostalji değil, günümüzün eşitsizliklerine bir ayna tutma çabası.

Tarihsel bağlamına bakalım önce. 1848, “Avrupa Baharı” olarak anılan devrimler yılıydı. Sanayi Devrimi’nin yarattığı fabrikalar, işçileri köleleştirirken, burjuvazi servetini katlıyordu. Marx ve Engels, Komünistler Birliği adına yazdıkları bu manifestoyu, tam da bu kaosun ortasında kaleme aldılar. Metin, “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor – komünizm hayaleti” diye başlar ve bu cümle, dönemin korkusunu özetler. Manifesto, sadece bir bildiri değil; endüstriyel kapitalizmin doğuşuna karşı bir isyan manifestosu. O dönemde, Fransa’dan Almanya’ya uzanan ayaklanmalar, Manifesto’nun fikirlerini test etti. Başarısız olsalar da, bu metin 19. yüzyılın sonundaki sosyalist hareketlere tohum attı – Rus Devrimi’nden Çin Devrimi’ne kadar uzanan bir zincir. Tarihsel önemi burada: Kapitalizmin zaferini ilan ettiği bir çağda, alternatif bir vizyon sunarak, “tarihin sonu” tezlerini boşa çıkardı. Bugün, küresel eşitsizliklerin doruğunda, Manifesto’nun 1848’teki eleştirileri hâlâ taze: Fabrika işçilerinin yerini gig ekonomisi aldı, ama sömürü mekanizması aynı.

İdeolojik açıdan, Manifesto bir felsefi bomba. Marx ve Engels, diyalektik materyalizmin ilk somut uygulamasını burada sergiliyor. Metnin çekirdeği, sınıf mücadelesi teorisi: “Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf mücadeleleri tarihidir.” Bu cümle, tarihi rastlantıların değil, ekonomik ilişkilerin ürünü olarak resmediyor. Burjuvazi, feodalizmi yıkarak ilerici bir rol oynasa da, şimdi proletaryanın düşmanı haline geliyor. Manifesto, kapitalizmin iç çelişkilerini sıralar: Aşırı üretim krizleri, işçi yoksullaşması, küresel pazarların yayılması. İdeolojik önemi, soyut bir ütopya sunmaması; aksine, bilimsel bir analiz yapması. Komünizm, “mülkiyetin kaldırılması” olarak tanımlanır – ama bu, bireysel mülkiyet değil, üretim araçlarının özel mülkiyeti. “Proletaryanın zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi yok” diyen satırlar, ezilenleri harekete geçirici bir çağrı. Bugün, neoliberalizmin ideolojik hegemonyasında, Manifesto’nun bu materyalist bakışı, iklim krizi gibi sorunlara da ışık tutuyor: Kapitalizm, doğayı da sömürürken, sınıf mücadelesi ekolojik bir boyut kazanıyor.

Siyasi önemine gelince, Manifesto bir devrim rehberi. Metin, dört bölümden oluşur: İlk ikisi kapitalizmin eleştirisi, üçüncüsü revizyonist akımlara eleştiri, dördüncüsü ise taktikler. Komünistlerin amacı, “proletaryanın sınıf egemenliğini kurmak” – yani, devrim yoluyla devlet iktidarını ele geçirmek. Siyasi olarak, bu metin 20. yüzyılın devrimlerini şekillendirdi: Ekim Devrimi, Çin Devrimi, hatta Küba ve Vietnam’daki mücadeleler ve daha onlarcası Manifesto’dan ilham aldı.

Küreselleşme çağında, ulusal sınırlar aşan bir dayanışma vurgusu, göçmen haklarından iklim adaletine kadar uzanıyor. Manifesto, siyaseti sınıf temelli yeniden tanımlayarak, kimlik politikalarının ötesine işaret ediyor.

Elbette, Manifesto kusursuz değil. Kadınların rolü sınırlı, sömürgecilik analizi yetersiz – ama bu, 19. yüzyıl bağlamında anlaşılır. Yine de, 178 yıl sonra, metin hâlâ yol gösterici bir pusula. Pandemi sonrası dünyada, milyarderlerin serveti patlarken, işçilerin ücretleri eriyor. Manifesto, 178 yıl öncesinden bugüne uzanarak bizi sarsıyor: Değişim, pasif bekleyişle değil, bilinçli mücadeleyle gelir.

Bu yıldönümünde Manifesto’yu yeniden okuyun. Belki bir sihirli çubuk, bir büyü değil, ama kesinlikle bir ayna, kendi çelişkilerimizi, toplumumuzun çelişkilerini, dünü ve bugünü anlama, yarınları inşâ etme konusunda döne döne başvurmak zorunda olduğumuz temel eserlerden biri Komünist Manifesto.

https://devrimcidusun.org/wp-content/uploads/2021/04/1.png
Öğle Güncellemesi 19 Şubat 2026 öğle Haber Bülteni
Giriş Yap

Devrimci Düşün Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com