BERLİN – Almanya’nın başkenti Berlin’de Sol Parti, Yeşiller ve SPD, yeni eyalet hükümetini oluşturma olasılığını değerlendirmek üzere görüşmelere başladı. 20 Eylül’deki seçimlerde yüzde 25,7 oy alarak birinci sıraya yerleşen Sol Parti, Yeşiller ve SPD ile üçlü bir koalisyon kurmayı hedefliyor. Ancak hükümet kurma sürecinin önündeki önemli başlıklardan biri, antisemitizmle mücadele ve İsrail’e yönelik siyasi tutum oldu. Taraflar İsrail’in varlık hakkından, korunmasından bahsederken Filistin’in tarihsel gerçekliklerine, dünündeki, bugünündeki işgal ve soykırımına karşı ise dişe dokunur bir söz söylemediler.
Koalisyon görüşmelerinin ön koşulu İsrail’e ilişkin ortak tutum oldu
Yeşiller ve SPD, ön görüşmelere geçilmesi için Sol Parti’den antisemitizme karşı açık bir tutum ve ortak ilkeler konusunda uzlaşma talep etti. Üç parti, 8 Ekim’de yayımladıkları ortak açıklamada Yahudi yaşamının korunmasını, toplumsal barışın güçlendirilmesini ve antisemitizmle mücadeleyi taahhüt etti. Açıklamada İsrail’in varlık hakkının “pazarlık konusu olamayacağı” belirtildi.
Anlaşma, Sol Parti içindeki bazı isimlerin İsrail ve Filistin konusundaki açıklamalarına yönelik tartışmaların ardından geldi. Ortak metin, antisemitik davranışlarla ilgili iddiaların ele alınması ve ihlallerin tespit edilmesi için partiler arası bir değerlendirme mekanizması da öngörüyor. Belirli durumlarda parti veya meclis grubundan çıkarılmaya kadar uzanan yaptırımlar gündeme gelebilecek.
Filistin meselesi ve eleştiri hakkı tartışmanın merkezinde
İsrail’in varlık hakkının tanınması ile İsrail hükümetinin politikalarının eleştirilebilmesi birbirinden farklı meseleler. Filistinlilerin hakları, Gazze’deki insani durum ve İsrail hükümetinin uygulamalarına yönelik eleştiriler de Avrupa siyasetindeki tartışmaların önemli başlıkları arasında bulunuyor.
Reuters’ın aktardığına göre Sol Parti yönetimi antisemitizme karşı olduğunu vurgularken İsrail politikalarının eleştirilmesinin de mümkün olması gerektiğini savunuyor. Bu nedenle koalisyon görüşmelerinde yalnızca ortak ilkelerin açıklanması değil, bu ilkelerin siyasi eleştiri ve ifade özgürlüğüyle nasıl bağdaştırılacağı da önem taşıyor.
Koalisyon henüz kesinleşmedi
Üç partinin görüşmelere başlaması, koalisyonun kesin olarak kurulacağı anlamına gelmiyor. Ön görüşmelerde bütçe, kamu hizmetleri ve kentin diğer temel sorunlarının yanı sıra antisemitizmle mücadele ve örgütlü suçlarla ilgili ortak tutum da ele alınıyor. Görüşmelerin sonucunda resmî koalisyon müzakerelerine geçilip geçilmeyeceği henüz kesinleşmiş değil.
Berlin’deki süreç, ‘sol’ ve ‘merkez sol’ partilerin hükümet kurabilmek için hangi siyasi uzlaşmaları kabul edeceği sorusunu gündeme getiriyor. Önümüzdeki dönemde belirleyici olan, ortak açıklamaların yanı sıra barınma, hayat pahalılığı, kamusal hizmetler ve toplumsal eşitsizlikler gibi Berlin halkının gündelik yaşamını etkileyen sorunlarda nasıl bir program ortaya konulacağı olacak.































